Magdeburg (Rûdaw) - Almanya'nın doğusunda yer alan Saksonya-Anhalt eyaletinin başkenti Magdeburg, ülkenin siyasi geleceğini ve göçmen politikasının yönünü belirleyecek kritik bir seçime sahne oluyor. 6 Eylül 2026'da gerçekleştirilecek eyalet parlamentosu seçimleri öncesinde, göçmen karşıtı söylemleriyle bilinen aşırı sağcı AfD partisi, birinci parti olarak eyalet hükümetini kurmayı hedefliyor.
Göçmen karşıtlığı ana kampanya malzemesi oldu
Seçim kampanyasının merkezine göçmen karşıtlığını koyan AfD, iktidara gelmeleri halinde "hukukun üstünlüğünü yeniden tesis edeceklerini" öne sürüyor.
Rûdaw’a konuşan AfD Başkan Yardımcısı Oliver Kirchner, mevcut federal hükümeti hedef alarak, "Hükümeti yeniden hukukun çizgisine çekmek istiyoruz. Şu anki hükümet, yasadışı göçü kolaylaştırarak ve sığınmacılara mali destek sağlayarak kendi vatandaşlarının haklarını ihlal ediyor" ifadelerini kullandı.
"Irkçılık günlük yaşamın bir parçası haline geldi"
Aşırı sağın yükselişi, bölgede yaşayan azınlıklar, Kürt diasporası ve insan hakları örgütleri arasında derin bir endişe yaratmış durumda. Gözlemciler, Saksonya-Anhalt'ta ırkçılığın artık istisnai bir durum olmaktan çıkıp sıradanlaştığı uyarısında bulunuyor.
Magdeburg'da yaşayan Rojava Kürdistanı doğumlu Aras Beder, karşılaştıkları zorlukları Rûdaw'a şu sözlerle anlattı:
"Irkçılık artık günlük yaşamımızın bir parçası haline geldi. Yabancılar iş yerlerinde, sokakta veya pazarlarda sürekli olarak saygısızlık ve şiddetle karşılaşıyor. Özellikle başörtülü kadınlar veya farklı ten rengine sahip olan kişiler çok daha fazla hedef alınıyor."
İnsan hakları aktivistleri, AfD'nin iktidara gelmesi durumunda göçmenlere yönelik şiddet eylemlerinin daha da artabileceğinden ve temel insan haklarının tehlikeye gireceğinden endişe ediyor.
Kürt diasporası ve demokratların tutumu: "Terk etmeyin, direnin"
AfD'nin muhtemel zaferine karşı Kürt diasporasının önemli bir kesimi bölgede kalarak sivil ve demokratik mücadeleyi sürdürme kararı aldı.
Rûdaw'a konuşan Kürt göçmenler, Almanya'nın özgür geleceğini savunmak için barışçıl gösteriler ve demokratik eylemlerle tepkilerini dile getirmeye hazır olduklarını belirtti.
Demokratik partiler de göçmenlerle dayanışma mesajları veriyor. Yeşiller Partisi (Die Grünen) Temsilcisi Susan Sziborra-Seidlitz, göçmenlere eyaleti terk etmemeleri çağrısında bulunarak, "Lütfen hep birlikte burada kalalım ve bu aşırı sağcı eğilime karşı duralım ki Saksonya-Anhalt çok renkliliği ve güzelliğiyle kalmaya devam etsin" dedi.
Sağ neden güçleniyor?
Uzmanlar ve bölge sakinleri, merkez partilerin halkın temel sorunlarını çözmedeki yetersizliğinin aşırı sağı güçlendirdiği görüşünde. Yeşiller Partisi Milletvekili Adayı Mustafa Grüner, "Artan hayat pahalılığı, Magdeburg'daki toplu taşıma krizleri ve okullardaki öğretmen açığı gibi kronik sorunlar, halkın mevcut sistemden umudunu kesip sağcı partilere yönelmesine zemin hazırladı" değerlendirmesinde bulundu.
Saksonya-Anhalt eyaletinde 6 Eylül'de sandıktan çıkacak sonuç, yalnızca bir yerel seçim sonucu olmayacak; aynı zamanda Almanya'nın demokratik değerleri ile bu ülkeyi ikinci vatanı olarak gören milyonlarca göçmenin geleceği için tarihi bir sınav niteliği taşıyacak.



