Erbil (Rûdaw) – Mem Ararat’ın KOM Müzik ve bazı Kürt kurumlarına yönelik eleştirilerinin ardından başlayan tartışmalar sürerken, Kürt sanat dünyasının önemli isimleri, Blind İbrahim, Mikail Aslan ile Şivan Perwer konuya ilişkin dikkat çeken açıklamalar yaptı.
Tanınmış sanatçı Mem Ararat videolu bir mesajında KOM Müzik ve bazı kurumlara yönelik sanatına, emeğine ve şahsına yönelik haksızlık yapıldığını belirterek eleştiride bulundu.
Sanatçının bu çıkışı Kürt kamuoyunda büyük yankı bulurken bazı sanatçılar da konuya ilişkin açıklamalarda bulundu.
Kürt sanatının tanınmış isimlerinden Blind İbrahim Mem Ararat’ın videosunun hemen ardından yaptığı açıklamada “Blind İbrahim olarak kardeşim ve sanatçı Mem Ararat’ı desteklediğimi duyuruyorum” dedi.
Müzik şirketleri ve siyasi partilerin sanatçıları kontrol altına almak istediğini dile getiren İbrahim “. Onu eleştirilerinde haklı buluyorum. Çünkü ben de sanat hayatımda müzik şirketlerinin, siyasi partilerin sanatçıları nasıl zor durumda bırakan yaklaşımlar içeresinde olduğunun şahidiyim” ifadelerini kullandı.
Sanatçı, “KOM Müzik geçmişte Kürt kültürünün ve dilinin gelişmesine hizmet eden, müzik alanında önemli bir emek ortaya koyan bir yapı olmuştur. Ama bu bir siyasi parti adına kurulan şirketin tüm sanatçıları kendi bünyesinde toplayacağı ve hakimeyeti altına alacağı anlamına gelmez” değerlendirmesinde bulundu.
“Ama bu, sanatçının kontrol altına alınması anlamına gelmemeli”
Blind İbrahim, kurumların kültürel hizmet üretmesinin sanatçı üzerinde mutlak bir hakimiyet anlamına gelmemesi gerektiğini belirterek, sanatın bağımsızlığına dikkat çekti.
Sanatçı, “Bu durum, herhangi bir kampanya ya da yapının tüm sanatçıları kendi kontrolü altına alması anlamına gelmemelidir. Sanatçı özgür olmalı, kendi fikri ve üretim anlayışıyla hareket etmelidir” ifadelerini kullandı.
“Sanatçı özgürlüğü korunmalı”
Blind İbrahim, “Tüm sanatçılar Kürt dili ve müziğine hizmet ediyor. Herkes kendi fikri ve yaklaşımıyla bu alana katkı sunmalı” dedi ve fanlarından Mem Ararat’a destek verme çağrısında bulundu.
İbrahim sözlerini şöyle sürdürdü:
“Burada özellikle vurgulamak istediğim şey şudur: Mem Ararat Kürt müziğine, özellikle Kuzey Kürdistan’da Kürtçe şarkıların yaşatılmasına çok önemli katkılar sunmuş bir sanatçıdır. Onun emeği inkâr edilemez. Kürtçe şarkı söyleyen herkes gibi o da bu kültürün bir parçasıdır.
Eğer bir toplum gerçekten demokrasi iddiasındaysa, bu demokrasi sadece bir kesim için değil, herkes için olmalıdır. Kürtler için demokrasi alanı daraltıldığında sanat da bundan etkilenir. Ancak sanat, tüm baskılara rağmen Kürtçeyi ve kültürü yaşatma gücüne sahiptir.
Gençlere özellikle şunu söylemek isterim: Kuzey Kürdistan’da bu bir mücadele alanıdır. Sanatçı kendi yolunu bulmalı, üretimini sürdürmeli ve kendini ifade etmelidir. Sanatçı herhangi bir siyasi yapının doğrudan kontrolü altında olmamalıdır. Destek olabilir, dayanışma olabilir ama bu bağımsızlığı ortadan kaldırmamalıdır.
Sanatçı tüm Kürt siyasi yapılarına saygı duyabilir ama hiçbirinin tamamen parçası olmak zorunda değildir. Çünkü sanatın kendi özgün alanı vardır.
Benim burada özellikle dikkat çekmek istediğim nokta şudur: Sanatçı üretimini özgürce yapabildiğinde hem Kürt dili hem de Kürt müziği daha güçlü olur. Mem Ararat da bu anlamda önemli bir üretim ortaya koymaktadır.
Bu süreçte beklentim, ilgili kurumların ve yapımların daha yapıcı, daha birleştirici bir yaklaşım geliştirmesidir. Tarafların birbirini kırmadan bu meseleleri tartışması en doğru yoldur.
