Haber Merkezi - Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında ortak savunma iş birliğini öngören Mekke Anlaşması’nın onaylanmasına ilişkin kanun teklifi, TBMM Dışişleri Komisyonu’nda kabul edildi. Komisyon görüşmelerinde bazı milletvekilleri anlaşmanın Türkiye’yi bölgesel çatışmalara dahil etme riski taşıdığını savunurken, iktidar temsilcileri anlaşmanın savunma, istihbarat, askerî eğitim ve ticaret yollarının güvenliği gibi alanları kapsadığını belirtti.
Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması’nın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi, TBMM Dışişleri Komisyonu’nda ele alındı.
Toplantıda Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Levent Gümrükçü, milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Görüşmelerin ardından teklif komisyonda kabul edildi.
Türkiye ile Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki savunma iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan anlaşma, 7 Ağustos’ta imzalanmıştı.
Ortak savunma ve askerî iş birliği
Anlaşmanın 16 maddesi, tarafların egemenliklerini ve toprak bütünlüklerini korumak için iş birliği yapmasını öngörüyor. Anlaşmaya göre taraflardan birine yönelik dış kaynaklı silahlı saldırı, tüm taraflara yönelik saldırı olarak kabul ediliyor.
Böyle bir durumda taraflar, Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51’inci maddesinde düzenlenen meşru müdafaa hakkı çerçevesinde saldırıya uğrayan ülkeye yardım sağlayacak.
Bu yardım askerî imkân ve kabiliyetlerin kullanılmasını da kapsayabilecek. Desteğin kapsamı ve niteliği ise ihtiyaçların değerlendirilmesi, tarafların kararları ve anayasal yükümlülükleri çerçevesinde belirlenecek.
Anlaşma ayrıca ortak askerî eğitim ve tatbikatları, savunma sanayisinde teknoloji paylaşımını ve ortak üretimi, istihbarat paylaşımını, lojistik desteği ve terörle mücadelede iş birliğini kapsıyor.
Anlaşmanın uygulanmasını yönlendirmek üzere dışişleri ve savunma bakanları ile genelkurmay başkanlarından oluşan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi kurulması, Suudi Arabistan’da bir sekretarya oluşturulması da öngörülüyor.
Muhalefetten güvenlik ve denetim eleştirileri
Komisyondaki görüşmelerde Yeni Yol Partisi İstanbul Milletvekili Hasan Karal, tarafların askerî kapasitelerinin ve üstlenecekleri sorumlulukların aynı olmadığını belirterek Türkiye’nin sağlayabileceği katkılara ilişkin karşılaştırmalı bir analizin paylaşılmasını istedi.
Karal, ortak savunmanın uygulanma koşulları, anayasal yetkilendirme süreçleri ve savunma sanayisine ilişkin yükümlülüklerin açıklığa kavuşturulması gerektiğini söyledi.
İYİ Parti Muğla Milletvekili Metin Ergun ise anlaşmanın Türkiye’nin hangi güvenlik açıklarını gidereceğini ve diğer tarafların güvenliğine nasıl katkı sağlayacağını sordu.
Ergun, savunma yükümlülüklerinin farklı yorumlanmasının Türkiye’yi istemediği bölgesel krizlere dahil olma riskiyle karşı karşıya bırakabileceğini ifade etti.
CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı, anlaşmaya ilişkin Millî Savunma Komisyonunun görüş bildirmemesini eleştirdi.
CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur da askerî destek, lojistik yardım ve istihbarat paylaşımının kapsamının yanı sıra karar alma süreçlerinin açıklanmasını istedi. Güzelmansur, Türkiye’nin anayasal ilkelerinin ve bağımsız dış politikasının güvence altına alınması gerektiğini belirterek sekretaryanın bütçesi, işleyişi ve denetimine ilişkin ayrıntıların netleştirilmesini talep etti.
DEM Parti Bitlis Milletvekili Semra Çağlar Gökalp, bölgesel sorunların çözümünün askerî ittifaklar ve silahlanma üzerinden aranmasına karşı olduklarını söyledi.
Gökalp, bölgenin yeni askerî taahhütlerden ziyade barış diplomasisine ihtiyaç duyduğunu belirterek anlaşmanın onaylanmasını doğru bulmadıklarını ifade etti.
Utku Çakırözer de anlaşmanın mevcut haliyle Türkiye ve Türk Silahlı Kuvvetleri açısından yeni güvenlik riskleri yaratabileceğini savundu. Türkiye’nin başka ülkelerin savaşlarının tarafı haline getirilmemesi gerektiğini söyleyen Çakırözer, anlaşmaya hem usul hem de içerik bakımından itiraz ettiklerini belirtti.
MHP’den anlaşmanın genişletilmesi önerisi
MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir, anlaşmayı bölgesel barışın caydırıcılık yoluyla korunmasına yönelik bir irade olarak değerlendirdi.
Daha önce “Kudüs Paktı” önerisini gündeme getirdiklerini hatırlatan Özdemir, Mekke Anlaşması’nın ileride İslam dünyasındaki 57 ülkeyi kapsayabilecek bir yapıya dönüşmesini istediklerini söyledi. Özdemir, kutsal toprakları hedef alan saldırılara karşı durmanın Türkiye açısından önemli bir sorumluluk olduğunu dile getirdi.
AK Parti: “Sadece bir savunma anlaşması değil”
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Zafer Sırakaya, Türkiye’nin diplomasiyi önceleyen ve diplomatik kanalları açık tutan bir ülke olduğunu belirterek anlaşmanın komplo teorileri üzerinden değerlendirilmesini eleştirdi.
Anlaşmanın yalnızca askerî savunmayla sınırlı olmadığını söyleyen Sırakaya, askerî eğitim, istihbarat, siber güvenlik ve ticaret yollarının güvenliğinin de iş birliğinin parçaları olduğunu ifade etti.
Sırakaya, anlaşmanın sağlayacağı kazanımların ilerleyen yıllarda daha iyi anlaşılacağını savundu.
Komisyondaki görüşmelerin ardından kanun teklifi kabul edildi. Teklifin komisyonda kabul edilmesi, anlaşmanın yürürlüğe girdiği anlamına gelmiyor; bunun için ilgili onay süreçlerinin tamamlanması gerekiyor.
.jpg&w=3840&q=75)


