Şırnak'ta ‘Uluslararası İbnü'l-Esir El Cezeri Kardeşler Sempozyumu’ düzenlendi
Haber Merkezi – Şırnak, "Uluslararası İbnü'l-Esir El Cezeri Kardeşler Sempozyumu"na ev sahipliği yaptı. 103 akademisyenin katıldığı etkinlikte, Cizreli üç büyük Kürt âlim Mecdüddin, İzzüddin ve Ziyâüddin İbnü’l-Esîr kardeşlerin hayatı, eserleri ve ilim dünyasına katkıları derinlemesine incelendi. Sempozyumda, dünyanın ilk sibernetik bilgini kabul edilen El-Cezeri'nin deha ürünü icatları ve bilimsel mirası vurgulandı.
Şırnak Valiliği, Şırnak Üniversitesi ve Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) işbirliğiyle düzenlenen "Uluslararası İbnü'l-Esir El Cezeri Kardeşler Sempozyumu" sona erdi.
15 Temmuz Kongre ve Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen sempozyuma, yurt dışından 5 olmak üzere toplam 103 akademisyen katılım sağladı.
Sempozyumun ana gündemini, Cizreli üç büyük İslam âlimi olan Mecdüddin, İzzüddin ve Ziyâüddin İbnü’l-Esîr kardeşlerin hayatları, eserleri ve ilim dünyasına katkıları oluşturdu.
Türkiye'nin yanı sıra Romanya, Almanya, ABD, Suriye, Irak ve Güney Afrika'dan gelen bilim insanları, üç kardeşin İslam ve bilim dünyasına kazandırdığı mirası çok yönlü olarak değerlendirdi.
Özellikle ortanca kardeş İzzüddin İbnü’l-Esîr'in kaleme aldığı El-Kamil fi’t-Tarih adlı eserin, Ortaçağ tarihinin en güvenilir kaynaklarından biri olduğu ve dünya genelinde temel başvuru eseri olarak kabul edildiği vurgulandı.
Sempozyumun açılış konuşmasını yapan Şırnak Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. E. Mustafa Eyyuboğlu, İbnü’l-Esîr kardeşlerin hem İslam âleminde hem de dünya bilim tarihinde derin izler bıraktığını belirtti.
Şırnak Belediye Başkanı Mehmet Yarka da, Şırnak'ın ilmin ve irfanın diyarı olduğunu, İbnü’l-Esîr El-Cezerî Kardeşler’in mirasının 13. yüzyılda bu şehirden yükselen üç büyük yıldız olduğunu dile getirdi.
Sempozyumun ikinci gününde İbnü'l-Esir El Cezeri Kardeşler'in hayatı, eserleri ve tarihe ilgilerini konu alan sunumlar yapıldı.
Ardından Şırnak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdurrahim Alkış, İslam Tarihçisi Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma, Prof. Dr. Adnan Demircan, Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Prof. Dr. Enbiya Yıldırım ve Prof. Dr. Hüseyin Güneş'in katıldığı bir değerlendirme oturumu düzenlendi.
Rektör Alkış, sempozyumun çok renkli ve verimli geçtiğini ifade ederken, Düzenleme Kurulu Başkanı Güneş, 100'ü aşkın akademisyenin bildiri sunduğu sempozyumda önemli tarihi noktaların not alındığını ve bu bilgilerin üniversite arşivinde değerli bir yer edineceğini kaydetti.
El-Cezeri kimdir
Ünlü Kürt alim El-Cezeri, 1153 yılında Cizre'nin Tor Mahallesi'nde dünyaya gelmiş büyük bir mucit, mühendis ve bilim insanıdır.
Tam adı İsmail Ebul-İz bin Rezzaz El-Cezeri olan bu dahi, Batı dünyasında "Cazari" veya "Gazari" adıyla tanınır. "Ebul-İz" lakabı ise "şeref ve onurun babası" anlamına gelir.
Botan aşiretine mensup olan El-Cezeri, babası Rezzaz'dan aldığı bilgi birikimiyle bilim ve teknik alanında çığır açmıştır.
İcatları ve bilimsel mirası
El-Cezeri, bilgisayarların ve otomasyonun temellerini atan, sibernetiğin öncüsü kabul edilen ilk bilim insanıdır. Robotlar, karmaşık saatler, su makineleri, şifreli kilitler ve kasalar, termoslar ve otomatik çocuk oyuncakları gibi altmıştan fazla makine icat etmiştir.
En önemli eseri, tüm icat ve tekniklerini topladığı Arapça kaleme aldığı "El Camiu Beyn El İlim Vel Amel-En Nafi' Fis Sanaat İl Hiyel" adlı kitabıdır. Kitapta yer alan yazı, şekil ve resimler bizzat kendisi tarafından çizilmiştir ve döneminin çok ötesinde bir mühendislik dehasını gözler önüne serer.
Sibernetiğe katkıları
Sibernetik, canlı ve makinelerde haberleşme, kontrol, denge kurma ve yöneltme bilimi olarak bilinir. El-Cezeri, bu alanda denge durumları ve elektronik ayarlama sistemlerine odaklanmış, çeşitli makinelerinde başarılı uygulamalar sergilemiştir.
Hidromekanik prensiplerden faydalanarak şamandıralar ve palangalar arasında "karşılıklı etkileşim" sağlayan ilginç otomatik sistemler kurmuştur.
Bu çalışmalarıyla, otomatik kontrol biliminin zirvesine ulaşmış ve dünya çapında kabul görmüş eşsiz bir mucit ve dehadır.
Yaşamı ve çalışmaları
El-Cezeri, Cizre'de Ebul Kasım Mahmud Sencerşah döneminde (1162-1170) Cizre Ulu Camii'nin kapısını ve üzerindeki ejder figürlü kapı tokmaklarını yapmıştır. Sencerşah'ın vefatından sonra yerine geçen Seyfeddin Gazi b. Kutbeddin Zengi'nin savaşçı kişiliği nedeniyle artan vergi baskıları yüzünden 1174 yılında Diyarbakır'a göç ederek Artuklu sarayına sığınmıştır.
Diyarbakır'da Artuklu Sultanı Kara Aslan'ın torunu ve Diyarbakır Hükümdarı Ebul Feth Nasıruddin Mahmud (1200-1222) için 25 yıl boyunca hizmet vermiştir. Başyapıtı olan "El Camiu Beyn El İlim Vel Amel" adlı eserini de 1205 yılında bu dönemde tamamlamıştır.
Bazı çevrelerin iddialarının aksine, El-Cezeri'nin Hasankeyf veya Diyarbakır ile doğrudan bir bağı yoktur. O, Cizre'de doğmuş, yaşamının önemli bir bölümünü orada geçirmiş ve Artuklu sarayında geçirdiği hizmet süresinin ardından Cizre'ye geri dönerek vefat etmiştir. Vasiyeti üzerine kendisi ve kardeşi, Cizre Mezarlığı yerine Nuh Peygamber (a.s.) Camii avlusuna gömülmüş ve üzerlerine kubbe yapılmıştır.
El-Cezeri'nin mirası, günümüz teknolojilerine ilham veren eşsiz icatları ve bilimsel dehasıyla hala yaşamaktadır.