Dersim (Rûdaw) – PKK'nin kuruluş sürecinde yer alan, Merkez Komite üyeliği ve Avrupa sorumluluğu görevlerinde bulunan ancak 2 Kasım 1985'te İsveç'in başkenti Stockholm'de, örgüt tarafından alınan infaz kararı ile öldürülen eski PKK’li Çetin Güngör (Semir) için memleketi Dersim’de anıt mezar yapıldı. Yeni inşa edilen anıt mezarda düzenlenen anmaya Güngör'ün ailesi, yakınları ve sevenleri katıldı. Anmada mezarına karanfiller bırakıldı, lokmalar paylaşıldı ve Kırmancki dualar okundu.
Anmanın ardından Güngör'ün yakın arkadaşı Ali Haydar Aşkın bir açıklama yaptı. Aşkın, konuşmasında Güngör'ün yaşamını, siyasi mücadelesini, örgüt içindeki demokrasi tartışmalarını ve öldürülmesinin ardından geçen 40 yılda yaşananları değerlendirdi.
Öğretmenlikten siyasi mücadeleye
1957 yılında Dersim'de doğan Çetin Güngör, öğrenimini Tunceli Öğretmen Okulu'nda tamamladı. Bir süre Dersim bölgesinde öğretmenlik yapan Güngör, 1970'li yılların sonlarında Kürt hareketine katıldı.
PKK'nin kuruluş sürecinde yer alan Güngör, örgütün Merkez Komitesi'ne seçildi ve Avrupa sorumluluğu görevini üstlendi. Örgütün yönetim anlayışını ve Abdullah Öcalan'ın otoriter tutumunu eleştiren Güngör, bu eleştirilerinin ardından örgütten ayrıldı.
Güngör, 2 Kasım 1985 tarihinde Stockholm'de düzenlenen bir etkinlik sırasında silahlı saldırıya uğrayarak öldürüldü.
"Semir tehlikeyi 40 yıl önce görmüştü"
Açıklamasında Güngör'ün öldürülmesinin üzerinden 40 yıl geçtiğine dikkat çeken Ali Haydar Aşkın, Semir'in örgüt içindeki otoriter yapıyı ve demokrasi eksikliğini yıllar öncesinden sorguladığını söyledi.
Aşkın, Güngör'ün düşüncelerini aktarırken, "PKK, insan hayatına ve düşünce özgürlüğüne değer vermeyen bir yapıdır" sözünü hatırlattı.
Semir'in öncülük ettiği demokratik düşünceye PKK Merkez Komitesi'nden bazı üyelerin de katıldığını belirten Aşkın, bu çevrenin Kürt halkının diğer halklar gibi eşit, özgür ve demokratik koşullarda yaşayabileceği bir gelecek hayal ettiğini ifade etti.
Aşkın, Güngör'ün mücadelesinin yalnızca siyasi bir hedefle sınırlı olmadığını belirterek, onun Kürt halkının kimliği, dili, kültürü ve iradesiyle özgürce yaşayabileceği bir gelecek için mücadele ettiğini söyledi.
"Düşüncelerin karşısına silahla çıktılar"
Çetin Güngör'ün düşüncelerinden dolayı hedef alındığını belirten Aşkın, "Semir'in düşüncelerinin karşısına fikirle değil, silahla ve şiddetle çıktılar" dedi.
Güngör'ün geçmişte “Dersimcilik yapmak” ve “Kemalist olmak”la suçlandığını hatırlatan Aşkın, bugün aynı çevrelerin Kemalizm ve İslam kardeşliği söylemlerine yöneldiğini kaydetti.
Örgüt içi infazlara da değinen Aşkın, geçmişte yaşananlarla yüzleşilmeden demokratik bir gelecek inşa edilemeyeceğini belirtti. Aşkın, Abdullah Öcalan'ın da geçmişte yaşananlarla yüzleşmesi gerektiğini ifade ederek, "Bu güzel insanları düşüncelerinden dolayı ölüme mahkum edenler hiç vicdan azabı duydu mu, hiç utandı mı?" diye sordu.
"Bu, intikamın değil hakikatin çağrısıdır"
Konuşmasında geçmişte yaşanan örgüt içi infazlara, kayıplara ve yarım bırakılmış yaşamların yarattığı toplumsal hafızaya dikkat çeken Aşkın, yüzleşmenin yalnızca hayatını kaybedenlere değil, yaşayanların geleceğine karşı da bir sorumluluk olduğunu söyledi.
Aşkın, "Bu, intikamın değil; hakikatin, adaletin ve yüzleşmenin çağrısıdır. Yüzleşmeden demokratik bir gelecek inşa edilemez" ifadelerini kullandı.
Güngör'ün yanı sıra öldürülen diğer PKK Merkez Komitesi üyeleri olan Resul Altıok, Dilaver Yıldırım, Mehmet Şener ve Saime Delal Aşkın'ı da anan Aşkın, bu isimlerin yaşamlarının ve düşüncelerinin unutulmaması gerektiğini belirtti.
Aşkın, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
"Bir insanı öldürebilirsiniz; ancak onun uğruna yaşadığı fikirleri halkın hafızasından silemezsiniz. Semir'i anmak, geçmişin yasını tutarken geleceğin sorumluluğunu da üstlenmektir. Semir Çetin Güngör ve arkadaşlarının anısı önünde saygıyla eğiliyorum."


