Erbil (Rûdaw) - ABD’li yetkililer, temmuz ayında Ürdün’deki Muvaffak Salti Hava Üssü’ne düzenlenen ve 3 Amerikan askerinin ölümüyle sonuçlanan saldırı öncesinde İran’ın Çinli şirketlerden hassas uydu görüntüleri aldığını açıkladı. Gelişme, 24 Eylül'deki Trump-Şi zirvesi öncesi tansiyonu yükseltti.
The Wall Street Journal (WSJ) gazetesine konuşan Amerikalı yetkililer, elde edilen istihbaratın Pekin’in Tahran’a sunduğu teknolojik desteğin doğrudan Amerikan askerlerini hedef aldığını kanıtlayan en somut veri olduğunu öne sürdü.
Washington yönetimi, temin edilen uydu fotoğrafları ile üsse yapılan hassas füze atışları arasında doğrudan illiyet bağı kurdu.
Haberde Çinli şirketlerin isimleri paylaşılmazken, Pekin yönetiminin saldırıda doğrudan bir talimatı olduğuna dair bilgi verilmedi; ancak Tahran’ın saldırı öncesinde ve sonrasında üssün ayrıntılı haritalarını ve görüntülerini elinde bulundurduğu kaydedildi.
17 Temmuz saldırısı: Yaşam alanı tam isabetle vuruldu
17 Temmuz’da düzenlenen saldırıda İran balistik füzeleri, Ürdün’ün kuzeydoğusunda konuşlu üste Amerikan askerlerinin dinlenme ve yaşam alanlarını doğrudan hedef aldı. Saldırıda 3 ABD askeri yaşamını yitirdi, 4 asker ağır yaralandı. Füzelerin ayrıca üste yer alan savaş uçakları ile İHA hangarlarını da hedef aldığı bildirildi.
Söz konusu saldırı, nisan ayında varılan ateşkesin ardından Amerikan güçlerinin verdiği ilk can kaybı oldu. Üssün gelişmiş hava savunma kalkanlarıyla korunmasına rağmen İran’ın hedefleri tam isabetle vurabilmesi askeri uzmanlarca dikkat çekici bulundu. İran, saldırıdan üç gün sonra hasar gören alanlara ait ayrıntılı uydu görüntülerini yayımlamış, WSJ’nin yaptığı incelemede ise 20’den fazla askeri bina ve mevzinin ağır hasar aldığı ortaya çıkmıştı.
Kritik Trump-Şi zirvesi öncesi gerilim
Ortaya çıkan bu veriler, 24 Eylül’de ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında gerçekleşecek kritik liderler zirvesi öncesinde iki ülke arasındaki gerilimi tırmandırdı.
ABD’nin söz konusu uydu verileri konusundaki rahatsızlığını Pekin’e ilettiği, ancak Çin makamlarının iddiaları reddederek somut kanıt istediği aktarıldı. Çin’in Washington Büyükelçiliği Sözcüsü Liu Chang ise eleştirileri reddederek Tahran ile ilişkilerinin uluslararası hukuka uygun olduğunu savundu.
ABD yönetimi mayıs ayında da İran’a görüntü sağladıkları gerekçesiyle Çin merkezli MizarVision, Earth Eye ve Chang Guang adlı uydu şirketlerini yaptırım listesine almıştı. Ancak Trump yönetiminin, yaklaşan 24 Eylül zirvesini tehlikeye atmamak adına doğrudan bir diplomatik krizden kaçınmaya çalıştığı belirtiliyor. Nitekim ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi ile görüşmesinin ardından "Çin’in attığı adımların sahadaki dengeleri değiştirmediğini" ifade etmişti.
Füze parçaları ve gemi takibi endişesi
İstihbarat raporlarına göre Tahran, yalnızca uydu görüntüsü değil, füze güdüm sistemleri ile İHA üretiminde kullanılan kritik parçaları da Çinli şirketlerden temin ediyor.
ABD’li yetkililer, son günlerde bazı İran füzelerinin Amerikan savaş gemilerinin çok yakınından geçmesi üzerine Pekin’in ABD donanmasına ait gemilerin konum bilgilerini de Tahran ile paylaşmasından endişe duyuyor. ABD Kongresi İstihbarat Komitesi’nin, Çin ve Rusya’nın İran’a sunduğu askeri ve teknik desteğin kapsamı konusunda kapsamlı bir brifing aldığı kaydedildi.



