RÛDAW AÇIKLIYOR: 'Kurmancî Here Gulê’ parçasını kim yarattı, nasıl trend oldu?
Düsseldorf (Rûdaw) - Her şey mart ayının sonundaki sakin bir pazar günü başladı. Almanya’nın Stuttgart kentinde, kırmızı ışıkta bekleyen bir otomobilin içinde Kürdistanlı ve Eritreli iki genç bir şarkı dinliyordu.
O şarkı, kendi elleriyle yapay zeka (AI) aracılığıyla hazırladıkları "Kurmancî Here Gulê" idi.
Luam Mesfin telefonunu çıkardı, şarkıya eşlik ederken bir video kaydetti ve TikTok’ta paylaştı.
O andan itibaren sosyal medyada bir Kürt kültürü bombası patladı.
Birkaç saat içinde izlenme sayıları bir aşığın kalp atışları gibi hızla arttı.
Önce 50 bin, sonra 100 bin derken; tüm dünyaya yayılan bir ses, müzik ve dans fırtınasına dönüştü.
"Kurmancî Here Gulê" sadece sosyal medya algoritmalarında kaybolup gidecek sıradan bir şarkı değil. Bu eser, birkaç hafta içinde "Kurmancî" kelimesini dünya genelinde milyonlarca insanın diline doladı. Hayatında belki de hiç Kürtçe kelime duymamış insanlar, yıllardır susturulmaya çalışılan bir dille otomobillerinde ve sokaklarda dans etmeye başladı.
Dünyanın dört bir yanındaki milyonlarca insan, farkında olmadan çok kadim bir şarkıya konuk oldu. O şarkıda yapay zeka ile onu var eden insanların ruhu birbirine karıştı.
Var olan ve olmayan bir şarkıcı
"Kurmancî Here Gulê" şarkısının hikayesinde insanı derin düşüncelere sevk eden şey, sadece hızla yayılması değil, aynı zamanda şarkıcısıydı.
Dünyayı dansa kaldıran o ses, "Hîva" adında bir kadına aitti.
Ancak Hîva bu dünyanın hiçbir köşesinde yaşamıyor, nefes almıyor ve hiçbir duygusu yok.
Hîva, bir yapay zeka karakteri. Haftalar süren bir emeğin, uykusuzluğun ve özgünlük arayışının sonucunda bir hayalden doğdu. Bu şarkının yapılış hikayesi, teknolojinin her zaman ruhun katili olmadığını, bazen kaybolmuş bir ruhu yaşayan dünyamıza geri getiren bir araç olabileceğini gösterdi.
Yapay zeka ve insan ruhu: “Kürt sanatçı yaratmak ve projemize o ruhu katmaktı”
Bu sanat eserinin arkasında, hikayeleri en az şarkıları kadar ilginç olan iki diyaspora genci var.
Luam Mesfin, "Project 144" adlı ortak projenin beyni ve dinamosu.
Luam, Rûdaw’a yaptığı açıklamada projelerinin amacının "kimsenin sesini duymadığı kültürlere bir ses vermek" olduğunu belirtti.
Luam ve arkadaşı Barış Korkmaz (Paix) bu proje üzerinde birlikte çalışıyor.
Luam, işe başlama süreçlerini büyük bir heyecanla anlatarak şunları söyledi:
"Sadece o özgün ve ham sesi bulabilmek için haftalarca çalıştık.
Hîva’nın sesini ilk duyduğumuzda sessiz kaldık. Aradığımız ruhun bu olduğunu hemen anladık.
Her şey bir fikirle başladı; o da bir Kürt sanatçı yaratmak ve projemize o ruhu katmaktı."
Videonun TikTok’ta paylaşılmasıyla bir fırtınaya dönüşeceğini tahmin etmediklerini belirten Luam, o anları şöyle hatırlıyor:
"Videoyu paylaştıktan sonra aniden 50 bin izlenmeye ulaştığını gördüm. Bir süre sonra kontrol ettiğimizde 10 bin daha geldi ve 100 bine ulaştı.
O an büyük bir değişimin yaşandığını anladık. Herkes paylaşıyor ve soruyordu: Hîva kim? Nereden geldi?"
Sadece “barışın indirebileceği” bir maske
Bu medya fırtınasının ortasında, o şarkıya ve şarkıcıya ruh veren ancak perde arkasında kalmayı tercih eden biri var.
Fransızcada "barış" anlamına gelen Paix, profesyonel bir müzisyen.
14 yaşından beri sanat ve müzik dünyasının içinde olan Paix, beş farklı enstrüman çalıyor ve dünya yıldızları için müzik üretiyor.
Yüzünde maske, omzunda Kürdistan bayrağı
Bu şöhretine rağmen Paix, yüzüne bir maske takmayı ve omzuna Kürdistan bayrağını almayı tercih ediyor.
Onun için maske sadece yüzünü gizleyen bir araç değil, ulusunun derin yaralarının bir sembolü.
Paix, sakin bir ses tonuyla şunları ifade etti:
"Hayattaki amaçlarıma ulaşana kadar yüzümü göstermek istemiyorum. Bu amaçlardan biri barış içinde yaşamak ve artık halkımın veya diğer halkların zulüm gördüğünü görmemektir. O zamana kadar yüzümü göstermeyeceğim."
