Berlin (Rûdaw) - Rûdaw TV'de yayımlanan Diaspora programına katılan Berlin'de yaşayan Kürt araştırmacı ve yazar Peşrew Muhammed, Sol Parti'nin (Die Linke) Berlin seçimlerindeki başarısını ve bunun Kürt diasporası üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Muhammed, Sol Parti'nin Kürtlerin ulusal egemenlik mücadelesine klasik Marksist bir perspektifle yaklaştığını ve Peşmerge'ye silah yardımına karşı çıktığını hatırlattı.
Sol Parti'nin Berlin'de oyların yüzde 25'ini alarak önemli bir başarı elde ettiğini ancak tek başına hükümet kuramayacağını belirten Peşrew Muhammed, son 30 yılda Batı'da "kimlik siyasetine" yönelen yeni bir sol modelin inşa edildiğini söyledi.
Muhammed, "Bu yeni modelde azınlıkların ve ötekileştirilmiş grupların siyasetin ana sembolü haline gelmesi hedefleniyor" dedi.
"Yeni nesil jeopolitikten uzaklaşıp kimlik siyasetine odaklandı"
Sol Parti'den Berlin Eyalet Parlamentosu'na seçilen Elif Eralp'in yürüttüğü siyasetin, ABD'li Kongre üyesi Alexandria Ocasio-Cortez'in deneyiminin "doğrudan bir kopyası" olduğunu savunan Muhammed, her iki ismin de göçmen geçmişine sahip olduğunu ve ırkçılık karşıtı bir söylem üzerinden ilerlediğini vurguladı.
Araştırmacı Muhammed, Almanya'daki yeni sol neslin Gregor Gysi ve Dietmar Bartsch gibi daha çok jeopolitiğe odaklanan eski kuşak siyasetçilerin söyleminden uzaklaştığını; bunun yerine ötekileştirilmiş kesimlerin duygularına ve kimlik siyasetine ağırlık verdiğini ifade etti.
Barınma krizi Sol Parti'ye kazandırdı
Sol Parti'nin seçim başarısının arkasındaki iç nedenlere değinen Muhammed, partinin Berlin'deki fahiş kira artışları ve barınma krizine doğrudan çözüm odaklı yaklaşmasının seçmende karşılık bulduğunu aktardı.
Dış faktörlerin de bu başarıda etkili olduğunu belirten Muhammed, "Saksonya-Anhalt ve Mecklenburg-Vorpommern gibi eyaletlerde göçmen karşıtlığı üzerinden yükselen sağcı AfD partisi bir korku iklimi yarattı. Türkiye, İran ve Katar gibi bölge ülkelerinin medyası da 'toplu sınır dışı etme' söylentilerini yayarak bu korkuyu körükledi. Sol Parti ise bu durumu iyi değerlendirip kendini göçmenlerin yegane koruyucusu olarak konumlandırdı ve oyları topladı" değerlendirmesinde bulundu.
Kürt diasporası bu durumdan nasıl etkilenecek?
Sol Parti'nin güçlenmesinin Kürt diasporası üzerindeki etkilerini sosyal ve dış politika olmak üzere iki başlıkta ele alan Peşrew Muhammed, şunları kaydetti:
"Sosyal açıdan bakıldığında; Sol Parti göç ve sağlık dairelerinde demokratikleşme ile eğitimli personel istihdamını savunuyor. Bu durum Almanya'daki Kürtlere günlük hayatta doğrudan fayda sağlıyor.
Ancak dış politika açısından durum farklı. Solcuların Ortadoğu'daki karmaşık denklemlere rasyonel bir bakışı yok; meselelere salt 'barış' gibi genel geçer sloganlarla yaklaşıyorlar. Örneğin, IŞİD'e karşı yürütülen savaşta Sol Parti, Peşmerge güçlerine silah gönderilmesine sürekli karşı çıktı. Çünkü meseleye klasik Marksist vizyonla yaklaşıyorlar, ulusal egemenlik kavramını anlamlandırabilmiş değiller."
"Kürtlerin Sol Parti gündemindeki yeri daralıyor"
Bölgesel güçlerin Sol Parti içindeki etkisine de dikkat çeken Kürt araştırmacı Peşrew Muhammed, "İran, Türkiye ve Katar'ın parti içindeki yansımaları nedeniyle keskin bir anti-emperyalist ve anti-Siyonist söylem ön plana çıkıyor. Bu katı yaklaşım, Kürdistan'ın egemenlik mücadelesinin basitçe 'bölge devletlerine muhalefet' veya farklı bir eksende algılanmasına yol açıyor. Maalesef bu da Kürtlerin Sol Parti'nin siyasi ajandasındaki yerinin giderek azalmasına neden oluyor" diyerek sözlerini tamamladı.


