Haber Merkezi – 33 yıl önce 7’si çocuk 9 kişinin yakılarak katledildiği Vartinis Katliamı’nın yıl dönümünde düzenlenen anmada, faillerin cezalandırılmadığı vurgulanarak devletten katliamla yüzleşmesi ve özür dilemesi istendi. DEM Parti Eş Başkanları Tuncer Bakırhan ile Tülay Hatimoğulları, DEM Parti Hukuk ve İnsan hakları Komisyonu açıklama yaptı.
Muş Demokratik Kurumlar Platformu, 33 yıl önce 7’si çocuk 9 kişinin yakılarak katledildiği Vartînîs Katliamı’nın yıldönümü dolayısıyla, Vartinis Müzesi’ne doğru yürüyüş gerçekleştirdi.
Altınova (Vartinis) merkezinden müzeye doğru gerçekleşen yürüyüşte Türkçe ve Kürtçe “Em ê komkujîya Vartînîse jibîr nekin û nedin jibîrkirin” (Vartinis Katliamını unutmayacağız, unutturmayacağız) pankartı açıldı.
Çok sayıda kişinin katıldığı yürüyüşün ardından Vartinis Müzesi önünde basın açıklaması gerçekleştirildi.
Katliamdan kurtulan ailenin tek ferdi: 33 yıldır acısı yüreğimde
Katliamda ailesinden 9 kişiyi kaybeden ve katlaimda evde olmadığı için şans eseri kurtulan Aysel Öğüt, “Ailem ne yaptı? 33 yıldır acısı yüreğimde. Tüm köy halkının yüreğinde. Acımız büyük ve unutulmayacak. Vartînîs’in tarihi olan bir acı. En küçük kardeşim süt emiyordu. Ne yapmış olabilir? Katliamı kabul etmiyorum. İçimdeki acıyı ancak Allah bilir” ifadelerini kullandı.
Katliamla yüzleşme çağrısı
Ardından konuşan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Muş İl Eşbaşkanı İlyas Aslan, yaşanan katliamın Kürt halkında büyük etki yarattığını belirtti. Katliamın yargılamasının gerçeğe rağmen kapatıldığını ifade eden Aslan, “Katliamın zaman aşımı olmaz. Dava bugün AYM’de. AYM’den gerçekten adil bir karar bekliyor ve faillere ceza vermesini istiyoruz. Dersîm, Zilan, Roboskî katliamlarından Vartinis’e kadar hiç bir yargılama gerçekleştirilmedi. Failler cezasız kaldı. Onurlu bir barış için bu katliamların ailelerin talebi dikkate alınarak çözüme kavuşturulmalıdır” dedi.
Bakırhan: Toplumsal barış, hakikatin üzerini örterek değil; hakikatle yüzleşerek kurulabilir’
Öte yandan sosyal medya hesabından açıklama yapan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, şunları belirtti:
“Vartinis’te 7’si çocuk 9 insanın katledilmesinin üzerinden 33 yıl geçti. 33 yıldır adalet arandı; ancak failler, zaman aşımı kararıyla cezasız bırakıldı. Kimse ceza almadı.
Zaman aşımı kararına karşı Anayasa Mahkemesi’ne yapılan bireysel başvuru, Vartinis dosyasının yeniden ele alınması ve adaletin önünün açılması için yeni bir imkândır.
Anayasa Mahkemesi’nin kararı, geçmişin ağır ihlalleriyle yüzleşme iradesi bakımından da önem taşıyacaktır. Çünkü toplumsal barış, hakikatin üzerini örterek değil; hakikatle yüzleşerek ve adaleti sağlayarak kurulabilir.
Vartinis’i unutmadık, unutmayacağız. Katledilen canlarımızı saygıyla anıyor, adalet mücadelelerinin yanında olduğumuzu bir kez daha ifade ediyorum.
