Frida Kahlo'nun 'Rüya' tablosu 54,7 milyon dolara satıldı

Haber Merkezi - Meksikalı ünlü ressam Frida Kahlo'nun 1940 yapımı "Rüya" (The Dream) adlı eseri, düzenlenen bir açık artırmada 54,7 milyon dolara satılarak tarihe geçti. Bu satışla birlikte Kahlo, eseri bir açık artırmada en yüksek fiyata satılan kadın sanatçı unvanını kazandı.

Sanat dünyasının ikonik ismi Frida Kahlo’nun, sanat piyasasında nadiren görülen eserlerinden biri olan 1940 tarihli tablosu, New York’taki Sotheby's Müzayede Evi’nde gerçekleşen satışla yeni bir rekora imza attı.

"Rüya - Yatak" (The Dream - The Bed) adıyla bilinen ve Frida’yı bulutların üzerindeki bir yatakta uyurken tasvir eden tablo, 54,7 milyon dolarlık (yaklaşık 1.8 milyar TL) satış rakamına ulaştı.

Eserde, yatağın hemen üzerinde yer alan iskelet figürü dikkat çekiyor.

Çifte rekor kırdı

Bu satış, yalnızca bir kadın sanatçıya ait en pahalı eser rekorunu kırmakla kalmadı, aynı zamanda Frida Kahlo'nun kendi rekorunu da geliştirdi.

Ünlü ressam, bu satışla birlikte "En Pahalı Latin Amerikalı Sanatçı" unvanını perçinlemiş oldu.

Meksika'da gurur kaynağı

Kahlo’nun bu küresel başarısı, doğup büyüdüğü Meksika’nın Coyoacán bölgesinde de büyük bir sevinçle karşılandı. Bölge sakinlerinden Maria Luisa Martinez, hislerini şu sözlerle dile getirdi:

"Frida çok büyük bir isim ve şöhreti küresel bir boyuta ulaştı. Bizim için Frida, gerçek bir gurur kaynağıdır."

Eserin satışı nasıl mümkün oldu?

Satılan tablo, Kahlo'nun Meksika sınırları dışındaki özel koleksiyonlarda bulunan nadir eserlerinden biri olma özelliğini taşıyor.

Meksika yasalarına göre, sanatçının ülke içindeki eserleri "Ulusal Sanat Hazinesi" statüsünde kabul ediliyor. Bu nedenle Meksika'daki eserlerinin satılması, yurt dışına çıkarılması veya tahrip edilmesi yasak.

54,7 milyon doları ödeyen alıcının ve satıcının kimlikleri ise gizli tutuldu.

Acıdan doğan sanat

1954 yılında henüz 47 yaşındayken hayata veda eden Frida Kahlo, sanatını kendi yaşam öyküsünün bir aynası olarak kullandı. Özellikle 18 yaşında geçirdiği trafik kazası sonrası omurgasında oluşan hasar ve çektiği kronik acılar, eserlerinin ana temasını oluşturdu.

Sanatçı, yaşadığı fiziksel ve ruhsal travmaları tuvaline "canlı" bir şekilde aktarmasıyla tanınıyor.