Eski ABD'li yetkiliden Rûdaw'a: ABD'nin İran'daki amacı net değil, rejim bombalarla değiştirilemez
ABD Dışişleri Bakanlığı'nın eski Farsça Sözcüsü Alan Eyre, Rûdaw’a verdiği özel mülakatta, ABD yönetiminin İran'a yönelik saldırılarındaki hedeflerinin belirsiz olduğunu ve farklı gerekçeler öne sürüldüğünü belirtti. "Rejimler bombalarla değiştirilemez" diyen Eyre, askeri saldırıların İran halkına yalnızca yıkım ve yoksulluk getireceğine dikkat çekti.
Alan Eyre, ABD'nin İran'a yönelik saldırılarının yönüne ilişkin konuşarak, "Dürüst olmak gerekirse ABD yönetiminin İran'a neden saldırdığını tam olarak bilmiyoruz. İran'ın kesin bir tehdit oluşturduğundan tutun da güya İsrail'e saldırmaya hazırlandığına ve bu yüzden ABD'nin önleyici saldırı düzenlediğine kadar pek çok farklı anlam ve gerekçe ortaya attılar" dedi.
"İsrail, İran rejimini devirmek istiyor"
Washington ve Tel Aviv'in hedefleri arasındaki farklara değinen Eyre, İsrail'in İran'ı "varoluşsal bir tehdit" olarak gördüğünü ve ülkedeki yönetim biçimini ortadan kaldırmayı arzuladığını, ABD'nin de bu hedeflerde "müttefik veya ortak" gibi göründüğünü ifade etti.
Eski ABD'li diplomat, "Buradaki asıl soru şu; İran buna yanıt olarak, Başkan Trump'ı saldırıları durdurmak zorunda bırakacak kadar acı ve zarar yaratma umuduyla savaşı tüm bölgeye yaymaya çalışacak mı?" ifadelerini kullandı.
"Amerikalıların çoğu İsrail için savaşmayı desteklemiyor"
Eyre, ABD'nin İran'a yönelik saldırısının Trump'ın ekibi için bir iç politika sorununa dönüşebileceğine işaret ederek, "ABD'deki anketler, Amerikalıların çoğunun Washington'ın İsrail'in hedeflerini desteklemek için savaşa girmesini desteklemediğini gösteriyor" diye konuştu. Eyre ayrıca, "Görünüşe göre ABD saldırısının temel nedeni sadece İsrail'in bunu istemesiydi ve bence bu iyi bir gerekçe değil" değerlendirmesinde bulundu.
"Rejimler bombalarla değiştirilmez"
İran İslam Cumhuriyeti'nin İran halkına ve bölgeye yönelik tutumunu sert bir dille eleştiren ve mevcut yönetimi "korkunç bir rejim" olarak nitelendiren Eyre, buna rağmen askeri seçeneğin siyasi hedeflere ulaşamayacağını savundu:
"Rejimleri bombalarla değiştiremezsiniz. Bu askeri saldırıların sonucunda beklenebilecek tek şey, İran halkı için daha da derinleşen yoksulluğun yanı sıra İran içinde daha fazla ölüm ve yıkımdır."
Savaşın geleceği ve Tahran'ın önündeki seçenekler
Gerilimin nasıl sona ereceğine dair öngörülerini de paylaşan Eyre, savaşın ancak ABD ve İsrail'in hedefledikleri tüm noktaları yok etmesinden sonra biteceğini öngörüyor.
Çatışmaların ardından üç olası senaryonun masada olduğunu belirten Eyre, "Ya İran hükümetinden geriye kalanlar bir anlaşma yolu arayacak ya direnmeye devam edecekler ya da İsrail'in çabaladığı gibi hükümet fiilen çökecek ve İran halkı alternatif bir yönetim bulmaya çalışacak" dedi.
Fars dili ve kültürüne oldukça hakim olan Alan Eyre, şu anda İran içinde "büyük bir endişe ve belirsizlik" hakim olduğunu ve İranlıların çoğunun bu savaşın bir an önce sona ermesini arzuladığını sözlerine ekledi.
ABD Dışişleri Bakanlığı'nın eski Farsça Sözcüsü Alan Eyre Rûdaw’ın sorularını yanıtladı:
Rûdaw: Bu saldırı yeni bir anlaşma için mi, yoksa İran İslam Cumhuriyeti rejimini değiştirmek için mi yapılıyor?
Alan Eyre: Dürüst olmak gerekirse ABD yönetiminin İran'a neden saldırdığını bilmiyoruz. Pek çok farklı anlam ve gerekçe öne sürdüler; İran'ın yakın bir tehdit olduğundan tutun, güya İran'ın İsrail'e saldırmak üzere olduğu ve bu yüzden önleyici bir vuruş yaptığımıza dair çeşitli anlatılar var. ABD hükümetinin rejim değişikliği peşinde olup olmadığını bilmiyoruz. Başkan Trump temel olarak mevcut İran rejimini devirmek istediğini, sonrasında geriye kalanlarla ne yapılacağının İran halkına kalmış bir mesele olduğunu söyledi. Bu yüzden durum çok belirsiz. Açık olan tek şey, ABD'nin en azından birkaç hafta daha buna devam etmeye hazır olduğunu söylemesidir.
Rûdaw: İsrail'in İran'daki rejimi değiştirmek istediği çok açık, peki ABD'nin yönelimi ve amacı neden net değil?
