İran İslam Cumhuriyeti Bağdat Büyükelçisi İrec Mescidi, Tahran yönetiminin Kürt halkı ve Kürdistan Bölgesi Hükümeti’ne büyük bir sevgi ve saygı beslediğini söyledi.
İrec Mecidi, “İran, IŞİD savaşı döneminde Kürdistan Bölgesi ve diğer bölgeler arasında ayrım yapmadan yardım etti” dedi.
Bütün Kürt partilerle ilişki halinde olmak istediklerini belirten Mescidi, İran’ın dost ve kardeş olarak Kürdistan Bölgesi’ni desteklemeye devam edeceğini ifade etti. Mescidi Rojhılatlı Kürt partilerin de silah bırakmaları halinde siyasi hayata katılabileceklerini söyledi.
Kürdistan Bölgesi’nin çok önemli bir jeopolitik konuma sahip olduğunu dile getiren Mescidi, Irak ve Kürdistan Bölgesi Hükümeti, Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ve Kürdistan Yurtseverler Birliği’ne (KYB) Irak’ın bölünmesine karşı olduklarını açık bir şekide ilettiklerini kaydetti.
İrec Mescidi, Rûdaw’ın sorularını yanıtladı.
İlk kez Kürtçe bir TV ile röportaj yapıyorsunuz bu da Rûdaw oldu. Kürt kökenli olduğunuz söyleniyor, bu doğru mu?
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla, başta Kürdistan’ın aziz ve onurlu halkına selamlarımı iletiyor, sağlık ve mutluluklar diliyorum. Eger köken konusunu konuşacaksak İranlılar ve Kürtler aynı ırk ve kökenden geliyor. Bundan gurur duyuyorum. Ancak Kürt değilim. İran’ın güneyindeki Huzistan’da doğdum. Ama uzun bir süre İran ve Irak Kürtleriyle yaşadım. Belki bundan dolayı bu mesele konuşuldu fakat ben Kürt değilim.
İran bölgesel bir güç olarak bölgede ve Irak’ta evvelden beri etki sahibi olmuş. İran şu anda Irak’ta nasıl bir role sahip ve bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
İran’ın Irak ve Kürdistan Bölgesi ile olan uzun komşuluk sınırından dolayı tarihi, kültürel ve siyasi bir iletişimi var. Ayrıca müslüman iki komşu ülke olarak güçlü ilişkilere sahip olmaları çok normal. Bu ilişki hem ekonomik hem de toplumsal, kültürel, siyasi ve güvenlik alanlarında da var. İlişkilerimiz 2003 yılında Saddam Hüseyin’in devrilmesinin ardından daha güçlü bir gelişme gösterdi. Aynı şekilde Kürdistan Bölgesi için de böyle oldu. Allah’a şükür bugün ilişkiler çok güçlü bir durumda.
Sizin Irak büyükelçisi olmanızın ardından ilişkiler nasıl gelişim gösterdi?
Allah’a şükür, büyükelçilik yaptığım bir dönemde Irak ve Kürdistan’ı tehdit eden IŞİD sorunu çözüldü. İşgal ettiği bölgeler geri alındı. Bence her ne kadar bazı hücreleri kalsa da IŞİD sorunu çözüldü. İkinci olarak ekonomik açıdan ilişkilerimiz gelişti. Son iki yılda İran gaz ve elektiriği ile ticari ihracatı büyük bir gelişme gösterdi. Allah’a şükür İran’ın Irak ve Kürdistan Bölgesi ile ilişkileri her geçen gün gelişiyor.
Irak’la başlayıp daha sonra Kürdistan Bölgesi’ne gelmek istiyorum. Dr. Adil Abdulmehdi liderliğinde kurulan Irak hükümetini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Sayın Dr. Adil Abdulmehdi, İran’la tarihi ilişkileri ve geçmişi olan bir yoldaş ve arkadaştır. Daha Saddam iktidarı devrilmeden önce tanışıyorduk. Kendisi ve hükümetiyle gerçek ve olumlu ilişkilere sahip olacağız. Bana göre Adil Abdulmehdi İran ve diğer ülkelerle ilişkileri geliştirecek. Irak hükümetinin başarısı için her türlü desteğimizi açıkladık. Irak hükümetine, İran ve Irak’ın birbirlerine ihtiyacı olduğunu ve ne zaman talep ederlerse yardım etmeye hazır olduğumuzu söyledik. Arzu ve isteğimiz odur ki, Allah yardımcıları olsun ve Adil Abdulmehdi ile bakanları başarılı olsun.
