Haber Merkezi – "PKK lideri Abdullah Öcalan'a bir statü verilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusunu yanıtlayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Sonuçta kendisi PKK'nın terör örgütünün uzun süre liderliğini yapan kişidir. Bir statü verilir mi verilmez mi onu bilmiyorum ama burada önemli olan kişiye statü verilmesi değil, önemli olan Öcalan'ın da sorunun çözümüne katkı vermiş olmasıdır. Biz sorunu kişiselleştirmenin çok ötesinde toplumsallaştırmak zorundayız” karşılığını verdi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, televizyonların Ankara temsilcileriyle Bilkent Otel'de kahvaltıda bir araya gelerek gündeme ilişkin soruları yanıtladı.
Kılıçdaroğlu, "Abdullah Öcalan'a bir statü verilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu kapsamda Abdullah Öcalan'a bir statü verilmesini ve silah bırakma alt komisyonunun çalışmasına nasıl bakıyorsunuz?" sorusu üzerine şu yanıtı verdi:
"Bu tartışılıyor, böyle bir düşünce var mı yok mu bilmiyoruz.
Sonuçta kendisi PKK'nın terör örgütünün uzun süre liderliğini yapan kişidir. Bir statü verilir mi verilmez mi onu bilmiyorum ama burada önemli olan kişiye statü verilmesi değil, önemli olan Öcalan'ın da sorunun çözümüne katkı vermiş olmasıdır.
Biz sorunu kişiselleştirmenin çok ötesinde toplumsallaştırmak zorundayız. Türkiye bu sorunu aşmak kendi içinde barışı sağlamak zorundadır. Buradan Türkiye'nin süratle çıkması ve kurtulması lazım. Başka şeylere bizim odaklanmamız lazım. Türkiye'nin..." diye konuştu.
Erken seçim tartışmaları
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'un erken seçim açıklamalarının sorulması üzerine Kılıçdaroğlu şu yanıtı verdi:
"Sayın Uçum'un açıklamalarını bilmiyorum, arkadaşlar bana aktardılar kısmen. Birincisi şu: Erken seçim kararını parlamento alır. Sayın Uçum'un yaptığı açıklama bir temenni olabilir, ayrıntısını Sayın Uçum'un sizlere vermesi lazım. Parlamento böyle bir karar almaya hazır mı? Hayır, hazır değil. Ülke bu haldeyken, yangın yerindeyken hangi erken seçimi yapacaksınız? Ekonomiyi görüyorsunuz, fon vurgununu görüyorsunuz, yolsuzlukları görüyorsunuz, gelir dağılımındaki olağanüstü bozulmayı görüyorsunuz. Yoksulluğun artık yaygınlaştığını ve bir anlamda da kitleler tarafından kabul edildiğini görüyorsunuz.
Hangi erken seçimi yapacaksınız ve hangi gerekçeyle yapacaksınız? Eğer seçim illa yapacağız diyorlarsa, bizim belediye başkanlarını CHP'li belediye başkanlarını transfer ederek işte bunlar geldi, dolayısıyla bunların arkasındaki kitle de gelir biz oy verir diyorlarsa öyle bir dünya yok. Belediye başkanı kendisi gitmiştir. Ona oy verenler zaten tepkilerini göstermişlerdir. Giden belediye başkanları hakkımızda soruşturma açılmasın diye gitmişlerdir, yoksa keyiflerinden oraya gitmemişlerdir. Sayın Uçum'un zaman zaman yaptığı açıklamalar yazılıyor, çiziliyor, ama ben bir erken seçimin olabileceği kanaatinde değilim, hele bu terörü bitirme, sonlandırma çerçeve yasa, bu sürecin sonlanması lazım.
Halkın beklentisi bu, bu süreç bir sonlanmalı, ondan sonra Türkiye bir durağanlaşmalı, belli bir noktaya gelmeli, ekonomi düzelecekse düzelmeli. Erken seçim eğer gelirse Türkiye'nin gündemine, elbette ki biz erken seçim olmasın diye bir özel çabamız olmayacak yani. Ama biz her şeyden önce Türkiye'nin bugün içinde bulunduğu tablonun mutlaka düzeltilmesi gerektiği kanaatindeyiz. Bu tablo mutlaka düzelmek zorunda. Yapamazlarsa, beceremezlerse zaten doğal olarak seçim kendiliğinden gelecektir, doğal olarak."


