Avrupa Parlamenteri Schieder: AB, Kürtleri korumak için Şam'a baskı yapmalı
Avrupa Parlamentosu (AP) Üyesi Andreas Schieder, Rûdaw'a yaptığı açıklamada, Kürtlere karşı katliamların tekrarlanmaması için Avrupa Birliği'nin (AB) Şam'a baskı yapması gerektiğini söyledi.
Schieder, Avrupa Komisyonu'nun politikasını eleştirerek, "Kürtlerin ve diğer bileşenlerin haklarından bahsetmeden Şam'a 600 milyon euro yardım vaadinde bulunmak büyük bir hataydı" dedi.
Rûdaw muhabiri Ala Şali'nin sorularını yanıtlayan AP Üyesi Andreas Schieder, “Suriye iç savaşı ve Kürtlere karşı katliam on yıllardır devam ediyor. AP'deki görevimden önce, Avusturya milletvekili olarak kuşatma altındaki Kobani'ye bir heyet göndermiştim. Suriye'deki insanların barışı hak ettiğine inanıyorum. Bu; Kürtleri, Ezidileri, Alevileri, Dürzileri ve Süryaniler ile Hristiyanlar gibi grupları da kapsıyor. Şimdi gördüğümüz şey ise, ne yazık ki Suriye'deki yeni rejimin, herkesi kucaklayan bir Suriye inşa etme sözünü yerine getirmediğidir” ifadeleriyle değerlendirmelerde bulundu.
Ala Şali ve Andreas Schieder'in röportajı şöyle:
Rûdaw: Sayın Andreas Schieder, bizimle olduğunuz için çok teşekkürler. Avrupa Parlamentosu üyesi olarak, Suriye'de Kürtlere karşı katliamların tekrarlanmaması için Şam'a nasıl baskı yapabilirsiniz?
Andreas Schieder: Öncelikle bu görüntülerin bizi çok korkuttuğunu belirtmek isterim, çünkü Suriye iç savaşı ve Kürtlere karşı katliam yıllardır ve on yıllardır devam ediyor. Avrupa Parlamentosu'ndaki görevimden önce, Avusturya milletvekili olarak kuşatma altındaki Kobani'ye bir heyet göndermiştim. O zamandan beri durum birçok kez sorun oldu ve şimdi de öyle. Suriye'deki insanların barış içinde yaşamayı hak ettiğine inanıyorum. Zorlu bir iç savaştan sonra bunun gerçekleşme zamanı geldi. Bu, Kürtler, Ezidiler, Aleviler, Dürziler ve Süryaniler ile Hristiyanlar gibi birçok başka grubu da kapsıyor. Herkesin orada barış içinde yaşama hakkının olması önemlidir. Şimdi gördüğümüz şey ise, ne yazık ki Suriye'deki yeni rejimin, herkesi kucaklayan bir Suriye inşa etme sözünü yerine getirmediğidir.
Bu yüzden bu katliamlar bizi iki kat korkuttu; bir yandan anlaşılamaz insani acı nedeniyle, diğer yandan da siyasi bir perspektifin olmaması nedeniyle. Ben Avrupa Parlamentosu'nda, AB'nin gözlerini kapamaması için baskı yapılması çağrısında bulunanlar arasındayım. Ayrıca, bir daha hata yapmamalıyız. Avrupa Komisyonu'nun bir ay önce Şam'a yaptığı ziyareti ve 600 milyon eurodan fazla yardım sözü vermesini bir hata olarak görüyorum, çünkü Kürtlerin, Alevilerin, Ezidilerin ve Hristiyanların durumundan bahsedilmedi. Eğer Suriye'nin yeniden inşası için mali yardım verilecekse, bunun insan haklarına ve bu grupların yaşam hakkına bağlanması gerektiğini düşünüyorum. Maalesef bu yapılmadı ve bu bir hatadır. Bu yüzden şimdi daha fazla baskı yapıyoruz, Rojava'daki Özerk Yönetimi ve tüm grupları korumalıyız. Görmek istemediğimiz şey, İslam Devleti'nin (IŞİD) sivil kıyafetler ve kravatlarla bir kez daha iktidarını sürdürmesidir.
Rûdaw: Şam anlaşmasının başarılı olması için Avrupa Komisyonu'na ne gibi bir baskı yapabilirsiniz?
Andreas Schieder: Anlaşma iyidir ama bu anlaşmaların uygulanması daha da iyidir. Almancada dendiği gibi, "kağıt sabırlıdır." Kağıt üzerindeki farklıdır ama önemli olan insanların hayatında yer bulmasıdır, ancak maalesef bazen tam tersi oluyor. Baskı yapacağız, önümüzdeki hafta Avrupa Parlamentosu'nda tartışmalara devam edeceğiz. Daha önce Strasbourg'da, farklı fraksiyonlardan parlamenterlerle Kürt çalışma grubu olarak bir basın toplantısı düzenlemiştik. Bu konunun tüm siyasi fraksiyonları ilgilendiren bir mesele olduğunu söylemek bizim için önemlidir.
Rûdaw: Bildiğiniz gibi, son haftalarda Suriye'de Kürtlere karşı birçok suç ve ihlal işlendi. Faillerin yargılanması için nasıl baskı yapıyorsunuz?
Andreas Schieder: Uluslararası ilişkilerde ve insan hakları ihlallerinde, katliamlarda, cinayetlerde, işkencelerde ve tecavüzlerde cezasızlığın olmaması gerektiğine inanıyorum. Yani, geleceğine bakmak isteyen bir Suriye, gelecekteki ve şimdiki suçları yargılamaya hazır olmalıdır. Sorumluların yargılanacağı bir mahkemeye ihtiyaç var. Kürtler uzun süre Hol Kampı'nı İslamcı suçlular için kapalı tuttu ve burada Avrupa'nın uzmanlık ve hazırlıkla yardım etmesi gerekiyor. Avrupa'dan Suriye'ye giden İslamcı savaşçılarla ne yapacağımızı uzun süre tartıştık ama burada Avrupa sorumluluktan kaçamaz. Tüm bu suçların sonunda bağımsız mahkemeler tarafından yargılanması gerekiyor.
Rûdaw: Siz Rojava'yı da ziyaret etmiştiniz. Şimdi Suriye'nin geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Andreas Schieder: Ben her zaman iyimserim. Her zaman daha iyi olabileceğini görüyorum. Bunun toplum için ve durumu daha iyi hale getirmeye çalışan bir siyasetçi için önemli olduğuna inanıyorum. Bizi oradaki insanlara bağlayan şey budur. Ancak durumu çok karmaşık ve kötü görüyorum. Genel olarak dünyanın daha karmaşık hale geldiğini ve bu yüzden ilginin biraz azaldığını görüyorum. Buna izin vermememiz gerektiğine inanıyorum. Gözetlemeye devam etmeli ve durumu daha iyi hale getirmek için her şeyi yapmalıyız. Adımlar atarsak, daha iyi olabilir. İnsan hayatı çok kısa ama bu bizim görevimizdir; ister Kürtlerin, ister komşu bölgelerin, isterse de Avrupalıların olsun.
Rûdaw: Kürtlere karşı o katliamı gördüğünüzde ne hissettiniz?
Andreas Schieder: O anda çok hayal kırıklığına uğradım çünkü artık durumun daha iyi olacağını umuyordum. Suriye'nin yeni liderinin sözünü yerine getirip getirmeyeceğinden emin değildim, şüphelerim vardı ama yerine getireceklerini umuyordum. Şimdi Avrupa, AB ve üye ülkeler ile Amerika ve diğerlerinin, herkesin yer bulabileceği bir Suriye'nin kurulması için baskı yapması gerekiyor. Suriye eskiden çok güzel bir bölgeydi ama birçok şey yıkıldı. Bence mesele, herkesin yaşam hakkının olduğu bir yer olmasıdır.
Rûdaw: Andreas Schieder, bizimle olduğunuz için çok teşekkürler.
Andreas Schieder: Teşekkürler.