Düsseldorf (Rûdaw) - Almanya’da sol partilerin Berlin yerelindeki gücünü korumasına rağmen iki eyalette aşırı sağın birinci çıkması, başkentte yaşayan Kürt göçmenlerin gelecek kaygılarını artırdı. Kentte yaşayan Kürtlerin gündeminde tırmanışa geçen aşırı sağcı politikaların yanı sıra fahiş kira artışları ve konut krizi başı çekiyor.
Faturalar ve kira yükü katlandı
Berlin’de hayat pahalılığı vatandaşların bütçesini zorlamaya devam ediyor.
Şehir sakinlerinden Xesro Bozan artan maliyetlere değinerek, "Beş yıl önce gaz ve elektrik giderlerime 70 euro veriyordum, şimdi bu rakamlar çok yükseldi" dedi.
Konut yetersizliğini kentin en büyük sorunu olarak nitelendiren Dr. Şükrü Güler ise, "Berlin’e her yıl yaklaşık 35 bin yeni insan geliyor. Bu nedenle acilen yeni konutların yapılması ve istihdam alanlarının genişletilmesi gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu.
Büyük emlak şirketlerine tepki
Genç bir kadın kent sakini, kira fiyatlarının denetlenmesi gerektiğini savunarak, "Kira artışlarına bir sınır getirilmeli. Dev şirketlerin piyasadaki tüm daireleri kapatıp fahiş fiyatlarla kiralamasının veya satmasının önüne geçilmeli" diye konuştu.
"İkinci sınıf vatandaş olmak istemiyoruz"
Aşırı sağcı AfD’nin yükselişinin toplumsal barışı tehdit ettiğini vurgulayan Ari Sabir, Rûdaw’ın "Diaspora" programına yaptığı açıklamada şu uyarılarda bulundu:
"Solun Berlin’deki varlığı aslında kentin kendi varlığı anlamına geliyor, çünkü Berlin sakinlerinin büyük çoğunluğu göçmen kökenli insanlardan oluşuyor.
Şu an aşırı sağın güçlenmesi çok ciddi bir korku yaratmış durumda. Kendimin veya çocuklarımın bu ülkede ikinci sınıf vatandaş durumuna düşmesini asla kabul edemem. Berlin aşırı sağcıların yönetimine geçerse bu şehir artık eski Berlin olamaz."
Berlin’de yaşayan Kürt toplumu, konut ve güvenlik kaygılarının yanı sıra mesleki eğitim imkanlarının (Ausbildung) artırılmasını, şehir altyapısının iyileştirilmesini ve iş piyasasına erişimin kolaylaştırılmasını talep ediyor.


