Erbil (Rûdaw)- İTÜ Meteoroloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Toros, atmosferde biriken aşırı enerjinin ani ve yıkıcı yağışları tetiklediğini belirterek mevcut şehir altyapılarının bu yüke yetersiz kaldığını vurguladı.
Toros, sellere karşı acil olarak "yağmur hasadı" yapılması ve sokaklardaki ağaç diplerinin açılması çağrısında bulundu.
Dünyanın ve bölgenin küresel ısınma nedeniyle büyük bir sınavdan geçtiğini belirten İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Toros, Rûdaw TV'de Rawin Sterk’e önemli açıklamalarda bulundu.
Son 10-11 yıldaki sıcaklıkların geçmiş dönemlerin çok üzerinde seyrettiğine dikkat çeken Toros, ısınan atmosferin suyu daha hızlı buharlaştırdığını, bunun da havada devasa bir enerji ve hareketlilik yaratarak aşırı hava olaylarını beraberinde getirdiğini ifade etti.
"Yağmur hasadı yapılsa bu felaketler yaşanmaz"
Mevcut şehir sistemlerinin ani yağış yükünü taşımakta yetersiz kaldığına işaret eden Prof. Dr. Toros, acilen atılması gereken kısa vadeli adımları şöyle sıraladı:
"Evinizin çatısındaki suyu bahçede bir günlüğüne bile biriktirebilseniz ve bunu onlarca, yüzlerce kişi yapsa; yani suyu düştüğü yerde muhafaza etsek hiçbir felaket yaşamayız. Biz buna 'yağmur hasadı' diyoruz. 'Bir musibet bin nasihatten iyidir' derler; artık bu yaşananlardan ders çıkarmalı ve suyu yerinde nasıl tutacağımızı planlamalıyız."
"Ağaç diplerindeki setler acilen kaldırılmalı"
Şehir merkezlerindeki ağaçların doğal birer su tahliye sistemi olduğunu hatırlatan Toros, sokaklardaki yanlış uygulamalara dikkat çekti:
"Cadde ve sokaklardaki ağaçların dibi 'çöp dolmasın' diye setlerle çevrilmiş durumda. Bunların acilen açılması gerekiyor. İstanbul’da milyonlarca ağaç var; her bir ağaç 100 litre su çekse hem yer altı su kaynaklarımız zenginleşir hem de su caddelere akmayacağı için taşkınlar önlenmiş olur. Ayrıca İstanbul gibi engebeli şehirlerde suyun toplandığı vadi ve çukur alanlardaki parklara su tutma havuzları ve drenaj kuyuları inşa edilmelidir."
"Meteorolojiye magazinsel bakmayı bırakmalıyız"
Uzun vadeli şehir planlamasında meteoroloji mühendislerinin mutlaka karar mekanizmalarında yer alması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Hüseyin Toros, Doğu kültüründe bu mesleğin yeterince anlaşılmadığını söyledi:
"Şehirleri planlarken jeoloji veya harita mühendislerini istihdam ediyoruz ancak ekosistem ve insan hayatı için en kritik alan olan meteoroloji mühendisliğini dışarıda bırakıyoruz. Toplum ve yöneticiler olarak meteorolojiye sadece 'Yarın hava nasıl olacak, şemsiye alalım mı?' şeklinde magazinsel bir gözle bakıyoruz. Gelişmiş ülkelerde tüm yapılaşmalarda liyakatli meteoroloji mühendisleri söz sahibidir. Meteorolojiyi yok sayarak yapılan planlamalar ise beraberinde felaketleri getiriyor."
Türkiye için "aşırı yağış" uyarısı ve çok yıllık su planı
Türkiye'nin orta enlemlerde yer alması nedeniyle hava dalgalarının batıdan geldiğini kaydeden Prof. Dr. Toros, önümüzdeki döneme ilişkin tahminlerini de paylaştı:
Sıcak ve yağışlı bir dönem
Sıcak deniz yüzeyleri ve Atlas Okyanusu üzerinden taşınan yoğun nem kütleleri nedeniyle Türkiye'nin normallerin üzerinde yağış alma ihtimali yüksek.
Aşırı hava olayları riski
Yüksek sıcaklık ile nemin bir araya gelmesi, sel ve dolu gibi ekstrem hava olaylarının sıklığını artıracak.
Çok yıllık planlama şart
Yağış rejiminin her yıl aynı kalmayacağını vurgulayan Toros, sanayi, tarım ve belediyelerin su bütçelerini tek yıllık değil, birkaç yıllık stratejiler üzerinden planlaması gerektiğinin altını çizdi.


