Haber Merkezi - Avrupa'da etkili olan sıcak hava dalgaları ve kuraklık nedeniyle Ren, Thames, Tuna, Rhone ve Po nehirlerinin geniş kesimlerinde son 34 yılın en düşük temmuz debileri kaydedildi.
Belga haber ajansının, Avrupa Birliği'nin (AB) Dünya Gözlem Programı Copernicus verilerine dayandırdığı habere göre, Avrupa'nın önde gelen nehirlerinde su akışları tarihi düşük seviyelere geriledi.
Ren, Thames ve Tuna'da rekor düşük debi
İngiltere'deki Thames Nehri'nin izlenen kesimlerinin yaklaşık yüzde 95'inde, Ren'in yüzde 85'inde ve Tuna'nın yüzde 65'inde 1992'den bu yana temmuz ayları için en düşük debiler belirlendi.
Fransa ve İsviçre'den geçen Rhone Nehri'nin yaklaşık yüzde 30'unda, İtalya'nın en büyük nehri Po'nun ise yaklaşık yüzde 40'ında aynı dönemin en düşük temmuz debileri ölçüldü.
Nehirlerdeki olağanüstü düşük debiler, Avrupa'nın geniş kesimlerini etkileyen uzun süreli kuraklık ve art arda yaşanan sıcak hava dalgalarının görüldüğü dönemde kaydedildi.
Ren ve Tuna'da hidrolojik kuraklık
Avrupa Kuraklık Gözlemevi'nin (EDO) yayımladığı hidrolojik kuraklık göstergeleri de Avrupa'daki nehirlerde düşük su ve akış koşullarını ortaya koydu.
Buna göre Ren Nehri'nin İsviçre Alpleri'nden Almanya'nın batısına kadar uzanan geniş bölümünde haziran başından bu yana hidrolojik kuraklık koşulları görüldü.
Tuna Nehri de özellikle Macaristan'dan geçen kesimlerinde uzun süre düşük akış koşullarından etkilendi.
Fransa'da Loire Nehri'nin Orleans'tan Atlas Okyanusu'na kadar uzanan bölümündeki debi, haziranın ikinci yarısından temmuz sonuna kadar "aşırı düşük" seviyelerde seyretti.
Düşük su seviyeleri taşımacılığı ve enerji üretimini etkiliyor
Avrupa'nın büyük nehirleri, kıtanın su kaynaklarının yanı sıra tarım, enerji üretimi, sanayi ve yük taşımacılığı açısından da kritik önem taşıyor.
Özellikle Ren ve Tuna, Avrupa'nın başlıca iç su yolu taşımacılığı güzergahları arasında bulunuyor. Nehirlerdeki düşük su seviyeleri, gemilerin taşıyabileceği yük miktarının azalmasına ve taşımacılık maliyetlerinin yükselmesine yol açıyor.
Nehir debilerindeki düşüş, hidroelektrik üretiminin yanı sıra termik ve nükleer santrallerin soğutma suyu temininde de sorunlara neden olabiliyor.


.jpg&w=3840&q=75)