Haber Merkezi - Partisinin Diyarbakır ik kongresinde konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Henüz Kürtlerin demokratik haklarını, kayyımları, kimliğimizi, ana sütümüz gibi helal olan dilimizi konuşmadık. Bu birinci aşamayı başarıyla sonuçlandırabilirsek, ikinci aşamada mücadele ettiğimiz, emek verdiğimiz, bedel verdiğimiz talepleri konuşacağız” dedi.
DEM Parti Diyarbakır İl Örgütü 3’üncü Olağan Kongresi yapıldı.
Kongreye, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan da katıldı.
Kongrede bir konuşma yapan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, süreç hakkında değerlendirmede bulundu.
“Süreci mimamı Öcalan’a selam gönderiyoruz”
İmralı’da bulunun Abdullah Öcalan’a selam gönderen Bakırhan, “En büyük selamı bu sürecin mimarı olan, yüz yıldır isyanların idamla bastırıldığı, bu geleneğin sürdüğü bu ülkede masayı mümkün kılan, masada Kürtlerin, ezilenlerin ve emekçilerin demokratik haklarına kavuşması için çaba gösteren Sayın Öcalan’a da Amed’den gönderiyoruz. Bu sürecin kıymetini belki hemen anlamayanlar olabilir. Ama Türkiye Ortadoğu tarihinde bu süreç ilerde çok önemli görülecektir” dedi.
“İkinci aşamada bedel verdiğimiz talepleri konuşacağız”
Kürt meselesinin, Kürtlerin anadil hakkının, düşünce ve ifade özgürlüğünün masada görüşülüğünü ileri süren Bakırhan, “Başta Kürt meselesi olmak üzere, Kürtlerin anadili, düşünce, ifade özgürlüğü, kimliği, kültürü olmak üzere masada görüşülüyor, görüşülecek. Bugüne kadar yürüyen süreç daha çok çatışma ve şiddet zeminini siyasi zemine taşımak için. Henüz Kürtlerin demokratik haklarını, kayyımları, kimliğimizi, ana sütümüz gibi helal olan dilimizi konuşmadık. Bu birinci aşamayı başarıyla sonuçlandırabilirsek, ikinci aşamada mücadele ettiğimiz, emek verdiğimiz, bedel verdiğimiz talepleri konuşacağız. Eğer bugünden sonra da bir arada, birlikte omuz omuza güçlü bir mücadele yürütebilirsek, taleplerimizin tamamının karşılanmaması için hiçbir sebep yoktur” ifadelerini kullandı.
“Rahat olun, dışarıdaki tartışmalara çok takılmayın”
Halka sürece güvenmelerini, eleştirilere kulak vermemelerini tavsiye den Bakırhan şöyle devam etti:
“Vallahi biz size güveniyoruz. Siz olduğunuz sürece kim bu süreci yürüten evlatlarınızı kandırabilir. Farz edin Kürt siyaseti terazide şaşırdı ama kantar sizin elinizdedir. Kantar Amed halkının, 50 milyon Kürt halkının, dostlarımızın, emekçilerin elindedir. Biz şaşırsak bile siz şaşırmazsınız. O yüzden rahat olun, dışarıdaki tartışmalara çok takılmayın. Eğer bu sürecin başarıyla sonuçlanmasını istiyorsanız, dayanışma, mücadele içinde olun, arkadaşlarınıza, yoldaşlarınıza partinize sahip çıkın. Amed halkı bunu yıllardır yapıyor…
“Kürtler yüz yıl sonra ilk defa menüde değil, masadadır”
Sayın Öcalan sadece Türkiye’de bir süreç başlatmadı. Sayın Öcalan ‘Demokratikleşin’ diyor. Kürdün kimliğini, dilini, kimlik haklarını anayasal güvenceye alın. Ortadoğu diktatörleri bu doğru yolu seçmek yerine inadına Kürdü, Belucu, kadını, gayri müslimi katlediyor. Ve savaş lobilerin politikalarına alet oluyor. Bu bitsin, Ortadoğu’ya barış gelsin istiyoruz. Silah satanlar zenginleşiyor, fakirin fukaranın sofrasındaki ekmek her gün giderek küçülüyor. Bu süreç aynı zamanda bu kaderi, krizi ortadan kaldırmak için var. Büyük bir düzensizlik ve belirsizlik var. Diyorlar ki, ‘Masada olmayan, menüdedir.’ Kürtler yüz yıl sonra ilk defa menüde değil, masadadır. Eğer kıymetini bilirsek, doğru yürütebilirsek, bir birimizle uğraşmak yerine bizi reddeden, inkar eden Ortadoğu’daki bu rejimlere karşı demokratik haklarımızı inançlı ve güçlü şekilde savunabilirsek, menüde olan biz olmayız. Sayın Öcalan’ın Kürtleri menüden kaldırarak masaya koyan süreci başlatması kıymetlidir, önemlidir.