Hatimoğulları: İnsanlığa karşı suçlar zamanaşımına sığdırılamaz, cezasızlıkla unutturulamaz
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Vartinis Davası'na ilişkin açıklama yaptı. Hatimoğulları, X hesabından yaptığı paylaşımda şunları kaydetti:
"33 yıl önce Vartinis'te bir ev ateşe verildi, 7'si çocuk 9 insan katledildi. O yangın sönmedi, adalet arayışımız bitmedi. Vartinis de insanlığa karşı işlenen diğer suçlarda olduğu gibi cezasızlığa terk edildi. İnsanlığa karşı suçlar zamanaşımına sığdırılamaz, cezasızlıkla unutturulamaz. Davanın zamanaşımıyla düşürülmesine karşı yapılan bireysel başvuru bugün Anayasa Mahkemesi'nin önünde. Vartinis'te ve nicesinde hakikatin açığa çıkarılması, geçmişle yüzleşilmesi ve adaletin sağlanması toplumsal barışa karşı tarihsel bir sorumluluktur. Vartinis'i unutmadık, unutmayacağız. Katledilen canlarımızı saygıyla anıyorum."
“33 yıldır süren adalet arayışının takipçisi olacağız”
DEM Parti Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu da bir açıklama yaptı:
“Muş’un Korkut ilçesi Vartinis (Altınova) köyünde 3 Ekim 1993’te Öğüt ailesinin evi askerler tarafından ateşe verildi, aynı aileden yedisi çocuk dokuz kişi katledildi. Aradan 33 yıl geçti, Öğüt ailesinin adalet arayışı halen sürüyor.
Yıllarca devam eden yargılamada, Yargıtay’ın askeri birlik komutanının sorumluluğuna dair bozma kararına rağmen yargılama zamana yayılmış ve Aralık 2023’te Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesi tarafından zaman aşımı kararıyla sonuçlanmıştı. Davayı Muş Barosu ve insan hakları örgütleriyle izleyen partimiz Vartinis Katliamının 29. yılında, davanın zaman aşımına terk edilmemesi gerektiğine dikkat çekmiş ve bu konuda çağrıda bulunmuştu. Bugün o çağrının neden önemli olduğunu çok daha ağır bir biçimde görüyoruz.
Kürt sorununun çözümsüz bırakıldığı, “düşük yoğunluklu savaş” diye tabir edilen 1990’lardaki çatışma ortamında çok sayıda ağır insan hakkı ihlali gerçekleştirilmiştir. Türkiye’nin birçok yerinde işlenen insanlığa karşı suçların faillerine siyasal iktidar, güvenlik bürokrasisi ve özellikle yargı mekanizması koruma şemsiyesi oluşturmuş; failler hakkında etkin, nitelikli ve hızlı bir soruşturma yürütülmemiştir. Aksine failler korunup kollanmış, katliamları aklama yoluna gidilmiştir. Çatışmanın sona ermesi ve barış arayışlarının getirdiği olumlu atmosferde büyük çabalarla açtırılabilen Vartinis Davası gibi onlarca dava ise yer bakımından yetkili mahkemelerden güvenlik gerekçesiyle kaçırılmış, mağdur ve mağdur yakınlarının ekonomik ve coğrafi olarak takip edemeyecekleri başka illere nakledilmiştir. Nakledilen bu mahkemeler de dosyalardaki somut, bilimsel ve maddi delillere rağmen sanıkları ya cezasızlıkla ödüllendirmiş ya da yargılamaları sürüncemede bırakarak davaların zaman aşımı nedeniyle düşmesine sebep olmuştur.
Türkiye’de barışı, demokratik toplumu ve birlikte yaşamı konuştuğumuz bu dönemde geçmişle yüzleşmek, hakikati ortaya çıkarmak, acıları tanımak ve adalet arayışlarının karşılıksız kalmamasını sağlamak, kurmak istediğimiz geleceğin de bir parçasıdır. Yıllarca sonuçlandırılmayan bir davayı, geçen zamanı gerekçe göstererek kapatmak yaşanan katliamları geçmişte bırakmaz; adaletsizliği bugüne taşır. Barış, geçmişten bugüne taşınan bu ağır hak ihlallerini görmeden, konuşmadan ve onlarla yüzleşmeden toplumsallaşamaz.
Vartinis’te katledilen Öğüt ailesini saygıyla anıyor, 33 yıldır süren adalet arayışının takipçisi olacağımızı bir kez daha ifade ediyoruz. Geçmişle yüzleşen, hakikatin üzerinin örtülmediği ve adalet talebinin zamana bırakılmadığı bir Türkiye için adalet mücadelemiz sürecektir.”