Alan Eyre: Bence ABD yönetiminin adımları büyük ölçüde sahada neler olacağına bağlı. Haklısınız; İsrail için, ya da İsrail'in arzusu, İran rejimini devirmektir. İsrail, İran'ı varoluşsal bir tehdit olarak görüyor, bu nedenle İran’daki yönetim biçimini yok ederek bu tehdidi ortadan kaldırmaya çalışıyor. Görünüşe göre ABD bu savaş hedeflerinde İsrail'in müttefiki veya ortağı. Öyleyse asıl soru şu: İran bu saldırılara karşılık olarak, Başkan Trump'ı saldırıları durdurmaya mecbur bırakacak kadar büyük bir acı ve yıkım yaratma umuduyla savaşı tüm bölgeye yaymaya çalışacak mı? Burada iki farklı dinamik var; ABD ve İsrail İran hükümetini devirmeye çalışıyor, İran ise sadece ABD'yi durdurmaya yetecek kadar yıkım ve ekonomik acı yaratmaya çabalıyor.
Rûdaw: Geçmişte ABD Saddam Hüseyin rejimini devirirken Batılı ülkelerle bir koalisyon kurmuştu, ancak şimdi İran'a karşı sadece İsrail ile ittifak yapıyor. Neden?
Alan Eyre: İsrail ve ABD her zaman çok güçlü stratejik ortaklar olmuştur. Ancak ABD'deki anketler, birçok Amerikalının İsrail'in hedeflerini desteklemek için savaşa girilmesini onaylamadığını gösteriyor. Bu nedenle bu durum Başkan Trump ve yönetimi için bir iç politika sorunu haline gelebilir. Dediğim gibi, şu aşamada İran ABD için hiçbir tehdit oluşturmuyordu. Bu nedenle ABD'nin İran'a saldırmasının temel nedeninin sadece İsrail'in bunu istemesi olduğu anlaşılıyor. Tekrar söylüyorum, bence bu iyi bir neden değil.
Rûdaw: Siz daha önce İran halkının ABD'nin mesajlarını duyabilmesi için Dışişleri Bakanlığı'nın Farsça Sözcüsüydünüz. Geçmişte Beyaz Saray'da karar alma ve hedef belirleme mekanizmaları nasıldı? Şimdi bu mekanizmalar değişti mi?
Alan Eyre: Eğer Dışişleri Bakanlığı'nın hala Farsça bir sözcüsü olup olmadığını kastediyorsanız, hayır, yok. Ben tek sözcüydüm ve ben ayrıldıktan sonra o pozisyonu kaldırdılar. Ancak kadrolu bir Farsça sözcüleri olmamasına rağmen, İran halkıyla iletişim kurmak için hala başka birçok yolları var. Farsça sosyal medya hesapları, Farsça web siteleri var ve ABD hükümetinin Farsça yayın yapan Amerikan'ın Sesi (VOA) kanalı hala duruyor. Yani bu yönetimin mesajlarını İran halkına ulaştırmak için hala birçok kanalı mevcut.
Rûdaw: Bir Amerikalı olarak mevcut İran rejiminin ABD için bir tehdit olduğunu ve değiştirilmesi gerektiğini düşünüyor musunuz?
Alan Eyre: Bu korkunç bir rejim ve bu konuda hiçbir tartışma yok. Bölgede çok kötü şeyler yaptılar, kendi halklarına çok kötü davrandılar. Bu yüzden hiçbir desteği hak etmiyorlar ve ben de İran rejimini desteklemiyorum. Bununla birlikte, rejimleri bombalarla değiştiremezsiniz. İran'da (benim de öyle gördüğüm) daha Batı yanlısı ve kendi halkına yardım etmeye daha hevesli başka bir rejimin olmasının iyi bir fikir olduğunu düşünsek bile, ABD ve İsrail hükümetleri şu an yaptıklarına devam ederek bu hedefe ulaşamazlar. ABD ve İsrail'in bu askeri saldırılarının sonucunda beklenebilecek tek şey; Irak, Körfez ve diğer ülkelerde gördüğümüz kötü etkilerin yanı sıra, İran içinde daha fazla ölüm, daha fazla yıkım ve İran halkı için daha fazla yoksulluktur.
Rûdaw: Sizce bu savaş nasıl sona erecek?
Alan Eyre: Savaş, ABD ve İsrail bombardımanı durdurduğunda sona erecek, ki onlar da bunun bir süre daha gerçekleşmeyeceğini söylediler. Savaş, ABD ve İsrail yok etmek istedikleri tüm yerleri yok ettiklerinde ve İran'da öldürmek istedikleri herkesi öldürdüklerinde bitecek. Bunun sonunda şu seçeneklerden biri gerçekleşecek: Ya İran hükümetinden geriye kalanlar ABD ve belki de İsrail ile bir çeşit anlaşma yapmaya çalışacak, ya ABD ve İsrail'in İran'dan istediklerine karşı direnmeye devam edecekler. Üçüncü seçenek ise -ki bence İsrail'in çabaladığı şey de bu- hükümetin fiilen çökmesi ve ardından Başkan Trump'ın dediği gibi alternatif bir hükümet bulma işinin İran halkına kalmasıdır.
Rûdaw: Farsçayı çok iyi bilen, İran halkının kültürüne ve düşünce yapısına aşina biri olarak, sizce İran halkı nasıl bir karar verecek?
Alan Eyre: İran 1,6 milyon kilometrekareden büyük ve 92 milyon insanın yaşadığı bir ülke. Bu yüzden 92 milyon insanın neye karar vereceğini ben öngöremem, kimse öngöremez. Örneğin Ayetullah Hamaney'in ölmesinden mutlu olan insanlar var, mutlu olmayanlar var. Bence İran halkının çoğu gelecekleri için endişeli, çünkü sonucu ne olursa olsun kısa vadede savaş, saldırıya uğrayan ülke için asla iyi bir şey değildir. Bu yüzden İran'da büyük bir endişe ve belirsizlik olduğunu düşünüyorum ve İranlıların çoğu bu savaşın bir an önce bitmesini istiyor.