İstanbul (Rûdaw) - Eski AK Parti Mardin Milletvekili ve yazar Orhan Miroğlu'nun senaristliğini ve yönetmenliğini üstlendiği "Posta Kutusu 213 Diyarbakır" belgeseli, dünya prömiyerini 45. İstanbul Film Festivali’nde yaptı. 12 Eylül darbe döneminin en karanlık simgelerinden biri olan Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi’ndeki insanlık dışı uygulamalar, ilk kez bizzat o dönemin mağduru bir isim tarafından beyaz perdeye taşındı.
Dünyanın en kötü 10 cezaevinden biri olarak kabul edilen Diyarbakır Cezaevi’ni konu alan belgesel, izleyiciler tarafından yoğun ilgiyle karşılandı.
Gösterime yönetmen Orhan Miroğlu ve teknik ekibin yanı sıra, o dönem cezaevinde ağır işkencelerden geçmiş çok sayıda tanık da katıldı.
Miroğlu: “Hedef Kürt kimliğini yok etmekti”
Gösterim sonrası Rûdaw’a açıklamalarda bulunan Orhan Miroğlu, belgeselin merkezinde "kimlik inkarı" ve "hafıza" olduğunu vurguladı.
Miroğlu, "Asıl mesele Kürt kimliğinin reddiydi. O dönem görevli olan ve ismi hafızalara kazınan Esat Oktay Yıldıran, mahkumlara ‘Öyle bir program uygulayacağım ki buradan sağ çıksanız bile kendinizi tanıyamayacaksınız’ diyordu. Ancak bu zulüm amacına ulaşamadı; kimliği yok etmeyi başaramadılar" dedi.
Mehmet Can Azbay: “Biz o cehennemin aynasıyız”
Belgeselde tanıklıklarına başvurulan mağdurlardan Mehmet Can Azbay, yaşadıklarını çarpıcı bir benzetmeyle dile getirdi:
"Biz cehennemi gördük ve o cehennemden geliyoruz. Dinlerde tasvir edilen cehennemin dünyadaki halini bizzat yaşadık. O ağır şartlarda direnişimizle ayakta kaldık. Bugün burada o dönemin aynası olarak karşınızda duruyoruz."
Eski Askeri Hakim Kardaş: “Türkiye bu yarayı sarmak istemedi”
Belgeselde sadece mağdurlar değil, süreci hukuk boyutuyla ele alan isimler de yer alıyor. O dönemin askeri hakimlerinden Ümit Kardaş, cezaevindeki vahşetin toplumsal sonuçlarına dikkat çekti.
Kardaş, "O cezaevindeki zulme maruz kalan gençlerin dağa yönelmesi kaçınılmaz ve normal bir süreçti. Türkiye devleti bu meseleyi çözmek istemedi, aksine manipülasyonlarla bugüne kadar getirdi. Bugün de devletin çözüm konusundaki samimiyetine inanmakta güçlük çekiyorum" ifadelerini kullandı.
Gözyaşlarıyla izlendi
Hem mağdurların hem de o dönem kışlada görev yapan bazı askerlerin anlatımlarına yer veren "Posta Kutusu 213 Diyarbakır", iki saati aşan süresiyle tarihin karanlık sayfalarına ışık tutuyor. Gösterim sırasında salondaki birçok izleyicinin gözyaşlarını tutamadığı görüldü.
Belgeselin İstanbul prömiyerinin ardından uluslararası film festivallerinde de izleyiciyle buluşması planlanıyor.
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın