Haber Merkezi - Dünya Meteoroloji Örgütü (BMÖ), mevcut El Nino hava olayının önümüzdeki aylarda daha da güçlenebileceğini açıkladı. Örgüt, El Nino’nun 2027 Şubat’ına kadar devam etme ihtimalinin yüzde 100’e yaklaştığını belirtirken, olayın son 40 yıldaki en güçlü El Nino olabileceği uyarısında bulundu.
Dünya Meteoroloji Örgütü, El Nino’nun yıl sonuna doğru zirve yapmasının beklendiğini ve etkilerinin 2027 yılına kadar sürebileceğini bildirdi.
BMÖ Genel Sekreteri Celeste Saulo, perşembe günü Cenevre’de yaptığı açıklamada, mevcut El Nino’nun yaklaşık 40 yıl önce kayıtların tutulmaya başlanmasından bu yana gözlemlenen en güçlü olaylardan biri olabileceğini söyledi.
Saulo, El Nino’nun özellikle yağış düzenleri ve sıcaklıklar üzerinde ciddi değişikliklere yol açabileceğini belirterek, dünyanın farklı bölgelerinde sel, kuraklık ve aşırı sıcak hava dalgaları riskinin artabileceği uyarısında bulundu.
El Nino nedir?
El Nino, ekvatoral Pasifik Okyanusu’nun orta ve doğu kesimlerindeki yüzey sularının normalden daha fazla ısınmasıyla ortaya çıkan doğal bir iklim olayıdır.
Bu ısınma, bölgedeki atmosfer sıcaklığını da artırarak dünyanın farklı bölgelerinde yağış ve sıcaklık düzenlerini etkileyebiliyor.
BMÖ’ye göre mevcut El Nino, fosil yakıt kullanımından kaynaklanan küresel ısınmayla aynı döneme denk geliyor. Bu durumun aşırı hava olaylarının etkisini daha da artırabileceği belirtiliyor.
“Toplumlar ve ekonomiler ağır darbe alabilir”
Saulo, El Nino’nun toplumlar ve ekonomiler üzerinde ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirterek tarım, sağlık, enerji ve su sektörleri ile afet yönetiminden sorumlu kurumları hazırlıklı olmaya çağırdı.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres de El Nino’nun güçlendiğini belirterek, okyanus sıcaklıklarının yükselmesi ve aşırı hava olaylarının artmasıyla dünyanın “yüksek riskli bir bölgeye” girdiği uyarısında bulundu.
El Nino’nun etkileri
El Nino genellikle 2 ila 7 yılda bir ortaya çıkıyor ve 9 ila 12 ay sürüyor.
Fenomen, Amazon bölgesinin bazı kesimleri, Endonezya ve Avustralya’da kuraklığa yol açabilirken, Hindistan’daki mevsimsel yağışları ve tropikal bölgelerdeki yağış düzenlerini de değiştirebiliyor.



