Haber Merkezi - Fransa, Belçika, Hollanda, Almanya, Yunanistan, Malta, Portekiz, İtalya ve İsviçre, havalimanlarında uzun kuyruklara yol açan Avrupa Birliği'nin tartışmalı giriş-çıkış sistemini (EES), teknoloji ve sistemler düzgün çalışana kadar uygulamayacaklarını bildirdi.
AB dışından gelen yolcuların parmak izi ve yüz taraması vermesini gerektiren EES, uygulandığı havalimanlarında uzun kuyruklara ve seyahatlerde aksamalara yol açtı.
Dokuz Avrupa ülkesinin, sınır geçişlerindeki akıcılığı korumak ve havalimanlarında yaşanan yoğunluğu azaltmak amacıyla sistemin tam olarak uygulanmasını ertelediği bildirildi.
Geçen yıl ekim ayında devreye alınmaya başlanan EES'nin nisan ayına kadar tamamen yürürlüğe girmesi planlanıyordu.
Sistem kapsamında AB dışından gelen yolcuların pasaportlarına damga vurulması yerine biyometrik verilerinin, parmak izi ve yüz görüntülerinin kaydedilmesi öngörülüyor.
Ülkelere, yaz aylarında yaşanabilecek seyahat yoğunluğu ve olası kaosu önlemek amacıyla kontrolleri askıya almalarına olanak tanıyan 150 günlük bir geçiş süresi verildi.
Bu sürenin 6 Eylül'de sona ermesine rağmen Fransa, Belçika, Hollanda, Almanya, Yunanistan, Malta, Portekiz, İtalya ve İsviçre, sistemlerin sorunsuz çalıştığından emin olana kadar EES kontrollerini tam olarak uygulamayacaklarını açıkladı.
Havayollarından tepki
Havayolları ve havalimanları, AB'nin yeni sınır kontrollerini uygulamaya koyma biçimine tepki gösterdi.
Havayolları, sistemin uygulanması için gerekli teknik altyapının ve personel hazırlıklarının yeterince tamamlanmadığını, bunun da özellikle yoğun seyahat dönemlerinde havalimanlarında ciddi gecikmelere yol açabileceğini belirtiyor.
İrlanda merkezli düşük maliyetli havayolu şirketi Ryanair, havalimanlarına ve sınır yetkililerine gerekli hazırlıkları tamamlamaları için daha fazla süre tanınması çağrısında bulundu.
Ryanair, EES kapsamındaki muafiyetin en az Nisan 2027'ye kadar uzatılmasını istedi.
Ryanair Operasyon Müdürü Neal McMahon, sistemin uygulanma sürecini sert sözlerle eleştirerek sürecin başından sonuna kadar bir "felaket" olduğunu ve sektörün yaptığı uyarıların dikkate alınmadığını söyledi.