Bunları hükümet için söylediniz. Kişisel olarak Adil Abdulmehdi hakkında ne düşünüyrosunuz?
Bana göre Adil Abdulmehdi bilgili ve program sahibi bir siyasetçidir. Hükümet programı kapsayıcı ve iyi. Programı uygular ve mevcut sorunları çözerse başarılı bir hükümet kurabilir. Hükümetin işi Irak’taki siyasi durum, güvenlik sorunları bir takım toplumsal meselelerden dolayı biraz zor. Ben de bir yıl boyunca yöneticilik yaptığım için bunu biliyorum. Bu sorunların çözümü için plan ve çaba dahilinde bütün grup ve partilerle Irak Parlamentosu’nun birliği ve farklı kişilerin desteğine ihtiyacı var. Hepsi el ele vererek hükümeti destekler ve Abdulmehdi hükümeti de çaba gösterirse, Allah’ın izniyle başarılı olurlar.
İran, Adil Abdulmehdi hükümetini nasıl destekleyecek?
Bu konu her türlü yardımı ve siyasi çalışmayı kapsıyor. Desteğimizin önemli kısmı ekonomik yardım olacak. Nasıl IŞİD savaşında yardımcı olduysak ve Allah’a şükür IŞİD’i ortadan kaldırdıysak savunma ve güvenlik konularındaki yardımlar da devam edecek. İki ülke arasında kültürel ve toplumsal ilişkiler de ilerlemiş bir seviyede. İki ülke arasında her yıl 6-7 milyon kişi turizm ve sağlık amacıyla seyahat ediyor. İranlılar Irak’a geliyor ve Iraklılar da İran’a gidiyor. Kürdistan Bölgesi’nde de böyle. Bundan dolayı çok ciddi ve geniş ilişkilerimiz var.
İran güvenlik konusunda Adil Abdulmehdi hükümetine ne tür destekler verecek?
IŞİD döneminde askeri danışmanlık, silah, lojistik ve eğitim desteği sunduk. İran İslam Cumhuriyeti, IŞİD’e karşı savaşabilmeleri için Irak ordusu ve Heşdi Şabi’ye destek verdi. Bu yardımlar IŞİD’ten sonra da teknik, lojistik, eğitim ve danışmanlık alanında doğal olarak devam edecek.
Yani askeri yardımlara devam edeceksiniz…?
Evet Irak’ın teknik ve silah olarak ihtiyaç duyduğu farklı yardımları Irak hükümetinin talebi üzerine sürdürmeye devam edeceğiz. Hazır olduğumuzu da açıkladık.
Adil Abdulmehdi’yi konuştuk. Irak Cumhurbaşkanı Berhem Salih ile ilgili düşüncelerinizi öğrenmek istiyorum. Berhem Salih’in düşüncelerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Sayın Dr. Berhem Salih ile ilgili olarak, Kürtlerin Cumhurbaşkanı ve bakanlıklar düzeyinde Irak hükümetinde önemli ve ciddi bir rol ve etkiye sahip olmasından dolayı mutluyuz. Sizinle görüşmeye gelmeden önce bugün öğlen Irak Maliye Bakanı Dr. Fuad Hüseyin ile görüştüm. Aziz ve dost Kürt kardeşlerimizin Irak merkezi hükümetinde önemli bir rol almasından dolayı mutluyuz. Berhem Salih ile tanışmamız Allah affetsin Celal Talabani döneminde oldu. Onun seçilmesi Bağdat’taki sorunların çözümüne ve yine Bağdat ile Kürdistan Bölgesi arasındaki sorunların çözümüne katkı suncak diye düşünüyorum. Aynı şekilde İran ve Irak arasındaki ilişkilerde de. Berhem Salih, Adil Abdulmehdi ve Irak Parlamentosu Irak’ta önemli bir rol ve etkiye sahip olabilirler. Berhem Salih’in Kürdistan Yurtseverler Birliği’inden (KYB) olduğunu ve her şekilde İslam Cumhuriyeti’nin dostu olduğunu anımsıyorum ve öyle de olmasını umut ediyorum. Cumhurbaşkanlığı döneminde İran ile ilişkilerini ilerletmesini umut ediyorum. Aynı şekilde Kürdistan Bölgesi için de.
Yani Dr. Berhem Salih’in ekibinden memnunsunuz. Özellikle en büyük danışmanlarından biri İran’ın yakın dostu Aras Şeyh Cengi’dir. Ekibiyle ilgili düşünceleriniz nelerdir?
Önemli olan Dr. Berhem’in kendisidir. Danışman ve Cumhurbaşkanlığı görevlisi olarak bir çok kişi kendisiyle birlikte çalışabilir. Mesele Cumhurbaşkanının kendisi ve idaresidir. Geçmişten beri İran ile çok iyi ilişkileri var. Gelecekte de bu ilişkilerin daha da iyi olacağına inanıyorum. Ancak Dr. Berhem’in yanında olup İran ile iyi ilişkilere sahip olan kimseler de yardımcı olabilir. Danışmanların da ilişkilerin gelişmesi için Cumhurbaşkanı ile birlikte rolleri olabilir. Bu değerli kişilerin hepsi Irak’ın hakim bileşeni olan Kürtlerden. Cumhurbaşkanlığı, bakanlıklar ya da parlamentoda nerede olurlarsa olsunlar saygı gösteriyoruz.
Yani genel olarak Dr. Berhem’den memnunsunuz?
Evet ondan memnunuz.
Irak hükümetine gelelim. Özellikle bazı Sunni bakanların Baas geçmişine sahip olduğu söyleniyor. Bu İran için ne kadar önemli?
Bizim için önemli olan parlamento tarafından seçilmeleri. Parlamento Irak halkını temsil ediyor. Parlamentoda Kürdistan Bölgesi ile Sunni ve Şii bölgelerin temsilcileri bulunuyor. İran İslam Cumhuriyeti’ne göre Parlamento Irak halkını temsil ediyor. Kürt, Sünni ve Şii seçtiği her bakana saygımız var. Mezhepsel bir bakışımız yok. Cumhurbaşkanı, hükümet ya da bakan olsun bizim için önemli olan parlamento tarafından seçilmiş olmaları. Seçimle gelmişlerse İran’ın saygısını hakediyorlar.
ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarının ikinci aşaması başladı. Haydar Abadi’nin yaptırımlara uymasını tepkiyle karşıladınız. Yaptırımlar konusunda Adil Abdulmehdi’den beklentileriniz nelerdir?
Iraklılardan Irak halkı ve iki ülkenin ortak çıkarlarını dikkate almalarını istiyoruz. ABD’nin İran’a yönelik ambargo ve yaptırımları yeni bir şey değil. Özellikle daha önce Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) karar alınmıştı ve Avrupa ve diğerleri de yaptırımları destekliyordu. Ama bugün mesele farklı. Sadece ABD anlaşmadan çekilerek baskı ve tehditlere yöneldi. Bu hiçkimseyi mecbur bırakmıyor. Irak, Avrupa ve diğer ülkelerden İran ile ortak çıkarlarını ABD’nin siyaset ve isteklerine kurban etmemelerini istiyoruz. Irak’ın ABD ile ilişkilerinin olması farklı. Bizim de Irak ile ilişkilerimiz var. Bundan dolayı ABD ile ilişkilerinin İran ile olan ilişkilerini zayıflatmasına neden olmamalı.
İran’ın Irak, Suriye ve bölgedeki projelerde etkisi var. Yaptırımlar bu ülkelerdeki projeleri etkilyecek mi?
ABD’nin ihlaller yapmak istediği görüntüsü var. ABD, İran’ın bölgedeki ülkelerle ekonomik ilişkillerinin gelişmesini istemiyor. Bu ülkelere baskı uygulayarak İran ile ekonomik ilişkilerini sınırlandırmasını istiyor. Dost, kardeş ve müslüman bir ülke olarak komşu Irak ve Kürdistan Bölgesi’nden beklentilerimiz ne olmalıdır? İran ile dostluklarını geliştirmelerini ve ABD’ye açık bir şekilde İranla birbirlerine ihtiyacı olduklarını söylemelerini bekliyoruz. ABD’nin siyasetinin etkisine girmelerine gerekmiyor. Bunları Irak hükümetinden beklememiz çok doğal.
Kürdistan Bölgesi’nin Tahran Temsilcisi, yaptırımlar nedeniyle İran’ın Irak’a bazı ürünleri ihraç etmede engel çıkarmaması gerektiğini söyledi. Acaba İran yaptırımlardan sonra Irak’a ürün ihraç etmeye devam edecek mi?