Sonuç olarak çağrım şudur: Kürt sanatına emek veren herkese destek olalım. Ayrıştırmak yerine birleştirelim. Çünkü bu bahçe hepimizin bahçesidir.”
Dersimli sanatçı Mikail Aslan, uzun değerlendirmesinde “Kürt-Zaza sanatının” yeniden görünür hale gelmesi için geçmişte ağır bedeller ödendiğini vurgulayarak sanat ile siyasetin aynı alanlar olmadığını söyledi.
Mikail Aslan: Kürt sanat kurumları büyük bedeller ödedi
Sosyal medya hesabından kapsamlı bir açıklama yayımlayan Mikail Aslan, Kürt-Zaza kültürünün uzun yıllar boyunca ağır tahribat yaşadığını belirterek, siyasi hareketlerin kurduğu kültür ve sanat kurumlarının bu yok oluşa karşı mücadele amacı taşıdığını ifade etti.
Aslan, “Yaprağından dalına, gövdesinden damarlarına kadar tahrip edilmiş bir kültürün varlık yokluk mücadelesinde kurulan parti ve parti kurumlarının başvurdukları doğru-yanlış bütün yöntemler araçsaldır ve geçicidir. Verilen bütün bedeller bilincin ve kültürün açığa çıkarılması içindir” dedi.
“Hunerkom, Mîr Muzîk ve KOM Müzik’in emeğini unutamayız”
Kürt-Zaza sanatını görünür kılmak amacıyla siyasi hareket bünyesinde sanat kurumlarının oluşturulduğunu hatırlatan Mikail Aslan, ilk yıllarda sanatçılara alan açan kurumların büyük baskılarla karşı karşıya kaldığını söyledi.
Aslan açıklamasında, “Dükkanları, büroları, evleri basıldı, kol kanatları kırıldı, zulüm gördüler, hapis yattılar. O süreçte yanımızda duran Hunerkom, Mîr Muzîk ve KOM Müzîk gibi kurumlara minnettarız” ifadelerini kullandı.
Bu dayanışmayı her zaman gururla anlattıklarını söyleyen Aslan, Mem Ararat’ın gündeme getirdiği tartışmanın ise kırıcı olmadan sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.
“Sanatın yolu ile siyasetin yolu her zaman aynı değildir”
Mikail Aslan, açıklamasının önemli bölümünde sanat ile siyaset arasındaki ilişkiye dikkat çekti.
“Bir gerçek var ki sanatın yolu ile siyasetin yolu her zaman ve her çağda tümüyle aynı değildir” diyen Aslan, siyasetin güncel koşullara bağlı olduğunu, sanatın ise toplumsal hafızaya ve duygusal kodlara dayandığını ifade etti.
Aslan, iki alan arasındaki farklılığın doğal olduğunu belirterek, “Bu gerçeği anladığımızda sanat ile siyasetin birbirini muazzam şekilde tamamladığını görebiliriz” dedi.
“Benim de bu kurumlarla kavgam oldu”
Kendisi de geçmişte çeşitli kurumlarla sorunlar yaşadığını anlatan Mikail Aslan, bunun nedeninin kurumlara katılan kişilerin anlayışları ve sanata yönelik yanlış yaklaşımlar olduğunu söyledi.
“Birçok sanatçı gibi benim de bu kurumlarla kavgam oldu” diyen Aslan, Kürt sanatının gelişmesiyle birlikte siyasi yapıların içinden ya da dışından yeni sanatçıların ve yeni anlayışların ortaya çıkmasının zaten amaçlanan sonuç olduğunu kaydetti.
“Asıl mesele kurum içi-kurum dışı yaklaşımıdır”
Mikail Aslan’a göre bugün yaşanan gerilimin temelinde telif hakkı ya da belirli kişiler değil, “kurum içi-kurum dışı” anlayışı bulunuyor.
Aslan, “Şimdi hareketin bünyesindeki kurumlar, kurum dışındaki yeni isim ve oluşumlarla nasıl ilişkilenecek? Huzursuzluğa neden olan durum tam da budur. Yoksa mesele yalnızca telif ya da KOM Müzik değildir” ifadelerini kullandı.
“Halk artık kendi sanatçısını seçiyor”
Toplumun artık hangi sanatçıyı destekleyeceğine kendisinin karar verdiğini belirten Mikail Aslan, siyasi yapıların sadece seçenek sunabileceğini söyledi.
“Halk artık takip edeceği, seveceği ya da sevmeyeceği sanatçıyı kendisi seçiyor” diyen Aslan, sanatçının kalıcılığının ise kendi emeğine ve gelişimine bağlı olduğunu ifade etti.
“Bahçemize renk katan herkesi yüceltmeliyiz”
Açıklamasının sonunda dikkat çekici bir metafor kullanan Mikail Aslan, Kürt kültürünü “yakılıp yıkılmış bir bahçe”ye benzetti.
“Atalarımızdan miras kalan bahçe elimizden alınmıştı. Bahçemizi yakmışlardı” diyen Aslan, bugün ulaşılan kültürel bilincin ağır bedellerle oluştuğunu söyledi.
“Kurum içi-kurum dışı anlayışını sorgulayarak bahçemize renk ve değer katan her bireyi ve çabayı yüceltmeliyiz” ifadelerini kullanan sanatçı, “Sonuç olarak bahçe hepimizindir” dedi.
Yaprağından dalına, gövdesinden damarlarına kadar tahrib edilmiş bir kültürün varlık yokluk mücadelesinde kurulan parti ve parti kurumlarının başvurdukları doğru-yanlış yöntemlerin tümü araçsaldır ve geçicidir. Verilen bütün bedeller bilincin ve kültürün açığa çıkarılması…
— Mikaîl Aslan (@MikailAslan_MA) May 17, 2026
Şivan Perwer’den birlik çağrısı
Öte yandan Şivan Perwer de X hesabından yayımladığı videoda Kürt sanatçı, aydın ve siyasi partilere yönelik mesajlar verdi. Şivan Perwer videoda Kürt sanatçı ve aydınlara birlik çağrısı yaptı, “başka devletlere hizmet etmeyin” mesajı verdi.
Perwer, Kürtlerin parçalanmışlığının geleceğe zarar verdiğini belirterek, sanatçı ve aydınların kendi halkına hizmet etmesi gerektiğini söyledi.
“Kürt aydınları ve sanatçıları kendi halkına ve Kürdistan’a hizmet etmiyor. Türklerin, Arapların ve Farsların bülbüllüğünü yapıyorlar” diyen Perwer, bu durumdan üzüntü duyduğunu ifade etti.
Videoda Ehmedê Xanî, Şêx Seîd, Seyîd Rıza, Qazî Mihemed ve Mela Mustafa Barzani’yi de anan Şivan Perwer, Kürtlerin ortak değerler etrafında birleşmesi gerektiğini söyledi.
Mem Ararat-KOM Müzik tartışmasına da değindi
Şivan Perwer, Mem Ararat ile KOM Müzik arasında yaşanan tartışmaya da değinerek taraflara para üzerinden birbirlerine saldırmama çağrısı yaptı.
“Kendi halkınız için çalışın” diyen Perwer, Kürt sanatçılarının başka güçlere hizmet etmek yerine kendi toplumuna yönelmesi gerektiğini savundu.
— Şivan Perwer (@sivanperwer_1) May 17, 2026
Sanatçı Ferhat Tunç, Kom Müzik ile Mem Ararat arasında yaşanan tartışmaya ilişkin yaptığı açıklamada, kişisel kırgınlıkların kurumsal eleştirinin önüne geçtiğini söyledi. Kom Müzik’in 1990’lı yıllarda Kürtçe müziğin yasaklı olduğu dönemde Kürt kültürü için önemli bir alan açtığını belirten Tunç, birçok Kürt sanatçının bu kurumlarda yetiştiğini ifade etti.
Ferhat Tunç, Mem Ararat’ın telif, ödeme ve hak kullanımı konusunda yaşadığı sorunları kamuoyuna taşımasının doğal olduğunu ancak eleştirilerin zamanla genelleme ve “kurumsal itibarsızlaştırma” boyutuna ulaştığını savundu. Kürt müzik piyasasında telif ve şeffaflık sorunlarının bulunduğunu kabul eden Tunç, buna rağmen tarihsel rolü bulunan kurumların “topluca hedef haline getirilmesinin” yanlış olduğunu dile getirdi.
Tartışmaların karşılıklı yıpratıcı bir sürece dönüştüğünü kaydeden Tunç, sorunların hukuk ve şeffaflık çerçevesinde çözülmesi gerektiğini belirtti. Kürt kurumlarının yılların emeğiyle oluştuğunu vurgulayan sanatçı, “Kurumlarımıza bugün her zamankinden daha çok sahip çıkmak zorundayız” ifadelerini kullanarak taraflara sağduyu çağrısında bulundu.
Kurumlarımıza Sahip Çıkmak Zorundayız / Ferhat Tunç
— FERHAT TUNÇ (@ferhatttunc) May 18, 2026
Kom Müzik üzerinden Mem Ararat’ın Kürt kurumlarıyla yaşadığı gerilimi ele alış biçimi, kişisel kırgınlığın kurumsal eleştirinin önüne geçmesi örneği oldu. Günlerdir süren bu tartışmayla ilgili ben de bir şeyler söyleme gereği…
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın