Diyarbakır (Rûdaw) - AK Parti Diyarbakır İl Başkanı Hamit Sümer, Kürt meselesinin çözümüne yönelik sürece destek vermek amacıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için bölgede “teşekkür mitingi” düzenlenmesini önerdi. Sümer, Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani’nin Erdoğan’a Nobel Barış Ödülü verilmesi önerisinin de bir “Kürt başkandan” geldiğini vurguladı.
Rûdaw'a konuşan Hamit Sümer, Kürdistan Bölgesi Hükümeti’nin ve Başkan Neçirvan Barzani’nin çözüm sürecine ilişkin tutumunu değerlendirdi.
Sümer, sürecin ilerlemesi için tarafların kendi aralarındaki sorunları büyütmemesi ve dış müdahalelere fırsat vermemesi gerektiğini söyledi.
Neçirvan Barzani’nin de bu konuda benzer bir yaklaşım ortaya koyduğunu belirten Sümer, Barzani’nin “Bu süreçte kendi yaramızı kendi elimizle kaşımamamız gerekiyor” sözlerini hatırlattı.
Sümer, “Başkaları aramıza girerse bu sorunun çözülmesine izin vermezler” dedi.
Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani’nin, sürecin başarıya ulaşması halinde Nobel Barış Ödülü’nün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a verilmesi yönündeki sözlerini de hatırlatan Sümer, “Bundan daha kıymetli ne olabilir? Bugün bunu öneren başkanımız da Kürt’tür” ifadelerini kullandı.
“Neden Kürtler de sorumluluk almasın?”
Cumhurbaşkanı Erdoğan için bölgede bir “teşekkür mitingi” düzenlenmesi çağrısının nasıl ortaya çıktığına ilişkin konuşan Sümer, fikrin Neçirvan Barzani’nin açıklamalarının ardından aklına geldiğini söyledi.
Sümer, “O bu sözleri söyledikten sonra bu fikir içime doğdu. Biz neden yapmayalım? Neden ayağa kalkmayalım? Kürtler neden biraz sorumluluk almasın?” diye konuştu.
Her şeyin Ankara’dan beklenmemesi gerektiğini dile getiren Sümer, şöyle devam etti:
“Her şeyde illa gözümüzü Ankara’ya mı dikmeliyiz? Bir şeyleri biz yapalım. Kapasitemiz dahilindeki şeyleri kendimiz yapalım.”
“Ben de ağır işkencelere maruz kaldım”
Kürtlerin geçmişte yaşadığı baskılara ve kendi deneyimlerine de değinen Sümer, “Doğrusunu söyleyeyim, ben bir Kürt’üm. Babam bakanlık yaptı. Ben ise bir uzman çavuş tarafından ağır işkenceye maruz kaldım. Babam Genelkurmay’da kırmızı halıyla karşılanırken ben bir uzman çavuşun işkencesine maruz kaldım” dedi.
Geçmişte çok ağır bir dönemden geçtiklerini belirten Sümer, gençliklerinin bu süreçte kurban gittiğini ifade etti.
Sümer, “Allah’a çok şükür, olağanüstü hal (OHAL) bu memleketten kalktı. Biz çok ağır şeyler yaşadık. Aslında kazanımlarımız çok fazla. Peki, yeterli mi? Hayır. Hâlâ taleplerimiz olacak. Çünkü bu millet mazlum, mağdurdur” diye konuştu.
“Silah sorunu geride kaldı, dil hakkı var”
Siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları, toplumun farklı kesimleri ve esnafın bir araya gelerek halkın beklentilerini değerlendirmesi gerektiğini belirten Sümer, çözüm sürecinin yalnızca siyasetçilerin değil, bütün toplumun meselesi olduğunu söyledi.
Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’na işaret eden Sümer, bugün siyasi temsiliyetin bulunduğunu ve karşılıklı istişarenin önem taşıdığını vurguladı.
Sümer, “Bugün bir komisyon oluşturulmuş durumda. Siyasi olarak benim de temsiliyetim var. Birbirimizle danışıp konuşursak; partilerimiz, sivil toplum kuruluşları, toplumumuz ve esnafımızla birlikte halkın ne istediğini, onlar için ne yapabileceğimizi değerlendirebiliriz. Bu yalnızca benim değil, bütün halkımızın arzusudur” dedi.
Sümer, “Allah’a çok şükür, artık silah kalmadı. Geriye çözülmesi istenen dil hakkı kaldı. Bırakın konuşsunlar. Kimse bu dilden rahatsızlık duymaz. Bugün ben kendi dilimle seninle konuşuyorum, kimse rahatsız olmuyor” ifadelerini kullandı.
“Şivan Perwer kaseti bulundurmak suç sayılıyordu”
Geçmişte Kürtçe müzik dinlemenin ve Kürt kültürüne ait materyalleri bulundurmanın dahi suç unsuru sayılabildiğini hatırlatan Sümer, yaşanan değişime dikkat çekti.
Sümer, “Eskiden Şivan Perwer’in bir kasetini dinlemekten korkuyorduk. Birinin evinde böyle bir kaset bulunduğunda örgüt dokümanı sayılıyor, suç unsuru olarak değerlendiriliyordu” dedi.
Hamit Sümer, “Bu yüzden kazanımlarımızın çok olduğunu söylüyorum. Elimizi vicdanımıza koyalım. Çünkü biz OHAL’i de gördük. Maruz kaldığım şeyleri ben bilirim” ifadelerini kullandı.

