Haber Merkezi - Türkiye Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, çözüm sürecinin devletin gücünden ve milletin hassasiyetlerinden taviz verilmeden yürütüldüğünü belirterek, sürecin nihai başarısının 86 milyon vatandaşın tamamına katkı sağlayacağını söyledi.
Güler, 19 Eylül Gaziler Günü ve Mustafa Kemal Atatürk’e gazilik unvanı ile mareşal rütbesi verilmesinin 105’inci yıldönümü dolayısıyla düzenlenen törende konuştu.
"Gaziler Günü" dolayısıyla tören düzenlendi
Milli Savunma Üniversitesi Kara Harp Okulu Kültür Sitesi Atatürk Amfisi’nde düzenlenen törene Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, bakan yardımcıları, Genelkurmay 2’nci Başkanı Orgeneral Levent Ergün, kuvvet komutanları, Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, gaziler ve gazi yakınları katıldı.
Törende gaziler adına Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Genel Başkanı, emekli Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Mustafa Işık konuşma yaptı.
Program, Türk Silahlı Kuvvetleri Armoni Mızıkası ve Mehteran Birlik Komutanlığı tarafından verilen konserle devam etti.
“Kahramanlarımızı şükranla yad ediyoruz”
Konuşmasında gazilerle bir arada bulunmanın gururunu yaşadıklarını belirten Güler, Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere tüm kahramanları rahmet, minnet ve şükranla andı.
Şehitlik ve gaziliğin milletin gönlünde özel bir yere sahip olduğunu vurgulayan Güler, bu iki mertebenin temelinde vatan ve millet için kendinden vazgeçebilmenin bulunduğunu söyledi.
Güler, Türkiye ve Azerbaycan’ın bağımsızlığı, milletlerin birliği ve devletlerin bekası için şehit ve gazilerin gösterdiği çabanın önemine dikkat çekerek, onların kahramanlıklarının bugünün dayanağı ve geleceğin yol göstericisi olduğunu ifade etti.
“Hiçbir maddi imkan ödediğiniz bedelin karşılığı olamaz”
Gazilere hitap eden Güler, onların milletin bağımsızlık iradesinin yaşayan temsilcileri olduğunu belirtti.
Gazilerin sınırda, cephede ve ülkelerin zor dönemlerinde büyük fedakarlıklarla görev yaptığını kaydeden Güler, vatan savunmasında yaralanan gazilerin ve ailelerinin yaşadığı zorluklara da değindi.
Güler, gazilerin fedakarlıklarının hiçbir zaman unutulmayacağını belirterek, şunları söyledi:
“Bu aziz millet kahramanlıklarınızı ve fedakarlıklarınızı hiçbir zaman unutmayacaktır. Çok iyi biliyoruz ki bir gazi vatanı için büyük bir gururla mücadele ederken, ailesi de bu kutsal mücadelenin yükünü yüreğinde taşımaktadır.”
Gazilerin ve şehit yakınlarının devlet için büyük önem taşıdığını vurgulayan Güler, sosyal ve özlük haklarının geliştirilmesi, karşılaştıkları sorunların çözülmesi ve ailelerin refahının artırılması amacıyla çalışmalar yürütüldüğünü belirtti.
Güler, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda sürdürülen çalışmalara değinerek, geçtiğimiz ay TBMM’de kabul edilen ilgili kanunla bu alanda yeni bir adım atıldığını söyledi.
“Hiçbir maddi imkan sizin vatan için ödediğiniz bedelin karşılığı olamaz” diyen Güler, gazilerin yaşamını kolaylaştırmak için gerekli adımların atılmaya devam edileceğini ifade etti.
“Caydırıcılığımızı en üst seviyede tutuyoruz”
Dünyada güvenlik mimarisinin ciddi şekilde sarsıldığı, belirsizliklerin, çatışmaların ve güç mücadelelerinin arttığı bir dönemden geçildiğini belirten Güler, Türkiye’nin hem kendi güvenliğini koruduğunu hem de bölgesel barış ve istikrara katkı sunduğunu söyledi.
Güler, Türkiye’nin sınır güvenliği ve halkın huzuru için caydırıcılığını en üst seviyede tuttuğunu, uluslararası meselelerin çözümünde ise barış, istikrar ve diyaloğu önceleyen bir yaklaşım sergilediğini kaydetti.
Balkanlar’dan Kafkasya’ya, Karadeniz’den Ortadoğu ve Afrika’ya kadar geniş bir coğrafyada Türkiye’nin etkinliğinin arttığını belirten Güler, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin farklı coğrafyalarda yürüttüğü görevlerin ülkenin uluslararası güvenlik mimarisindeki konumunu gösterdiğini ifade etti.
Güler, ordunun imkan ve kabiliyetlerinin sürekli geliştirildiğini, yerli ve milli savunma sanayisinin de Türkiye’nin güvenliğine, ekonomisine ve uluslararası etkisine katkı sunduğunu söyledi.
“Kazanan Türkiye’miz olacaktır”
Türkiye’nin içeride tarihi bir dönüm noktasından geçtiğini belirten Güler, çözüm sürecine ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“40 yılı aşkın süredir enerjimizi, kaynaklarımızı ve en acısı evlatlarımızı bizden alan terör belasından tamamen kurtulmak için yürütülen ‘Terörsüz Türkiye’ sürecini devletimizin gücünden ve milletimizin hassasiyetlerinden hiçbir şekilde taviz vermeden titiz bir şekilde yürütmekteyiz.”
Sürecin bin yıllık kardeşliği güçlendirmeyi, terörden tamamen kurtulmayı ve daha güçlü, müreffeh bir Türkiye’ye ulaşmayı hedeflediğini belirten Güler, atılan adımların şehitlerin hatırasına ve gazilerin onuruna zarar vermeyecek nitelikte olduğunu söyledi.
Türkiye’nin süreci kapsamlı bir planlamayla yönettiğini ifade eden Güler, terörle mücadelede elde edilen başarıların şehit ve gazilerin yıllar boyunca verdiği mücadelenin sonucu olduğunu dile getirdi.
Çözüm süreci hedefinin geçmişi unutmak anlamına gelmediğini vurgulayan Güler, hedefin geçmişte verilen mücadelenin kazanımlarını kalıcı hale getirmek olduğunu kaydetti.
Güler, şöyle devam etti:
“Esasen bu hedef milletimizin tamamının ortak gelecek, ortak güvenlik ve huzur talebidir. Bu sürecin nihai başarısı sayesinde kazanan 86 milyon vatandaşımızın tamamı, yani Türkiye’miz olacaktır.”
Türkiye’nin iç huzurunu ve güvenliğini kalıcı hale getirerek birlik ve beraberliğini güçlendirmesinin, ülkeyi bölgede güvenlik ve barışın önemli aktörlerinden biri haline getireceğini söyledi.
“Değişmeyen tek şey milletin iradesidir”
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bugün de geçmişte olduğu gibi büyük bir sorumluluk bilinciyle görev yaptığını belirten Güler, savaşların niteliğinin ve tehditlerin zaman içinde değiştiğini ancak milletin vatanına sahip çıkma iradesinin değişmediğini ifade etti.
Güler, Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının disiplin, görev anlayışı ve çalışma azmiyle ülkenin güvenliğini sağladığını belirterek, şehit ve gazilerin bıraktığı emaneti korumaya devam edeceklerini söyledi.
Bakan Güler, konuşmasının ardından davete katılanlarla hatıra fotoğrafı çektirdi.



