Eski ABD’li diplomat Alan Eyre, ABD ve İsrail’in yoğun saldırılarına rağmen İran’ın hala Hürmüz Boğazı'nı kapalı tutabilecek büyük bir füze ve İHA (İnsansız Hava Aracı) kapasitesine sahip olduğunu belirtti. Eyre ayrıca, ABD Başkanı'nın emriyle İran'ın sivil altyapısının tahrip edilmesinin "savaş suçu" sayılabileceği konusunda uyarıda bulundu.
Eski ABD’li diplomat ve İran uzmanı Alan Eyre, 3 Nisan Cuma günü Washington'dan video konferans yoluyla Rûdaw TV'de Hevidar Zana’nın sunduğu 17:00 haber bültenine konuk oldu.
ABD ile İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşın son gelişmelerini değerlendiren Eyre, İran’ın füze kapasitesine ilişkin şunları söyledi: "ABD ve İsrail, İran'ın füze altyapısını ve savunma sanayisini büyük ölçüde zayıflattı. Ancak pratik olarak baktığımızda, Hürmüz Boğazı'nı kapalı tutmak için devasa bir füze ve İHA cephaneliğine ihtiyaç yok. İran'ın elinde Boğaz'ı tehdit etmeye yetecek kadar mühimmat var."
"Hürmüz Boğazı'nı Askeri Güçle Açmak İmkânsız"
ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmanın "yakın ve kolay" olduğu yönündeki sözlerine katılmayan Eyre, "Hürmüz Boğazı'nın askerî açıdan makul bir süre içinde açılması imkânsız. ABD bunu denediği an, İran ABD askerlerine, gemilerine ve Körfez'deki hassas altyapılara saldırarak karşılık verecektir" dedi.
Su yolunun açılmasının tek yolunun "diplomasi" olduğunu vurgulayan diplomat, tehditlerin durdurulması için ülkelerin İran ile müzakere masasına oturması gerektiğini ifade etti.
"Başkan Trump Bunu Yapmaya Hazır Görünüyor"
2011 yılında Barack Obama yönetiminde ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Farsça konuşan ilk sözcüsü olarak görev yapan Eyre, Trump'ın İran'ın altyapısını yok etme tehditlerine ilişkin Rûdaw'a şu değerlendirmelerde bulundu: "Sivil altyapıların, elektrik santrallerinin ve köprülerin yıkılması savaş suçu sayılabilecek olsa da, ne yazık ki Başkan Trump bunu yapmaya hazır görünüyor."
Irak'taki silahlı grupların Kürdistan Bölgesi'ne yönelik saldırılarına da değinen Eyre, "Irak hükümeti kendi içindeki milisler üzerinde her zaman yetersiz bir kontrole sahip olmuştur. Bu nedenle İran'ın vekilleri tarafından düzenlenen bu saldırılar beklenen bir durumdu" yorumunu yaptı.
Eski ABD’li diplomat Alan Eyre Rûdaw’ın sorularını yanıtladı:
Rûdaw: İran şu anki saldırılarında daha çok füzeleri kullanıyor. İran’ın mevcut füze kapasitesi ne durumda?
Alan Eyre: Evet, İran'ın hala hatırı sayılır miktarda füzesi ve daha da önemlisi İHA'sı olduğunu düşünüyorum. ABD ve İsrail bunları yok etmeye ve fırlatma rampalarını imha etmeye çalıştı ancak pratikte İran'ın zarar verecek kadar çok İHA'ya sahip olduğuna inanıyorum.
Rûdaw: ABD, İran'ın füze ve İHA kapasitesini ne ölçüde yok edebildi? Herhangi bir istatistik var mı?
Alan Eyre: ABD ve İsrail sadece İran'ın füze altyapısını değil, savunma sanayisini de ciddi oranda zayıflattı. Bu durum, savaş bittiğinde İran'ın kendini yeniden inşa etmesine olanak tanıyabilir. Ancak sorun şu ki, Hürmüz Boğazı'nı kapalı tutmak için çok fazla füze veya İHA'ya gerek yok ve şu an tam olarak bu durumdayız. İran'ın elinde Hürmüz Boğazı'nı tehdit edebilecek kadar füze ve İHA var ve yakın gelecekte de olmaya devam edecek gibi görünüyor.
Rûdaw: ABD Başkanı Donald Trump bugün Hürmüz Boğazı'nı açmanın "yakın ve kolay" olduğunu söyledi. Bu doğru mu?