Kürdistan Bölgesi ile siyasi de olmak üzere çok iyi ilişkilerimiz var. İran İslam Cumhuriyeti’nin Erbil ve Süleymaniye’de olmak üzere Kürdistan Bölgesi’nde iki temsilciliği bulunuyor. Siyasi olarak da çok iyi ilişkilerimiz var. Kürdistan Bölgesi ile sınırlarımızda Başmak, Perwezxan, Temerçin ve Hacı Omeran sınır kapıları var. Bu kapılar üzerinden Irak’la çok güçlü bir ekonomik ilişki var. İran İslam Cumhuriyeti, Kürt halkı ve Kürdistan Bölgesi Hükümeti’ne büyük bir sevgi ve saygı besliyor. Allah’ın izni ve güçlü ilişkilerimiz sayesinde ekonomik, siyasi, bilimsel ve kültürel ilişkilerimizi geliştirmeye çabalayacağız.
Irak hükümeti Kerkük petrolünün tankerlerle İran’a yapılan ihracatının durdurulacağını açıkladı. Bu karar şimdiye karar uygulanmaya başladı mı?
Irak ile petrol değişim anlaşmamız vardı ve şu anda da devam ediyor. Ancak bu anlaşmanın uygulanması ve güçlendirilmesine ilişkin ihracatın tankerlerle mi yoksa boru hattıyla yapılması konusunda önümüzdeki dönemde değişiklikler olabilir. Bu iki ülkenin çıkarları çerçevesinde şekillenecek. Böyle bir ilişkimizin olması da doğal bir şey. ABD’nin bunu onaylamaması ve istememesi normaldir. Bundan dolayı bu yardımların önünü kesmek istiyorlar. Ama bana göre başarılı olamayacaklar. Çünkü Irak ve İran’ın çıkarları bütün alanlarda bu ilişkilerin olmasını gerektiriyor. Bunlardan birisi de sizing de bahsettiğiniz bu konudur.
Irak hükümetinin İran’a tankerlerle yapılan petrol ihracatını durdurması durumunda tavrınızın ne olacağını sormak istedim?
Şimdi görüşmeler yapıyoruz…Evet…
İran Petrol Bakanı OPEC toplantısında Rûdaw’a Irak ve İran arasında özellkle Kerkük petrolü için boru hattı olması gerektiğini söyledi. Bu kararı ne zaman hayata geçireceksiniz?
Bu proje ile ilgili araştırma ve görüşmeler yapılıyor. Şu anda başlangıç aşamasındayız. İran ile Irak arasında önemli bir projedir.
Özellikle IŞİD sonrası İran ve Irak arasındaki ticaret hangi aşamada?
Aramızdaki ticaret hacmi geçen yıl 6.5 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu yıl daha fazla olması gerekir. Aramızdaki ticaret hacminin yıl sonunda 8.5 milyar dolar olacağını bekliyorum. Ticari alışverişi söylüyorum…
İran ve Irak arasında mı?
Evet bütün Irak. Ancak bununla birlikte elektrik ve gaz satışı da var. İran gazı Hürremşehr ve Neftşehr kentlerinden Irak’ın Basra ve Bağdat kentlerine elektrik üretiminde kullanılan enerjiyi tedarik etmek için geliyor. Bu çok önemli bir konu. İran gaz hattının Kürdistan Bölgesi’ne de gelmesini umut ediyorum. Kürdistan Bölgesi’nin de İran gazından faydalanması için Irak merkezi hükümeti ve Kürdistan Bölgesi’ndeki dostlarla müzakere yürütülmeli. Bunun yanısıra İran firmalarının Kürdistan Bölgesi ile Irak’ın orta ve güneyinde teknik ve mühendislik alanında bir çok projesi var. Gaz, elektrik ve ticari sektördeki toplam ticaret hacmi yıllık 10 milyar dolara yakın. İran firmalarının teknik ve mühendislik hizmetleri alanlarında 10 milyar dolara yakın anlaşma ve projeleri var. Bu rafineri ve stadyumlara kadar her türlü yatırımı kapsıyor.
Irak ve Kürdistan Bölgesi’nin tamamında mı?
Evet bütün Irak. Bütün Irak’la ilgili verileri söyledim. Kürdistan Bölgesi’ni de kapsıyor. Aktif ve ciddi bir ekonomik tarafımız var. IŞİD’in ortadan kaldırılmasıyla şartlar daha da gelişiyor. Önümüzdeki yıl ekonomik ilişkilerimizin daha da gelişmesini umut ediyorum.
Daha önce İran’ın IŞİD savaşı döneminde Irak’a 3 milyar dolar yardımda bulunduğunu açıklamıştınız. Bu yardımların ne kadarı Kürdistan Bölgesi’ne gönderildi?
İran’ın IŞİD savaşında Kürdistan Bölgesi ve diğer bölgeler arasında ayrım yapmadığına şahit oldunuz ve bunu Kürdistan Bölgesi’ndeki dostların tamamı da biliyor. Kürdistan Bölgesi ve ilgili bölgelerde merkezi hükümete toplu bir şekilde yardım ettik. Hem danışmanlık ve destek anlamında hem de lojistik anlamda Kürdistan Bölgesi’ni destekledik. Dönemin Kürdistan Bölgesi Başkanı Sayın Barzani ve Kürdistan Bölgesi Başbakanı İran’la ilgili düşüncelerini açıkladılar ve resmi bir şekilde teşekkür ettiler. Bu da İran’ın IŞİD savaşında Kürt halkıyla birilkte peşmergenin yanında olduğunu hem de Irak ordusunun yanında olduğunun göstergesidir. İran bütün tarafları destekledi. Bu konuda terörizme karşı Kürt kardeşlerimiz ve Irakla birlikte olduğumuzdan dolayı gururluyuz.
Yani Peşmerge Güçleri ve Irak ordusuna eşit bir şekilde mi yardım ettiniz?
Bizim bölge ile ilişkiye ihtiyacımız vardı. Yani hangi bölgenin danışman, lojistik ve silah ne tür bir yardıma ihtiyacı var. Bu savaşın durumuyla ilgiliydi. Kürdistan Bölgesi’nin tamamıyla IŞİD’ten kurtarılmasından dolayı mutluyuz. IŞİD savaşı Ninova, Anbar, Selahaddin ve Suriye sınırına yayılan uzun bir savaştı. Bölgenin büyüklüğü ve savaşın uzun sürmesi nedeniyle yardım dağıtımında bu bölgelerin daha fazla pay almış olması normaldir. Ancak Kürdistan Bölgesi’nde kahraman peşmergenin cesareti ve İran’ın yardımlarıyla bölge daha çabuk IŞİD’ten kurtarıldı. Çok zorlu bir savaştı ve Kürdistan Bölgesi’ndeki kardeşlerimiz çok şehit verdi. Doğal olarak Irak merkezi hükümetine yaptığımız yardım oranı daha fazla olabilir. Çünkü bu bölgede IŞİD’e karşı savaşın genişliği ve süresi daha uzundu.
PKK’nin Şengal’de kalması için yardım ettiğiniz ve koordinasyon içinde olduğunuz söyleniyor. Bu doğru mu?
Hayır bu doğru değil.
PKK ile aranızda hiçbir ilişki yok mu?
Hayır. Çünkü İran onların Irak’ın bölgelerine yani Kuzey Irak ya da Kürdistan Bölgesi’ndeki bölgelere gelmesine razı değil. O bölgelerde yokuz…
Kürdistan Bölgesi’ne gelelim. En son yapılan parlamanto seçimlerinde Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) 45 sandalye kazanarak büyük bir başarı elde etti. Kürdistan’da yeni bir siyasi harita ortaya çıktı. Yeni siyasi duruma nasıl bakıyorsunuz?
İran olarak Irak’ta gün geçtikçe demokrasinin gelişmesini olumlu karşılıyoruz. Şüphesiz ki demokrasinin aynası seçimler, parlamento ve halkın oyudur. İran olarak halkın tercihine çok önem veriyor ve destekliyoruz. Gerek Irak’ta gerek Kürdistan’da olsun yapılan parlamento seçimlerine saygı duyuyoruz. Dediğiniz gibi KDP çok iyi bir oy aldı, KYB’de belli bir oy aldı, Goran ve diğer partiler de oy aldı. Ancak bana göre dikkat çekici olan Kürdistan Parlamentosu’nun Kürdistan’daki tüm bileşenleri temsil etmiş olmasıdır. Evet KDP önemli bir oy aldı ve diğer partiler de aldıkları oylarla Kürdistan Parlamentosu’nda rollerini oynabilirler. Nasıl ki temsilcilere ve yasalara saygı gösteriyorsak Kürdistan Parlamentosu’na da saygı duyuyoruz. Kürdistan Bölgesi ve Parlamento’da geçmiş dönemlerde İran ile çok iyi ilişkilere sahip ve halen bu iyi ilişkilerin devam ettiği bir çok dostumuz var. Aynı şekilde Kürdistan Bölgesi Hükümeti’nin de İran İslam Cumhuriyeti ile çok iyi ilişkileri var. Allah’ın izniyle parlamento ile de böyle olacak.
KYB ile çok güçlü ilişkileriniz var. KDP ve Goran ile ilişkileriniz nasıl?
