Haber Merkezi - Berlin'deki Onur Yürüyüşü saldırısının şüphelisine ait araçta bulunan cep telefonunda IŞİD'e bağlılık yemini edilen video tespit edildi.
Almanya'da Christopher Street Day (CSD) olarak adlandırılan Onur Yürüyüşü'nün Berlin'deki etkinliği sırasında düzenlenen saldırıya ilişkin yeni bir bulguya daha ulaşıldı. Soruşturma ekibi, radikal İslamcı terör örgütü IŞİD'e bağlılık yemini eden şüpheli Abdul B.'nin cep telefonunda şiddet eylemini üstlendiği bir video buldu.
DW'nin aktardığına göre Federal Başsavcılıktan yapılan açıklamada, cep telefonunun saldırıda kullanılan araçta ele geçirildiği doğrulandı.
Yetkililerin verdiği bilgiye göre, saldırgana ait telefonda saptanan videoda yüzünü kapatmış bir kişinin IŞİD'e bağlılık yemini ettiği görülüyor. Yetkilier, yüzü kapalı kişinin polisle yaşadığı kovalamacada ölen 21 yaşındaki şüpheli Abdul B. olduğu üzerinde duruyor.
Almanya İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt (CSU) de bulunan dijital verilerin incelenmesine devam edildiğini söyledi. Şüphelinin evindeki ele geçen dijital cihazlarda da "IŞİD ile bağlantısının" tespit edildiği aktarıldı.
Lübnan kökenli Almanya doğumlu Abdul B., Cumartesi gecesi bu yıl 48'incisi düzenlenen geleneksel Christopher Street Day (CSD) etkinlikleri sırasında yerel saatle 22.00 sularında beyaz bir nakliye aracını Tiergarten parkına gidiş yollarından biri olan Ahornsteig'de kalabalığın üzerine sürmüş, sonrasında da kesici aletlerle çevresine saldırmıştı. Olayda bir kadın hayatını kaybetmiş, bazıları ağır 29 kişi de yaralanmıştı.
Radikal İslamcı tehlike görülmedi mi?
Fail Abdul B.'nin, geçmişte de istihbarat ve emniyet birimlerinin radarında oldugu ve hatta hakkında bir de hapis cezası bulunduğu halde serbest olması Almanya'da yoğun bir tartışma başlattı. Bu konuda güvenlik birimlerinin ihmali olup olmadığı araştırılırken yargının radikalleşen 21 yaşındaki zanlı hakkında kararı da yasal düzenlemelerin mevcut halini tartışmaya açtı.
IŞİD sempatizanı zanlı örgüte katılmak için gittiği Lübnan'da yargılanmış, 3 ay hapis cezası alan Abdul B., Kasım 2025'te Berlin'e dönüşünde havaalımanında gözaltına alınmıştı. Bir süre tutuklu kalan B., 12 Mayıs'ta Gençlik Mahkemesince devlet güvenliğini tehlikeye atabilecek ağır bir şiddet eylemine hazırlık yapmak da dahil çeşitli suçlardan 1 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Ancak savcılık cezanın ağırlaştırılması talebiyle istinafa başvurduğu için ceza kesinleşmemiş, mahkeme de cezanın infazını tecil etmişti.
Saldırıda ölen kadının kızıyla Berlin'e gezmeye gelen bir Polonya vatandaşı olması nedeniyle Varşova Savcılığı da soruşturma başlattı. Polonya Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, annesiyle birlikte etkinlikle olan kızın da hastanede tedavi altında olduğu ancak hayati tehlikesinin bulunmadığı belirtildi.
Elektronik kelepçe ve yasaklar
Olayın ardından radikal İslamcı olarak sınıflandırılan kişilere karşı daha sert önlemler alınmasına ilişkin tartışmalar da alevlendi.
Federal hükümetin ortakları Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) ile Sosyal Demokrat Parti (SPD), gözetim tedbiri olarak elektronik kelepçe uygulamasını gündeme getirdi.
Eyalet Emniyet Teşkilatı Abdul B.'nin evini kamerayla izledi
Pazartesi günü Alman basınına yansıyan haberlerde 21 yaşındaki Abdul B.'nin olay öncesinde Berlin Eyalet Emniyet Teşkilatı tarafından takibe alındığı bildirildi. Süddeutsche Zeitung ile NDR ve WDR yayın kuruluşlarının haberlerine göre, polis zanlıyı gözetim altında tutuyordu ve evinin karşısına yerleştirilen bir kamera da saldırıdan kısa bir süre önce ona dair kayıtlar yaptı.
Bu arada Abdul B.'nin de polis tarafından izlendiğinin farkına varmış olabileceği belirtiliyor. Nitekim 2 Temmuz'da güvenlik kamerası, zanlının elinde bir silahla evden çıktığına dair kayıtlar yaptı. Polisin evinde yaptığı aramada ise silahın oyuncak olduğu anlaşıldı. Ardından emniyet güçleri, tehlikeli olarak görülen şüphelilerle yapılan prosedüre uygun olarak onunla resmi bir "uyarı görüşmesi" gerçekleştirdi.
Bütün bunlara rağmen nasıl saldırıyı yapabildiği sorusuna cevap aranırken İçişleri Bakanı Dobrindt de "Berlin eyaletinin uyguladığı teknik takibin yeterli olup olmadığı da incelenecek konulardan biridir" diyerek ihmal olasılığına dikkat çekti. Öte yandan tüm bu gözetim imkanları ile de büyük bir saldırı düzenleme niyetinde olan kişilerin bunu yapmasını tamamen engellenmesinin imkansız olduğunu da vurguladı. Bakan, "Riski en aza indirebilirsiniz ancak tamamen ortadan kaldıramazsınız" diye konuştu


.jpg&w=3840&q=75)
