Diyarbakır (Rûdaw)- Uluslararası PEN ve Kürt PEN öncülüğünde Diyarbakır’da düzenlenen "Edebiyat ve Barış" konferansında dünya edebiyatı ve barış süreçleri masaya yatırıldı.
Diyarbakır’dan Ankara’ya seslenen Uluslararası PEN Başkanı Burhan Sönmez, “barışın ancak Kürtçenin eğitim dili olması, kayyım politikalarına son verilmesi ve anayasal güvenceyle mümkün” olacağını vurguladı.
Uluslararası PEN ve Kürt PEN’in ortak organizasyonuyla Ali Emiri Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen iki günlük "Edebiyat ve Barış" konferansı, "Yüzleşme, Uzlaşma, Barış ve Eşitlik Süreçlerinde Edebiyatın, Dilin ve Entelektüellerin Rolü" temasıyla toplandı.
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ile Kayapınar, Bağlar, Yenişehir ve Sur ilçe belediyelerinin desteklediği programa; Türkiye ve Kürdistan Bölgesi’nin yanı sıra diasporadan, Bask Ülkesi'nden, Katalonya’dan ve Şili’den tanınmış yazar, aydın ve edebiyatçılar katıldı.
Burhan Sönmez’den Ankara’ya net çağrı: "Kürtçe eğitim dili olmalı"
Konferansın açılışında konuşan Uluslararası PEN Başkanı Burhan Sönmez, Türkiye’deki yeni süreç tartışmalarına dikkat çekerek, kalıcı bir barış için atılması gereken somut adımları sıraladı.
Sönmez konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
"Siyasi tutuklular serbest bırakılmalı ve bugün dağda olanlar evlerine dönebilmelidir. Kürtçe mutlaka eğitim dili haline getirilmeli ve Kürt kimliği resmi olarak tanınmalıdır. Halkın iradesine darbe vuran kayyım atama politikalarına son verilmelidir ki her toplum kendini demokratik yollarla yönetebilsin. Kısacası, asimilasyon politikalarından vazgeçilmeli ve anayasal güvenceler yoluyla eşit, ortak bir yaşam inşa edilmelidir."
Bask modeli örnek gösterildi: Piramit tersine döndü
Konferansta, kendi anadillerini koruma ve siyasi uzlaşı süreçlerini yaşamış ülkelerden gelen temsilciler de tecrübelerini paylaştı.
Uluslararası PEN Dil Hakları ve Çeviri Komitesi'nin Basklı eski başkanı Urtzi Urrutikoetxea, İspanya’da uygulanan asimilasyonun nasıl aşıldığını anlattı:
"Bizim ülkemizde uygulanan asimilasyon yüzünden koca bir kuşak kendi dilini hiç konuşamadı. Ancak yasal haklar elde edildikten sonra durum tamamen değişti. Eskiden sadece yaşlılar Baskça konuşur, gençler bilmezdi. Şimdi piramit tersine döndü; o günün dilini unutan gençleri bugün yaşlandı ve Baskça bilmiyor ama onların çocukları ve torunları bugün anadillerini akıcı bir şekilde konuşuyor."
Katalan temsilci: Resmi statü şart
Uluslararası PEN Başkan Yardımcısı Katalonyalı yazar Carles Torner ise dilin yaşatılmasının yasal güvencelerden geçtiğini vurguladı:
"Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerde Kürtçe kesinlikle resmi dil ve zorunlu eğitim dili olmalıdır. Bir dilin geleceğini güvence altına almasının, saygınlığını ve toplumsal statüsünü yükseltmesinin tek yolu yasal ve kurumsal olarak resmiyet kazanmasıdır."
Yoğun bir dinleyici kitlesinin takip ettiği konferansta; bölge milletvekilleri, belediye eş başkanları, aydınlar ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri de yaptıkları konuşmalarda, kültürel haklar ve dil özgürlüğünün toplumsal barışın vazgeçilmez temeli olduğu mesajını verdi.