1991 yılından önce KDP’nin önemli bir kısmı İran’daydı. Şimdi merhum İdris Barzani, Kek Mesud Barzani ve diğer KDP’li yetkililerle birlikte 100 kişinin ismini sayabilirim. Çok iyi bir ilişkimiz vardı. KYB ile de ilişkilerimiz çok iyiydi. Merhum Newşirvan Mustafa ve Goran ile de aynı şekilde. İran’ın her zaman Kürt partileri ile iyi ilişkileri olmuştur ve bana göre onlar İslam Cumhuriyeti’nin dostudurlar. Kürt partileri arasında bazen çekişmeler ve rekabet olabilir. Bu kendi iç sorunlarıdır. İran bir dost ve komşu olarak Kürt partileriyle iletişim kuruyor. Kürt partilerinin barış ve kardeşlik içinde yaşaması için sorunlarını kendi aralarında çözmesini istiyoruz. KDP ile KYB arasında ayrım yapmıyoruz. Kardeş ve dost ilişkilere sahibiz.
O zaman neden KYB ile olan ilişkileriniz KDP ve Goran ile olan ilişkilerinize göre daha güçlü?
Hayır daha çok değil. KYB ile olan ilişkilerimiz KDP ile olan ilişkilerimizden daha iyi değil. İkisiyle de ilişkilerimiz var. Biri çok saygı duyduğumuz sayın Talabani’nin mirası, diğeri de değerli ve aziz kardeşimiz olan Barzani’nin partisidir. İlişkilerimizin bir parti ile fazla ve diğer partilerle az olduğunu kim söylüyor? Hayır iki tarafla da ilişkilerimiz var. KDP ile daha fazla da olabilir. Bütün Kürt partileri ile ilişkilerimizin olmasını istiyoruz. Hepsine saygı duyuyoruz.
Özellikle ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarından sonra İran ile büyük bir sınır ve ticaret hacmine sahip olan Kürdistan Bölgesi’nde kurulacak yeni hükümetten beklentileriniz nelerdir?
Kürdistan Bölgesi Hükümeti’nin başarısını istiyoruz. İhtiyaç duyduğu her türlü yardımı yapacağız. Bana göre Kürdistan Bölgesi, bölge için önemli bir jeopolitik merkezdir. Bu yüzden Kürdistan Bölgesi’nin İran için önemli bir değeri var. Kürdistan Bölgesi Hükümeti’nden halka hizmet çalışmalarını arttırmasını istiyoruz. İran olarak kendilerini destekliyoruz. Ekonomik ilişkilerimiz Kürdistan Bölgesi’ne önemli bir katkı sunabilir. Bu nedenle Kürdistan Bölgesi Hükümeti’nden umutluyum. Sayın Neçirvan Barzani, Kürdistan Bölgesi’nde çok iyi liderlik yaptı. Bölgede meydana gelen değişiklikler gelişmeleri de beraberinde getirdi. Kürdistan Bölgesi’nin gelişmesi ve iyi bir seviyeye gelmesinden mutluluk duyuyoruz. İran’ın dost ve kardeş olarak Kürdistan Bölgesi’ni desteklemeye devam edeceğinden emin olun.
Daha önce Kürdistan Bölgesi’nin ticari ilişkilerde daha çok Türkiye’ye yakın durduğuna yönelik şikayetleriniz vardı. Şikayetleriniz devam ediyor mu?
Şikayet olduğunu söyleyemeyiz. Bunu açıklığa kavuşturabilirim. Kürdistan Bölgesi’nin Türkiye ve İran’la iki önemli sınırı var. Bana göre iki ülkeyle de ilişkilerinin olması çok doğal. Türkiye’nin imkan ve yeteneklerinden yararlanabilirler. Aynı şekilde İran’dan da yararlanabilirler. İran İslam Cumhuriyeti olarak bizimle daha güçlü ilişkilere sahip olmalarını istememiz doğal bir şeydir. Hiçbir şekilde Kürdistan Bölgesi’nin diğer taraflarla ilişkisine karşı değiliz. Çünkü bu Kürdistan Bölgesi’nin kendi çıkarları ve ihtiyaçları için vereceği bir karardır. Fakat Kürdistan Bölgesi’nin İran İslam Cumhuriyeti ile yardımlaşmada büyük bir rolü olan ilişkileri daha da derinleştirerek geliştirmesini istiyor ve destekliyoruz.