Alan Eyre: Hayır. Aslında Hürmüz Boğazı'nı askeri güç kullanarak makul bir süre içinde açmanın imkânsız olduğunu düşünüyorum. Teorik olarak yapabilirsiniz, ABD ordusu bunu yapabilir. Sorun şu ki; ABD, Hürmüz Boğazı'nı açmaya kalkıştığı an, İran ABD askerlerine, gemilerine ve Basra Körfezi'ndeki hassas altyapılara yönelik saldırılarını artırarak misilleme yapabilir.
Rûdaw: Avrupa ve Körfez ülkelerinin Hürmüz Boğazı'nın açılmasında ABD'ye yardım etmesini bekliyor musunuz?
Alan Eyre: Hürmüz Boğazı'nın pratik olarak sadece diplomasi yoluyla açılabileceğine inanıyorum. Yani Körfez'de daha fazla tahribat ve daha büyük bir istikrarsızlık yaratmadan kimse burayı askeri olarak açamaz. Sonuç olarak birileri; bu ister ABD olsun ister Avrupalılar, isterse Körfez ülkeleri, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki tehditlerine son vermesi için Tahran ile müzakere etmek zorundadır. Bunun doğru olmasının nedeni de İran'ın Boğaz'ı tehdit altında tutmak için çok büyük bir güce ihtiyaç duymamasıdır.
Rûdaw: Trump İran'ın altyapısını yok etmekten bahsediyor, bu tehdidini yerine getirir mi?
Alan Eyre: Sivil altyapıların, elektrik santrallerinin, köprülerin ve su arıtma tesislerinin yıkılması bir savaş suçu sayılabilecek olsa da ne yazık ki Başkan Trump bunu yapmaya hazır görünüyor. Başkan Trump'ın karşılaşacağı sorun şu: Askeri saldırılarını ne kadar artırırsa artırsın, İran teslim olmayacak, ABD'nin masaya koyduğu şartları kabul etmeyecektir. Başkan Trump, İran'a yeterince baskı yaparsa İran'ın temelden teslim olacağını düşünerek bir hata yaptı. Ancak İran bir varoluş savaşı veriyor. Ne kadar çok baskı görürse, bölge genelinde sağa sola saldırılarını o kadar artıracaktır. Bu da sadece Basra Körfezi bölgesi için değil, küresel ekonomi için de çok büyük bir istikrarsızlık yaratıyor.
Rûdaw: Bu savaş ne kadar sürecek? Birkaç hafta daha devam eder mi?
Alan Eyre: Başkan Trump bir şeyi bilmediğinde sık sık 'iki ya da üç hafta' tabirini kullanır. Yani iki ila üç hafta içinde biteceğini söylediğinde, bana göre bu onun ne zaman biteceğini bilmediği anlamına geliyor. Şunu söyleyebilirim: Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının ekonomik sonuçları çok hızla kötüleşecektir. Önceden Boğaz'ın kapanması ile ekonomik etkileri arasında belli bir gecikme (zaman farkı) vardı. Artık o gecikme de yok. Dolayısıyla bu savaş iki veya üç haftadan fazla sürerse, küresel ekonominin şu ankinden çok daha kötü bir duruma düşeceğini öngörüyorum.
Rûdaw: Irak'taki silahlı gruplar Kürdistan Bölgesi'ne saldırmaya devam ediyor. Sizce Irak hükümeti neden onları durduramıyor?
Alan Eyre: Irak hükümeti, ülke içindeki milisler ve ayrıca İran'ın Irak'taki saldırıları üzerinde her zaman yetersiz bir kontrole sahip olmuştur. Yani haklısınız, bu savaşın sonuçlarından biri de İran'ın Lübnan, Irak ve Yemen'deki vekil güçlerinin (proxylerinin) saldırılarıdır. Irak hükümetinin de sınırları içindeki askeri güçler üzerinde tam bir kontrolü yok. Bu yüzden bu beklenen bir durumdu.
Rûdaw: İran savaşından sonra ABD'nin Irak'ta Tahran yanlısı silahlı gruplarla savaşmasını bekliyor musunuz?
Alan Eyre: Pratik olarak ABD'nin Irak sınırları içinde olup bitenleri etkileyebileceğini sanmıyorum. Hepimiz biliyoruz ki ABD hükümeti Irak'ta belirli bir tür hükümet ve belirli bir tür başbakan istiyor ancak pratik olarak Irak'ın yönünü hiçbir şekilde belirleyebileceğini düşünmüyorum. Bu tamamen Irak halkına ve hükümetine kalmış bir durum.
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın