Berlin (Rûdaw) - Almanya Dışişleri Bakanlığı, uluslararası güçlerin çekilme kararına rağmen Irak ve Kürdistan Bölgesi ile farklı alanlardaki işbirliğinin koordineli bir şekilde devam edeceğini açıkladı. IŞİD tehdidine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan bakanlık, Kürt ortaklarının artık IŞİD'le tek başına mücadele edebilecek kapasiteye ulaştığını vurguladı.
Almanya Dışişleri Bakanlığı Sözcülüğü, IŞİD'e Karşı Uluslararası Koalisyon Güçleri’nin bölgeden çekilme kararının ardından Ortadoğu ve özelde Kürdistan Bölgesi'ndeki güvenlik, barış ve istikrarın geleceğine dair Rûdaw Editörü Kehi Mahmud'un sorularını yanıtladı.
Askeri güçlerin Kürdistan Bölgesi ve Irak'tan çekilme sürecine değinen bakanlık sözcüsü, "Almanya, Irak'ın uluslararası güçlerin çekilmesine yönelik talebine saygı duymaktadır. Ancak bu, yardımların ve işbirliğinin sona erdiği anlamına gelmemektedir" ifadelerini kullandı.
"Güvenlik ve kalkınma desteğimiz sürecek"
Almanya'nın bölgedeki varlığının ve desteğinin yeni bir formatta süreceği mesajını veren sözcü, "Almanya'nın Irak ve Kürdistan Bölgesi'ne yönelik taahhütlerinin; güvenlik sektörüne destek, istikrarın inşası ve kalkınma projeleri gibi alanlarda uyumlu ve koordineli bir şekilde devam etmesi her iki tarafın da ortak çıkarınadır" değerlendirmesinde bulundu.
Sözcü ayrıca, söz konusu işbirliğinin gelecekteki çerçevesini belirlemek üzere Iraklı muhataplarla görüşmelerin sürdüğünü de sözlerine ekledi.
"IŞİD kalıcı olarak zayıflatıldı"
IŞİD'in bölgedeki mevcut durumu ve olası tehditlerine ilişkin de önemli tespitlerde bulunan Almanya Dışişleri Bakanlığı, örgütün Irak'ta "kalıcı" bir biçimde zayıflatıldığını ve bölgedeki hakimiyetinin tamamen sona erdiğini belirtti.
Koalisyon güçleri çekildikten sonra IŞİD'e karşı askeri operasyonların devam edip etmeyeceği sorusunu doğrudan yanıtlamayan bakanlık sözcüsü, yerel güçlerin kapasitesindeki artışa dikkat çekerek şunları kaydetti:
"Kürt ortaklarımız ve Irak merkezi hükümeti, IŞİD'in arta kalan uyuyan hücreleriyle tek başlarına mücadele edebilecek askeri kapasiteye her geçen gün daha fazla erişiyor. Ancak bu olumlu gelişmelere rağmen, bugüne kadar elde edilen güvenlik kazanımlarının titizlikle korunmasına yönelik sürekli bir ihtiyaç olduğu da şüphesizdir."