İran’a muhalif olan Rojhılatlı Kürt partileri de zaman zaman Kürdistan Bölgesi ile İran arasında sorun oluyor. Geçmiş dönemde İran Kürdistan Demokrat Partisi’ni (İKDP) füzelerle vuruldu. Keşif yapan insansız hava araçlarının Kerkük’ten havalandığı doğru mu?
Muhalefet ile ilgili birşey söylemek istiyorum. Muhalif bir parti ve grup devleti eleştirerek farklı fikirlere sahip olabilir. Dünya genelinde bu böyle ve bunda bir problem yok. Kürdistan Bölgesi ve Irak’ta da var. Ama bu muhalif grup eline silah alıp devlete karşı savaşmaya başladığı zaman muhalefet rolü kalmaz. Belki silahlı ve yıkıcı bir grup olur. O ülkeye karşı savaşmak isteyen bir grup olur. Her ülkenin bunu engellemesi doğal bir şeydir. Size soruyorum. Kürdistan Bölgesi’nde ortaya silahlı bir grup çıkar ve hükümete karşı silah kullanırsa Kürdistan Bölgesi Hükümeti oturup seyreder mi? Şüphesiz ki harekete geçip karşı durur. Örnek olarak IŞİD gibi. İran İslam Cumhuriyeti, Demokrat Parti ve diğer partilerin siyasi ve toplumsal çerçevede eylem ve propaganda yapmasını istiyor. Kürdistan Bölgesi’nde olmaları bizim için problem değil. İran İslam Cumhuriyeti, Kürdistan Bölgesi Hükümeti, KDP, KYB ve o partilere barışçıl ve silahsız eylem yapmaları gerektiğini ve bunu kabul ettiğimizi söyledik. Ama İran sınırlarında silahlı operasyon yaptıkları zaman İran İslam Cumhuriyeti’nin de karşılık vermesi gerekir. Füze, uçak ve top atışları ile her ne şekilde olursa olsun İran, istedikleri zaman silahlı eylem yapmalarına izin vermez.
Bu ilginç bir çağrıdır. Çünkü daha önce bazı İKDP yetkilileri bir sonuca ulaşmak için İran ile müzakerelere başlamak istediklerini belirttiler. Silahlı olarak değil ama siyasi olarak çalışmak için hiçbir diyaloğunuz yok mu?
Direkt olarak bir diyaloğumuz olmadı. Ancak Kürdistan Bölgesi aracılığıyla mesaj olmuştu. Silahlı eylem ve operasyon yapmalarına izin vermeyeceğimizi ilettik. İslam Cumhuriyeti şu anda da aynı fikirde. İran Kürt partileri Kürdistan Bölgesi’nde kalmak istiyorlarsa Kürdistan Bölgesi’nin şartlarını kötü amaçlı kullanamazlar. Bunun zararı halk ve Kürdistan Bölgesi Hükümeti’ne dokunur. Çünkü onlar iyi bir hayat istiyorlar. İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı silahlı eylem yapmaları kabul edilemez.
İran İslam Cumhuriyeti olarak Rojhılat’ta otonomi çerçevesinde Kürt partileri ile müzakerelere başlamaya ya da İran’a dönmelerine hazır mısınız?
Onlar silahlı gruplardır…
Peki silahı bırakırlarsa?
Silahlı gup oldukları için hiçbir şekilde bir araya gelemeyiz. İran’da partiler yasası var. Seçimler ve diğer meselelerde birçok parti var. Ancak Demokrat Parti, Halkın Mücahitleri gibi silahlı bir gruptur. Yasaların dışına çıkıyorlar. Bu yüzden İran İslam Cumhuriyeti’nin hiçbir barışçıl diyalog yürütmemesi normaldir.
Kürdistan Bölgesi’nde geçen yıl bağımsızlık referandumu gerçekleştirildi. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önemli danışmanlarından İlknur Çevik, “Türkiye’nin referanduma karşı birşey yapmasına gerek olmadığını söyledi. Çünkü İran referanduma karşı çok kapsamlı bir plan hazırlamış” dedi. Niçin İran diğer ülkelerden daha fazla referanduma karşı çıktı?