“Öcalan’a peşmerge teşekkkürü”
İnancımızla, kimliğimizle eşit bir şekilde yaşamak istiyoruz. Ama maalesef hala bunu görmemeye çalışıyorlar. Ama sevindirici gelişmelerde oluyor. Federe Kürdistan’da KDP ile YNK’nin peşmerge güçleri birleştiler. Bu çok kıymetlidir. Bu işi ilk piyasaya süren ve bunun önerisini yapan Sayın Öcalan’a da teşekkür ederiz. Sadece peşmerge güçleri değil başka bir şey daha olmalıdır. Federe Kürdistan Bölgesi’nde bir birlik hükümetinin kurulması da artık acil ve kaçınılmazdır. Millet bizle uğraşıyor, oradaki Kürtler hala bir hükümet kuramıyor. Bu halkın emeğine, değerlerine, şehitlerine layık olun. Neyi paylaşamıyorsunuz? Demokratik birlik hükümeti kurulması önerisinde bulunuyoruz.
“İran bir türlü bu Kürt düşmanlığını bir kenara bırakmadı”
“İran’da da yine farklı şeyler oluyor. İran bir türlü bu Kürt düşmanlığını bir kenara bırakmadı. Yakın zamanda Kürdistan bölgesine, kurumlara yönelik yoğun saldırı içine girdi. Buradan sert bir şekilde kınıyoruz. İran, Kürt kentlerini bombalamak yerine Kürtlerin iradesini tanımalıdır. Saldırı politikasından vazgeçmelidir. İran’da çözüm idam sehpası yerine Kürdü tanımaktır. Dışarıda müdahalelerin önüne geçmenin yolu, içeride birliği, dirliği sağlamak değil mi? İran’ı demokrasiye, Kürtlerin haklarını tanımaya çağırıyoruz.
Daha dün Suriye Başkanı BM Genel Kurulu’nda ‘Kürtçe eğitim dili olacak, anayasal haklar tanınacak’ diyor. Bunların yapılmasını biz de istiyoruz. Kürtlerin anadilde eğitim hakkı anayasal güvence altına alınmalıdır. Kürtler anadilinde eğitim görmelidir. Suriye Devlet Başkanı’nın söylemlerini yakinen takip edeceğiz, takipçisi olacağız. Oradaki Kürtlerle her daim dayanışma içinde olacağız…
“Artık gecikmeyin, neyi bekliyorsunuz?”
13 Eylül’de Sayın Öcalan’la yapılan görüşmede, Sayın Öcalan heyetimize, ‘Artık fazla gecikmeden karşılıklı adımlar atılmalı ve kurullar karşılıklı çalışmaya başlamalı’ dedi. Bizde diyoruz; artık gecikmeyin, neyi bekliyorsunuz? En başta da bu sürecin mimarı olan Sayın Öcalan’ın yaşam, iletişim koşullarını düzenleyin. Her gün birileri, ‘İmralı’da şöyle bir görüşme yapılmış’ deniliyor. Bu işin mimarı orada; kapıyı açın basın, sivil toplum örgütü gitsin. Gidip yerinde doğru bilgi almak daha iyi değil midir? Bu süreç sadece bir barış süreci değildir. Aynı zamanda demokratikleşme sürecidir. Bu sürecin karakteri olarak demokratikleşmeyi okuyoruz. Sürecin barıştan demokrasiye evrilmesi için, başta iktidar olmak üzere hepimizin çaba içinde olması gerekiyor.”



