Haber Merkezi – AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yayman, Van'da yaptığı açıklamada "(Terörsüz Türkiye) Bu meseledeki bütün süreçleri en yakından takip eden bir kardeşiniz olarak, bu defa başaracağız. Bu defa inşallah silahlar bırakılacak. Türkiye, yepyeni bir döneme adım atacak. Türkiye küresel bir güç olacak. Sorunları biliyoruz" dedi.
Programlara katılmak üzere Van'a giden Yayman, Edremit ilçesindeki Uygulama Oteli'nde, "Türkiye Yüzyılı Buluşmaları" kapsamında basın mensuplarıyla bir araya geldi.
Sürece dair mesaj veren ve “artık silahların bırakılması, örgütün kendini feshetmesi” gerektiğine vurgu yapan Yayman, "90'lı yıllarda buraya geldiğim için sonra kitabını yazdım. Bu meseledeki bütün süreçleri en yakından takip eden bir kardeşiniz olarak, bu defa başaracağız. Bu defa inşallah silahlar bırakılacak. Türkiye, yepyeni bir döneme adım atacak. Türkiye küresel bir güç olacak. Sorunları biliyoruz. Problemleri biliyoruz. Örgütün içinde silah bırakmaya direnenlerin, ayak sürüyenlerin olduğunu biliyoruz. Ama Türkiye Cumhuriyeti Devleti güçlüdür. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın "İç cepheyi güçlendirelim." sözü ve Sayın Devlet Bahçeli'nin verdiği büyük destek bu sürecin sigortası. 467 evet oyu bu sürecin sigortasıdır. Dolayısıyla ya başaracağız ya başaracağız. Biz Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a güveniyoruz. Sayın Devlet Bahçeli'ye güveniyoruz. Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne güveniyoruz. Meclis Başkanımıza güveniyoruz ve İbrahim Kalın Bey'e güveniyoruz" diye konuştu.
“Kardeş kavgasını geride bırakması lazım”
Yayman, "Türkiye'nin artık terörü geride bırakması lazım, kardeş kavgasını geride bırakması lazım. 2,3 trilyon dolar faturayı bizim vatandaşlarımız için harcadığımızda Türkiye'de kişi başına düşen milli gelir 30 bin dolar olacaktı. Ama maalesef emperyalistlerin böl, parçala, yönet stratejisine bağlı olarak bölgemizi ateş çemberine çevirdiler, kan gölüne döndürdüler." ifadelerini kullandı.
Bu kez başaracaklarını dile getiren Yayman, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Diğer süreçlerden farklı olarak birkaç sebep var. Birincisi Sayın Devlet Bahçeli'nin bu süreçte elini değil gövdesini taşın altına koymasıdır. Van'dan Sayın Devlet Bahçeli'ye teşekkür ediyoruz. Allah razı olsun. İkincisi bölgesel gelişmeler. 2009'da Arap Baharı bu meseleyi başka bir noktaya evriltti ve maalesef süreç ilerlemedi. Oslo süreci skandalı patladı. Süreç hedefine varmadı. 2013'te Suriye'de yaşanan gelişmeler bu süreci olumsuz etkiledi.
Üçüncüsü ve en birincisi Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın bu konudaki kararlı tavrı, tutumu ve tecrübesidir. İnşallah artık 467 kabul oyuyla beraber bu süreç daha ileri bir noktaya gelmiştir. Şunu ifade edeyim. Çok yakında çok güzel gelişmeler olacaktır. Bütün Türkiye'nin beklediği, hepimizin 'evet, biz de bunu istiyoruz' dediğimiz gelişmeler olacaktır. Zaten olmuştur. PYD, YPG'nin Suriye devletine entegrasyonu ve bölgede yaşanan huzur iklimi çok çok önemlidir. İşte Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin küresel bir güç haline gelmesi, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bir sonraki seçimde tekrar Cumhur İttifakı'nın devam etmesine milletimizin ihtiyacı vardır. Sadece 86 milyonun değil, aynı zamanda dünya mazlumlarının da Başkan Recep Tayyip Erdoğan'a ihtiyacı vardır."
“Türkiye'yi Türkiye Yüzyılı'na hazırlamak için yeni bir anayasa diyoruz”
Seçimden korkmadıklarını, Türkiye'nin küresel hedeflerine varabilmesi için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a ihtiyaç duyduklarını aktaran Yayman, "İşte tam bu noktada Türkiye'yi küresel bir güç haline getirmek, Türkiye'nin önünü açmak, Türkiye'yi Türkiye Yüzyılı'na hazırlamak için yeni bir anayasa diyoruz. Devletin yazılımını güncellememiz lazım. Siyasetin yazılımını güncellememiz lazım.
Kamu yönetiminin yazılımını güncellememiz lazım. Çünkü dijitalleşme çağında, yapay zeka çağında dünkü geleneksel yöntemler geride kalmıştır. Dolayısıyla sürekli reform diyen AK Parti olarak biz de hem devletin yazılımını, hem siyasetin yazılımını, hem de idarenin yazılımını güncellemek istiyoruz. Bunun da birinci şartı yeni bir anayasa yapmaktır.
Her toplantıda söylüyorum. Türkiye'nin ekmek gibi, su gibi, hava gibi yeni bir anayasaya ihtiyacı vardır. Sivil, çağdaş, demokratik ve Türkiye'yi küresel hedeflerine taşıyacak bir anayasa bu sürecin taçlandırılması anlamına gelecektir. Dolayısıyla herkes tüm konuşmalarında yeni bir anayasa vurgusu yapmaktadır." diye konuştu.



