İstanbul (Rûdaw) - Milano Fashion Week, bu yıl sezon trendlerinin ötesine geçen güçlü bir mesajla başladı. “Fashion for Freedom” koleksiyonu, modayı insan hakları ve halklar arası dayanışma fikriyle buluşturdu.
Kürt delegasyonunu 16 yaşındaki tasarımcı temsil etti
Etkinlikte Kürt delegasyonunun temsilini, henüz 16 yaşındaki genç tasarımcı Melissa Nur üstlendi. Rojmi markasının kurucusu olan Nur’un marka adı, Kürtçede “güneş” anlamına gelen “roj” ile Milano’yu simgeleyen “Mi” kelimelerinin birleşiminden oluşuyor. Bu isimle Kürdistan ile İtalya arasında sembolik bir köprü kurulması amaçlandı.
Genç tasarımcı, varlığıyla “Kürdistan’ın güneşini” İtalya’nın moda başkentine taşımak istediğini vurguladı.
Kürt kültüründe kadının güneşten önce uyandığı ve güneşi “doğuran” olduğu anlatısı, defilenin ana fikrini oluşturdu. Kadının ışığı, bilgiyi ve yaşamı dünyaya taşıyan özne olduğu mesajı, koleksiyonun anlatımına yön verdi.

UniUma’da görev yapan Kürt profesörden duygusal konuşma
Etkinlikte konuşmayı Milano’daki UniUma’da görev yapan Kürt profesör Nurgul Çokgezici yaptı. Psikolog, pedagog ve kriminolog olan Çokgezici’nin konuşması salonda duygusal anlar yaşattı ve uzun süre alkışlandı.
Defileye çatışmaların yaşandığı ülkelerden ve farklı etnik topluluklardan temsilciler katıldı. Katılımcılar, özgürlük ve diyalog ortak paydasında bir araya geldi.
Saç örgüsü “direniş” sembolü olarak podyumda
Koleksiyonun temel sembolü saç örgüsü oldu. Kadın kimliğinin tarihsel simgelerinden biri olan saç örgüsü, son yıllarda birçok yerde direniş ve hak arayışının sembolüne dönüştü.
Özellikle Rojava’da yaşanan bir olayın ardından bu sembol daha görünür hale geldi. Bir cihatçı militanın, öldürdüğü genç bir Kürt kadının saç örgüsünü ganimet gibi havaya kaldırdığı görüntü uluslararası kamuoyunda büyük tepki toplamıştı. Bu olay, saç örgüsünü hafıza ve protesto sembolüne dönüştürdü.
Milano podyumunda farklı ülkelerin saç örgüleri tek bir büyük örgüde birleştirildi; sembolik olarak ev sahibi İtalya’nın örgüsüyle tamamlandı. Tasarımlarda Kürdistan ve Rojava renklerine de yer verildi.

Pippa Bacca ve Jina Emini unutulmadı
Defilede, savaşın izlerini taşıyan ülkeler arasında barış mesajı vermek için gelinliğiyle yola çıkan ve 2008 yılında Türkiye’de öldürülen İtalyan sanatçı Pippa Bacca hatırlandı.
Ayrıca İran’da gözaltında hayatını kaybeden Kürt kadın Jina Emini de unutulmadı. Genç tasarımcının etkinlik kapsamında yaptığı vurguda, her iki kadının da kadın bedeni ve özgürlüğü üzerinden yürütülen şiddetin sembollerine dönüştüğü ifade edildi.
Konuşmalarda, kadınlara yönelik şiddet, ayrımcılık ve kurumsal dışlanmaya karşı dayanışma çağrısı yapıldı.
Moda haftasında kolektif final
Defile, kimliğini kaybetmeden birbirine kenetlenen kültürlerin kolektif görüntüsüyle sona erdi. Genellikle stil ve piyasa odaklı bir takvim olarak görülen Milano Fashion Week, bu kez modanın aynı zamanda bir vicdan, bir hafıza ve halklar arasında bir köprü olabileceğini gösterdi.
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın