Alman milletvekili: Colani'nin güçleri istikrarsızlığa neden oluyor
Almanya Yeşiller Partisi Milletvekili Lucks, Federal Alman Hükümeti'nin Halep’te yaşananlara ilişkin sessizliğini eleştirerek Berlin'in yanlış öngörülerin etkisi altında olduğunu belirtti. Alman vekil, “Kürt güçleri Demokratik Suriye Güçleri'nin olduğu yerlerde istikrar hakim. Colani ve güçlerinin olduğu yerde ise istikrarsızlık oluşuyor” dedi.
Max Lucks, Halep’teki Kürt mahallelerine yönelik saldırılar ve Berlin’in tutumu hakkında Rûdaw muhabiri Ala Şali’ye konuştu.
Max Lucks, Ahmed eş-Şera (Colani) kontrolündeki bölgelerde istikrarsızlık yaşandığına dikkat çekerek şunları söyledi:
"Federal Hükümetin bu gerçeği görmesi ve görmezden gelmek yerine Colani’ye karşı yaptırımlar uygulaması gerekiyor."
Lucks ayrıca Demokratik Suriye Güçleri'nin (DSG) bir istikrar unsuru olduğunu ve Suriye’nin siyasi geçiş sürecinde aktif bir şekilde yer alması gerektiğini vurguladı.
Alman milletvekili, Kürtlerin yanında olduklarını belirterek şöyle konuştu:
“Elbette, kendi grubumdaki ve diğer gruplardaki meslektaşlarımla sürekli temas halindeyim. Grubum özellikle önümüzdeki meclis haftasında Federal Parlamento'da baskıyı nasıl artırabileceğimiz konusunda hazırlık yapıyor. Harekete geçecek SPD ve CDU milletvekilleri bulacağımız konusunda iyimserim. Bence Almanya olarak Halep’teki ve Kuzey ve Doğu Suriye’deki Kürt bölgesindeki insanları yalnız bırakmadığımızı, onların yanında olduğumuzu göstermemiz önemli.”
Rûdaw: Bu görüşme için teşekkürler. Sayın Max, birkaç gündür Suriye askerlerinin Kürtlerin yoğun yaşadığı mahallelere saldırdığını görüyorsunuz. Partiniz ne diyor? Sen bu konuda ne düşünüyorsun? Federal Hükümet neden şimdiye kadar bir tavır belirlemedi?
Max Lucks: Federal Hükümet şu ana kadar herhangi bir açıklama yapmadı, çünkü yanlış öngörülerin etkisi altındalar; Colani ve güçlerinin istikrar sağlayacağı yönündeki yanlış öngörü bu. Şu an, bu saatlerde gördüğümüz şey ise tam tersi; Kürt güçleri Demokratik Suriye Güçleri’nin olduğu yerlerde istikrar hakim durumda. Colani ve güçlerinin olduğu yerde ise Suriye’de istikrarsızlık oluşuyor. Bu yüzden Federal Hükümetin sürekli görmezden gelmek yerine bu gerçeği görmesi çok elzemdir.
Rûdaw: Yeşiller Partisi şu an parlamentoda muhalefette. Ne yapmak istiyorsunuz, bu konuda bir açıklama yapacak mısınız?
Max Lucks: Son olarak Ekim 2025'te meclis grubu olarak benim öncülüğümde, etnik ve dini azınlıklar ve özellikle de Kürtlerin Suriye’deki rolü hakkında Federal Hükümete küçük bir soru önergesinde bulunduk. Federal Hükümetin cevabında, onlar için doğru bilgilerin ve Suriye’deki durumun önemli olmadığını, Federal Hükümetin bunu inkar ettiğini bir kez daha gördük. Hükümet bazen Colani güçlerinin etnik ve dini azınlıklara karşı uyguladığı şiddeti inkar ediyor. Bu nedenle grubum Suriye politikasının değişmesi için sürekli ve sert bir şekilde çalışıyor. Örneğin, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi'nde etnik ve dini azınlıklar için bağımsız bir mekanizma oluşturulmasını talep ediyoruz. Federal Hükümet ise bu konuyu sürekli BM İnsan Hakları Konseyi'nin eski görev çerçevesine havale etmek istiyor. Alman Hükümeti'nin buna bağımsız bir yanıt geliştirmesi gerekiyor.
Rûdaw: İnsan sadece izleyici kalamaz, birçok insan kaçıyor. Almanya’nın nasıl bir sorumluluğu var? Partiniz özel olarak ne yapabilir?
Max Lucks: Almanya’nın büyük bir sorumluluğu var. Partim baskıyı artırabilir ve bunu yapacaktır da; böylece Federal Hükümet Suriye’ye yönelik dış politikasını değiştirsin. Suriye dış politikasının değişmesi demek, Colani üzerinde baskı kurmak ve örneğin Halep’te gördüğümüz suçlardan dolayı ona yaptırımlar düzenlemek demektir.
Rûdaw: İnsanların korunmasını sağlamak için insani koridorlar yeterli mi?
Max Lucks: İnsani koridorlar elbette önemli ama tabii ki yeterli değil. Suriye’deki sivillerin korunmasını garanti altına alacak şey, Suriye Kürtlerinin ve DSG’nin siyasi geçiş sürecine güçlü bir şekilde katılımıdır. Suriye’deki insani durumu iyileştirmek isteyen herkes, Demokratik Suriye Güçleri’nin geçiş sürecine siyasi olarak dahil edilmesi, ciddiye alınmaları ve yeni Suriye’nin bir parçası olmaları için çalışmalıdır. Onların statüsünü reddetmek çözüm değildir ancak Federal Hükümet bunu yapıyor. Bu durum, insani açıdan da elbette tehlikelidir. Biz Demokratik Suriye Güçleri’nin o bölge ve oradaki insanlar için bir istikrar sütunu olduğunu biliyoruz.
Rûdaw: Max, Dışişleri Bakanlığı’nın Rûdaw’a yaptığı açıklamayı gördün. Bu yeterli mi? Sen de parlamentoda o komitedesin. Peki, acilen ne yapabilirsin?
Max Lucks: Dışişleri Bakanlığı’nın açıklaması yine "kendine has". Böyle bir durumda sadece "endişeyle izliyoruz" deyip harekete geçmemek tehlikelidir. Alman Hükümeti'nin yapması gereken ve Yeşiller Partisi olarak Alman Parlamentosu'nda uğruna mücadele ettiğimiz şey; Brüksel’de de birlikte, kararlılıkla, ortak tutum ve davranışlarla Colani’ye baskı yapılmasıdır. Bu detaylarla başlar; Federal Hükümet Halep’te yaşananlar hakkında net bir açıklama yapmıyor, Kuzey ve Doğu Suriye’deki Kürt bölgesine yönelik devam eden tehdit hakkında net bir açıklama yapmıyor. İhmal ediyor, harekete geçmiyor, tereddüt ediyor. Bu ciddi bir tehlikedir. Suriye dış politikasında gerçekçi çalışma yeteneğine sahip bir stratejiye ihtiyacımız var.
Rûdaw: Diasporadaki Kürtler ne yapabilir? Federal Hükümeti bir görüş sahibi olması için nasıl teşvik edebiliriz ya da üzerindeki baskıyı nasıl artırabiliriz?
Max Lucks: Bence baskı oluşturmak önemli. Özellikle de hükümet koalisyonu gruplarının milletvekilleri üzerinde, yani SPD, CDU ve CSU üzerinde baskı kurmak. Suriye politikalarında bir değişiklik olması gerektiğini anlamaları gerekiyor. Görmezden gelme politikası, izleme politikası, "Colani’ye güveneceğiz ve her şey yoluna girecek" görüşü ve politikası sona ermelidir.
Rûdaw: Bugün meslektaşlarınla iletişime geçip sadece izleyici kalmamamız için yardımcı olacak mısın?
Max Lucks: Elbette, kendi grubumdaki ve diğer gruplardaki meslektaşlarımla sürekli temas halindeyim. Grubum özellikle önümüzdeki meclis haftasında Federal Parlamento'da baskıyı nasıl artırabileceğimiz konusunda hazırlık yapıyor. Harekete geçecek SPD ve CDU milletvekilleri de bulacağımız konusunda iyimserim. Bence Almanya olarak Halep’teki ve Kuzey ve Doğu Suriye’deki Kürt bölgesindeki insanları yalnız bırakmadığımızı, onların yanında olduğumuzu göstermemiz önemli.