Paix, mesajının yüzünden daha büyük olmasını istiyor; “dünyanın Kürdistan’ın ve halkının yaralarına kulak vermesini” arzuluyor.
"İşimiz o kadar kolay değil"
Pek çok insanın yapay zekadan korktuğu ve insanlığı yok oluşa sürükleyeceğine inandığı bir dönemde yaşıyoruz.
Ancak Hîva’nın ve "Kurmancî Here Gulê" şarkısının yaratıcıları farklı bir görüşü savunuyor. Onlara göre yapay zeka sadece bir kalıp ve o kalıba ruhu üfleyen insandır.
Luam, çalışmalarını şu sözlerle savundu:
"Bazı insanlar bunun bir sanat çalışması olmadığını söylemek istiyor ama gerçekte çok emek verdik. Orada oturuyor, defalarca düzenleme ve değişiklikler yapıyor, sürekli kararlar veriyorsunuz. İnsan ruhunun içinde olması için kendi müziğimizi ve enstrümanlarımızı kullanıyoruz."
Paix da bu sürecin sadece bir komut (prompt) yazmaktan ibaret olmadığını vurgulayarak ekledi:
"Eğer o kadar kolay olsaydı, binlerce böyle şarkı yapılırdı.
Sadece sesi bulabilmek için iki hafta boyunca her gün saatlerce araştırma ve deneme yaptık. Şarkıların çoğunda melodileri bizzat ben besteledim. Örneğin bağlamayla (tembur) bir parça çalıyorum, programa veriyorum ve o melodiyi benim için geliştirmesini istiyorum."
40 yıllık tembur ve Kürt ruhu
Paix, Diyaspora programı için verdiği mülakatta, tarih ve toprak kokan bir enstrüman kullandı. Bu, 40 yıldan daha eski ahşap bir temburdu.
Paix, "Bu, vefat eden babamın temburuydu. O benim müzik ve hayat öğretmenimdi. Kürtçe yaşamak, dilimi ve kültürümü korumak istiyorum" dedi.
Diyaspora gençlerine mesaj
Paix, diyasporadaki gençlere şu mesajı gönderdi:
"Çok çalışmalıyız. İyilik için çalışmalıyız. Pek çok kişi bize ön yargılarla bakıyor. Ben de burada dinim ve Kürtlüğümden dolayı ön yargılarla karşılaştım. Bilim ve eğitimle parlamalıyız. İyi birer örnek olmalı ve her yerde barışı inşa etmeliyiz."
Barış ve Luam, önümüzdeki hafta yayınlanacak "Zindan û Jiyan" adlı yeni şarkılarıyla dünyanın Kürtçe şarkı susuzluğunu bir kez daha gidermeyi hedefliyor. Ayrıca bir sonraki görüşmede sadece Kurmancî konuşacaklarına dair söz verdiler.
Kürt müziğinde yapay zekanın rolü
Öte yandan Diyaspora programında yapay zekanın müzikte kullanımı üzerine bir tartışma yürütüldü.
Kürt müzisyenler ve sanatçılar görüşlerini dile getirdi. Hîva’nın sesinin insan duygusuna tam ulaşmadığı yönünde bazı eleştiriler olsa da, Paix yapay zekanın sadece bir araç olarak kullanıldığını vurguladı.
Besteci Karzan Mahmud, sanatın zevk almak için olduğunu ve insanlar bu tadı aldığı sürece bir risk olmadığını belirtti.
Paix’in yapay zekayı iyi bir estetikle araç olarak kullandığını ve şarkının başarısının sırrının bu olduğunu ifade eden Mahmud, sanatın bilim ve ruhtan oluştuğunu ancak yapay zekanın henüz sanata ruh katamadığını dile getirdi.
Karzan Mahmud ayrıca İsveç’te yüzde 100 yapay zekayla yapılan müziklere telif hakkı verilmediğini de hatırlattı.
Sanatçı Şahzad Hemeceza ise şarkının başarısını yüksek izlenme oranlarına bağlayarak Paix’in teknolojiden olumlu faydalandığını söyledi.
Ancak uzman olmayan kişilerin bu teknolojiyi kullanması durumunda melodilerin bozulabileceği uyarısında bulundu. Şahzad, yapay zekanın sanatçılar için stüdyo ve enstrüman ihtiyacını azaltabilecek bir sınav olduğunu belirtti. Öte yandan, bazı özgün şarkı ve marşların bu yöntemle yenilenmesinin onların orijinal ruhunu ve melodilerini bozabileceği konusundaki endişesini dile getirdi.
#VİDEO - "Kurmanci Here Gule" şarkısı, TikTok ve Instagram’da küresel bir akıma dönüştü
— Rudaw Türkçe (@RudawTurkce) May 2, 2026
Şarkı, kısa sürede milyonlarca kişiye Kurmanci kelimeler öğretti
Başarının arkasında diasporadaki iki gencin hikayesi var pic.twitter.com/j0QxxTd8kE