Erbil (Rûdaw) – Merkezi Washington'da bulunan Ortadoğu Enstitüsü (Middle East Institute) tarafından yayımlanan bir araştırmada, Kürdistan Bölgesi Peşmerge Güçleri'nin ABD'nin Ortadoğu'daki en önemli güvenlik ortaklarından biri olduğu belirtilerek, Peşmerge'nin daha gelişmiş silahlar ve eğitimle güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
"Kurdistan's Army (Kürdistan'ın Ordusu)" başlıklı raporda, Peşmerge'nin özellikle IŞİD'e karşı 2014-2017 yılları arasındaki savaşta gösterdiği performans ile daha sonraki dönemde Irak ordusu ve Heşdi Şabi ile yaşanan çatışmalar değerlendirildi.
Rapora göre, Peşmerge sahada etkin ve güvenilir bir güç olduğunu kanıtlarken, siyasi bölünmüşlük ise askeri kapasitesinin önündeki en büyük engellerden biri olmaya devam ediyor.
"ABD, Peşmerge'yi daha güçlü hale getirmeli"
Raporda, uygun siyasi koşulların oluşması halinde ABD'nin Peşmerge'nin askeri kapasitesini artırması gerektiği belirtilerek şu değerlendirme yapıldı:
"Peşmerge, Kürdistan Bölgesi sınırlarını koruyabilecek, İran'ın nüfuzunu dengeleyebilecek ve terör örgütlerine karşı mücadeleyi sürdürebilecek güvenilir bir ortaktır."
Araştırmada Washington yönetiminin Peşmerge'yi Kürdistan Bölgesi'nin sınır güvenliğinden sorumlu temel güç olarak tanıması, ağır silahlar ve hava savunma sistemleriyle desteklemesi önerildi.
Reform ve birleşme şartı
Raporda, ABD'nin Kürdistan Bölgesi ile askeri iş birliğini, Peşmerge reformlarının ilerlemesi ve birliklerin Peşmerge Bakanlığı çatısı altında tek komuta yapısında birleştirilmesi şartına bağlaması gerektiği vurgulandı.
Araştırmada, yıllardır reform sürecinin konuşulmasına rağmen bu alanda sınırlı ilerleme sağlandığı belirtilerek, askeri terfi ve görevlendirmelerde parti bağlılığı yerine liyakat esasının benimsenmesi gerektiği ifade edildi.
Rapora göre ABD, reformlarda somut ilerleme sağlanması halinde Peşmerge'ye doğrudan şu askeri ekipmanları sağlayabilir:
Keşif ve gözetleme dronları, tanksavar füze sistemleri, hava savunma sistemleri ve zırhlı savaş araçları.
Elektronik maaş sisteminin tamamlanmasının ardından Washington'un Peşmerge maaşlarına yönelik mali desteği yeniden başlatabileceği de kaydedildi.
IŞİD savaşı raporda ayrıntılı incelendi
Raporda, 2014 yılında IŞİD’in Musul'u ele geçirmesiyle başlayan süreçte Peşmerge'nin ilk aşamada ağır silah eksikliği nedeniyle zorlandığı, ancak ABD öncülüğündeki koalisyonun hava desteğinin başlamasının ardından karşı taarruza geçtiği ifade edildi.
Peşmerge'nin, koalisyon güçleri, Irak ordusu ile koordinasyon içinde çok sayıda bölgenin IŞİD’den geri alınmasında önemli rol oynadığı belirtildi.
Musul operasyonuna da değinilen raporda, Peşmerge'nin kuzey ve doğu cephelerinde kritik görevler üstlendiği, savaş boyunca yaklaşık 2 bin Peşmerge'nin hayatını kaybettiği, 12 bin kişinin de yaralandığı bilgisi paylaşıldı.
2017 Kerkük süreci de değerlendirildi
Araştırmada, 2017 bağımsızlık referandumunun ardından Irak ordusu ve Haşdi Şabi'nin Kerkük'e yönelik operasyonuna da yer verildi.
Raporda, Peşmerge'nin bazı bölgelerde yoğun direniş göstermesine rağmen ağır silah eksikliği ve siyasi bölünmüşlüğün savunma kapasitesini olumsuz etkilediği değerlendirmesi yapıldı.
ABD'ye öneriler
Raporda Washington yönetimine şu tavsiyelerde bulunuldu:
* Peşmerge'yi Kürdistan Bölgesi'nin resmi sınır güvenlik gücü olarak tanımak,
* Abrams tankları, Bradley ve Stryker zırhlıları ile Avenger ve HAWK hava savunma sistemlerini Peşmerge'ye sağlamak,
* Mali yardımları reform sürecine ve Peşmerge Bakanlığı bünyesinde birleşen birliklere bağlamak,
* Komutan atamalarında liyakat esasını teşvik etmek,
* ABD Özel Kuvvetleri ile Kürdistan Bölgesi Terörle Mücadele Güçleri arasındaki iş birliğini artırmak,
* Kürdistan Bölgesi'nde yerli savunma sanayisinin geliştirilmesini desteklemek.
Raporun sonuç bölümünde ise şu değerlendirmeye yer verildi:
"Peşmerge güvenilir bir ortaktır ancak siyasi bölünmüşlük en büyük zayıflığıdır. Reformların tamamlanması halinde Peşmerge yalnızca terörle mücadelede değil, Kürdistan Bölgesi'nin sınırlarını dış tehditlere karşı koruyabilecek ulusal bir güç haline gelebilir. ABD bu fırsatı değerlendirerek istikrarlı bir Kürdistan Bölgesi'ndeki stratejik konumunu güçlendirebilir."



