Düsseldorf (Rûdaw) – Almanya'nın en büyük muhalefet partisi olan aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD), siyasi engelleri birer birer aşarken partinin yükselişi göçmenler arasında endişeye neden oluyor.
Almanya'nın Sachsen-Anhalt eyaletinde, aşırı sağcı AfD üyesi bir siyasetçi ilk kez eyalet parlamentosu başkanlığına seçildi. Bu gelişme, ülkedeki demokratik siyasi dengeler açısından önemli bir kırılma olarak değerlendiriliyor.
“Demokrasi için kara bir gün”
Almanya'nın Nordrhein-Westfalen eyaletinde kültürel çeşitlilik ve farklı toplulukların bir arada yaşamı sürerken, ülkenin doğusundaki Sachsen-Anhalt eyaletinde siyasi dengeler değişiyor.
Aşırı sağcı AfD'nin bir üyesinin eyalet parlamentosu başkanlığına seçilmesi, aşırı sağın siyasetten uzak tutulması amacıyla yıllardır uygulanan siyasi engellerin aşılması olarak görülüyor. Bu gelişme, Almanya demokrasisi açısından “kara bir gün” olarak nitelendiriliyor.
Göçmen karşıtı politikalarıyla bilinen AfD, her seçimde desteğini artırıyor.
“İyi bir mesaj değil”
Alman avukat Rene Muller, gelişmeye ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Bu, insanları derinden üzüyor. Parlamento demokrasinin evidir. Demokratik olmayan bir temsilcinin parlamentonun başına geçmesi iyi bir mesaj değil.”
Gelecekteki seçimlere de dikkat çeken Muller, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu mesele, geleceğe ilişkin kaygılarla da bağlantılı. Şimdiden 2029 Federal Meclis seçimlerini ve bunun sonuçlarını konuşuyoruz. Bu da insanları yeniden üzüyor.
Korkum; hoşgörünün, özgürlüğün, güvenliğin ve demokrasinin azalması. Kaygı verici pek çok şey var. Durumun daha iyiye gidip gitmeyeceğini bilmiyorum.”
Göçmenler geleceklerinden endişeli
AfD, Federal Meclis'te hâlihazırda en büyük muhalefet partisi konumunda. Partinin yükselişi, Almanya'da yaşayan göçmenler arasında gelecek kaygısını artırıyor.
Rojava'dan Almanya'ya gelen iki Kürt kadın, Hêndir ve Roşen, yaklaşık 30 yıldır Almanya'da yaşıyor ve Düsseldorf kentinde bir restoran işletiyor. İki kadın da ülkedeki siyasi gelişmeler nedeniyle geleceklerinden endişe duyuyor.
Kadınlar, mevcut durumun bu şekilde devam etmesi hâlinde Almanya'dan ayrılabileceklerini söylüyor.
“Demokrasinin belini kırmak istiyorlar”
Almanya sokaklarında ve göçmenlerin işlettiği işletmelerin önünde şu soru gündemde: AfD'nin yükselişi, demokratik değerlerin sonunun başlangıcı mı, yoksa Almanya'daki siyasi krizin yeni bir aşaması mı?
AfD destekçileri yaşananları “siyasi izolasyonun sona ermesi” olarak değerlendirirken diğer partiler uyarıda bulunuyor ve AfD'nin ülkedeki demokrasiyi zayıflatmak amacıyla hareket ettiğini savunuyor.



