Haber Merkezi - Van Gölü’nün korunması, çevre kirliliğiyle mücadele ve bölgenin doğal ve kültürel mirasının yaşatılması amacıyla Tuşba’da düzenlenen toplantıda, kurumlar ve sivil toplum örgütlerine ortak hareket etme çağrısı yapıldı. Toplantıda kayyım politikalarının kent yönetimi ve çevre üzerindeki etkileri de gündeme geldi.
Van’ın Tuşba Belediyesi Van Gölü Koruma Komisyonu öncülüğünde, Van Gölü’nün korunması ve bölgenin doğa ve kültür turizmine kazandırılması amacıyla düzenlenen toplantıların ilki gerçekleştirildi.
Tuşba Belediyesi Meclis Salonu’nda yapılan toplantıya sivil toplum kuruluşları, ekoloji örgütleri, akademisyenler, meslek odalarının temsilcileri ve doğaseverler katıldı.
Toplantıda Van Gölü havzasındaki çevre sorunları, atık su arıtma süreçleri, kıyılardaki yapılaşma, göl ekosisteminin korunması ve kentin doğal ve kültürel mirasının geleceği ele alındı.
“Van Gölü’nü örgütlü mücadeleyle koruyabiliriz”
Toplantının açılış konuşmasını yapan Tuşba Belediyesi Van Gölü Koruma Komisyonu Üyesi Tuncer Sağınç, yerel yönetimlerde ortak karar alma ve ilgili kurumlarla birlikte hareket etmenin önemine dikkat çekti.
Van Gölü’nün yalnızca doğal bir miras değil, aynı zamanda önemli bir yaşam alanı olduğunu belirten Sağınç, kirlilik ve kuraklık sorunlarına karşı havzanın bütününü kapsayan çalışmalar yürütmek istediklerini söyledi.
Sivil toplum kuruluşlarının sürece katılımının önemini vurgulayan Sağınç, sorunların ortak akılla çözülebileceğini ve kültürel mirasın korunması için birlikte hareket edilmesi gerektiğini ifade etti.

“Van Gölü için somut adımlar atmalıyız”
Tuşba Belediyesi Eşbaşkanı Hanım Akkoş da toplantının farklı kurumları ve toplumsal kesimleri bir araya getirmesi bakımından önemli olduğunu belirtti.
Medeniyetlere ev sahipliği yapan Tuşba’nın sahip olduğu değerlerin görünür kılınması gerektiğini ifade eden Akkoş, Van Gölü’nün korunması için somut adımlar atılması çağrısında bulundu.
Kirlilik ve kaçak yapılaşma uyarısı
Toplantıda söz alan Van Barosu Çevre Komisyonu üyesi Gülbahar Doğan, organize sanayi bölgesinde ortaya çıkan kirliliğin nasıl arıtıldığına ilişkin soruları gündeme getirdi.
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı Mehmet Bingöl ise Van Gölü’nde çevre dostu denizcilik uygulamalarının geliştirilmesi gerektiğini belirtti. Bingöl, gölde yeşil denizcilik koridoru oluşturulmasının ve çevreye duyarlı seferlerin hayata geçirilmesinin önemine işaret etti.
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Van İl Koordinasyonu İmar Komisyonu Üyesi Ahmet Ortakçı da göl kıyılarındaki kaçak yapılaşmaya ve doğal alanların tahrip edilmesine dikkat çekerek bu müdahalelerin ekosisteme zarar verdiğini vurguladı.

Maksud Şeker: Kent kendi iradesiyle yönetilemiyor
Çevre Mühendisi Maksud Şeker, Van’daki çevre sorunlarının yalnızca teknik yetersizliklerle açıklanamayacağını söyledi.
Sorunların çözümü için öncelikle doğru bir durum tespiti yapılması gerektiğini ifade eden Şeker, yerel yönetimlerin halkla birlikte karar almasının ve meslek odaları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ile kamu kurumlarının ortak çalışma yürütmesinin önemini vurguladı.
Şeker, “Bu kentin bu hale gelmesi, insanlarımızın bu işi bilmemesinden kaynaklanmıyor. Bu kent için çabalayan, teknik bilgiye ve deneyime sahip insanlar var. Asıl sorun, kentin kendi iradesiyle yönetilememesi. Kenti kendimiz yönetemezken birçok alanda söz sahibi olamıyor, çözüm yolu da bulamıyoruz” ifadelerini kullandı.
Maksud Şeker, “Bu kente kayyımların ne kadar zarar verdiğini halka, kamuoyuna ve sivil topluma anlatmamız gerekiyor. Biz bu uygulamaları meşrulaştırdığımız sürece bir yere varamayız” dedi.
Van Gölü’nün korunması için teknik çalışmaların yanı sıra toplumsal farkındalığın ve ortak mücadelenin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Şeker, kentteki kurumların ve halkın sürece aktif katılımının önemini vurguladı.
Toplantı, katılımcıların görüş ve önerilerini paylaşmasının ardından sona erdi.



