Haber Merkezi – Uyuşturucu kaçakçılığı suçlamasıyla ABD'de dört yılı aşkın süre cezaevinde kalan eski Honduras Devlet Başkanı Juan Orlando Hernandez, ABD Başkanı Donald Trump'ın affı sonrası ülkesine döndü. Ancak Hernandez'i Honduras'ta yolsuzluk ve kara para aklama suçlamalarıyla yeni bir yargı süreci bekliyor.
ABD'de uyuşturucu kaçakçılığı ve silah suçlamaları nedeniyle hapis yatan eski Honduras Devlet Başkanı Juan Orlando Hernandez, ABD Başkanı Donald Trump tarafından affedilmesinin ardından ülkesine döndü.
Comayagua'daki Palmerola Uluslararası Havalimanı'na inen Hernandez'i ailesi ile Ulusal Parti'ye mensup onlarca destekçisi karşıladı.
2014-2022 yılları arasında Honduras Devlet Başkanlığı yapan Hernandez, Haziran 2024'te New York'ta görülen davada uyuşturucu kaçakçılığı ve ateşli silah suçlarından suçlu bulunmuş, 45 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.
Trump ise Aralık ayında yayımladığı af kararında, Hernandez'in adil yargılanmadığını ve eski ABD Başkanı Joe Biden yönetimi tarafından hedef alındığını savunmuştu.
"Eve dönmenin sevincini yaşıyorum"
Ülkesine dönmeden önce sosyal medya hesabından paylaşım yapan Hernandez, "Eve dönüyor olmanın kalbimde yarattığı derin duygu ve mutluluğu tarif edemem" ifadelerini kullandı.
Cezaevi sürecinin son derece ağır geçtiğini belirten Hernandez, "Yaşadıklarımı kimsenin yaşamasını istemem" dedi.
Honduras'ta yeni dava başlayacak
ABD'deki suçlamalardan affedilmiş olmasına rağmen Hernandez'in Honduras'ta yolsuzluk, dolandırıcılık ve kara para aklama suçlamalarıyla 3 Ağustos'ta hakim karşısına çıkması bekleniyor.
Ancak Hernandez ülkeye girişinde gözaltına alınmadı. Çünkü hakkında çıkarılan yakalama kararının Haziran ayında askıya alındığı bildirildi.
Bu durum, ülkedeki insan hakları savunucuları ve hukukçuların tepkisini çekti.
"Yargılama göstermelik olabilir"
İnsan hakları kuruluşu Reflection, Research and Communication Team adına konuşan hukukçu Joaquin Mejia, yakalama kararının askıya alınmasının davanın sonucuna ilişkin kaygıları artırdığını söyledi.
Mejia, "Her şey bunun ilk adım olduğunu gösteriyor. Muhtemelen mahkeme tutuklama yerine alternatif tedbirler uygulayacak, böylece yargılama yapılıyormuş görüntüsü verilecek ve sonunda herhangi bir yaptırımla karşılaşmayacak" dedi.
Hernandez'i "uyuşturucu baronlarının patronu" olarak nitelendiren Mejia, toplumun büyük bölümünün öfkeli olduğunu ancak korku nedeniyle ses çıkaramadığını ifade etti.
ABD'nin müttefikiydi, uyuşturucu kartelleriyle suçlandı
Hernandez, uzun yıllar ABD'nin Orta Amerika'daki "uyuşturucuyla mücadele" politikasının önemli ortaklarından biri olarak görülüyordu.
Ancak New York'taki dava sırasında ABD savcıları, Hernandez'in uyuşturucu kaçakçılarıyla yaptığı bir görüşmede, "Uyuşturucuyu Amerikalıların burnundan içeri sokacağız" dediğini öne sürmüştü.
Pandora Belgeleri'nde de adı geçmişti
Hernandez'in adı ayrıca Pandora Belgeleri kapsamında yürütülen yolsuzluk soruşturmasında da yer aldı.
Soruşturmada, 2010-2013 yılları arasında yaklaşık 11 milyon dolarlık kamu kaynağının siyasi kampanyalara aktarıldığı, bu paranın bir bölümünün Hernandez'in ilk devlet başkanlığı seçim kampanyasında kullanıldığı iddia edildi.
Aynı soruşturmada eski Devlet Başkanı Porfirio Lobo ile eski Maliye Bakanı Wilfredo Cerrato'nun da adı geçmiş, ancak haklarındaki suçlamalar daha sonra düşürülmüştü.