Türkiyeli yetkililerin açıklamaları kendilerini ilgilendirir. Başkalarının açıklamalarına ilişkin bir değerlendirmem yok. Ancak konunun İran İslam Cumhuriyeti ile ilgisi bulunuyor. İran’ın siyaseti çok açıktı ve halen açık. Biz düşüncelerimizi Irak ve Kürdistan Bölgesi Hükümeti, KDP ve KYB’ye ilettik. Bu gizli bir şey değil. Kürdistan’ın Irak’tan ayrılmasına karşı olduğumuzu söyledik. Ama neden? Kürdistan halkına karşı olduğumuz için mi? Hayır. İran temel bir siyaset olarak Irak’ın hangi bölgesinde olursa olsun bölünmeye karşıdır. İran İslam Cumhuriyeti’ne göre, İslam ülkeleri ve komşularının bölünmesi planı bölge dışında seslendirilip diriltiliyor. Dolayısıylşa İran olarak kabul edemeyiz. Mesele Kürdistan değil. Referandum ve Kürdistan’daki kardeşlerimizle ilgili değil. Çok açık bir şekilde ve dostça Kürdistan Bölgesi’ndeki kardeşlerimize Kürdistan’ın Irak’tan ayrılmasına karşı olduğumuzu söyledik. Bugün de aynı tavrımızı koruyoruz. Bu yeni birşey değil.
Bazı Kürdistan Bölgesi yetkilileri İran’ın Kürdistan Bölgesi’ni parçalamayı amaçladığını dile getirdi. Bu doğru mu?
Hayır bu hiçbir şekilde doğru değil. Kürdistan Bölgesi Hükümeti ve sayın Neçirvan Barzani ile devamlı bir şekilde müzakerelerimiz devam etti. Bu hem Kürdistan Bölgesi’nde hem de sayın Neçirvan Barzani’nin Tahran ziyaretinde devam etti. Dostane ilişkilerimiz var. Bunları söyleyenler Kürdistan Bölgesi yıkılıp parça parça olsun diye mücadele ediyor. Bu hiçbir şekilde doğru değil. Kürdistan Bölgesi’nde yaşıyorsunuz, acaba İran İslam Cumhuriyeti’nin Kürdistan Bölgesi’ne karşı bir çabasını görüyor musunuz? Böyle bir şey söz konusu değil.
Böyle şeyler açık değil fakat gizliliğini bilmiyorum…
Ben size söyleyeyim. Bilmiyorsanız ben size söyleyeceğim. İran İslam Cumhuriyeti, Kürdistan Bölgesi’nin zayıflaması için açık ya da gizli hiçbir şey yapmıyor. Neden yapmıyor? Çünkü İran İslam Cumhuriyeti’nin bütün siyasi, ekonomik ve ticari ziyaretleri ilişkilerin güçlendirilmesi içindir. Sizin aracılığınızla aziz ve onurlu Kürdistan halkına şunu iletiyorum; Kürdistan Bölgesi Hükümeti ile ilişkilerimizin Irak Anayasası, dostane komşuluk ilişkileri ve ikili çıkarlar çerçevesinde güçlendirilmesi ve desteklenmesini istiyoruz.
Ancak burada başka önemli bir konu daha var. Var olan bilgilere ve Kürdistan Bölgesi Başkanlığı’nın açıklamasına göre İran 16 Ekim olaylarında önemli bir rol oynadı, yine bazı Heşdi Şabi komutanlarının sözleri de bunu doğruluyor. Yani Heşdi Şabi’nin Kerkük’e saldırmasını kastediyorum. İran neden bu rolü oynadı?
Heşdi Şabi Irak’ta neden ve nasıl kuruldu? Heşdi Şabi, Şii Merciinin fetvası ve halkın büyük katılımı ile terörizme karşı mücadele etmek için kuruldu. Heşdi Şabi’nin Irak’ta kuruluş felsefesi IŞİD’e karşı mücadele etmekti. Ayrıca işgal ettiği bölgeleri geri almaktı. İran İslam Cumhuriyeti Irak hükümetini destekliyor. Heşdi Şabi bugün Irak ordusunun bir parçası. İran, Heşdi Şabi, Irak ordusu ve peşmergelerin destekçisi idi. İran hiçbir şekilde bir tarafa karşı sorunlara müdahil olmaz. Tam tersine Kürdistan Bölgesi Hükümeti ile Bağdat hükümeti, Kürdistan Bölgesi yetkilileri ile Bağdat yetkililerinin ekonomik, siyasi, askeri ve güvenlik konularında bölgede her geçen gün daha yakın olması için çabalıyoruz. Bizim için önemli olan Kürdistan Bölgesi ile merkezi hükümet arasında kardeşçe ve dostane ilişkilerin gelişmesidir.
Son sorumu soracağım. Kerkük konusu uluslararası devletler ve Irak için önemli. İran’a göre Kerkük sorunu nasıl çözülür?
Bize göre bu sorun Irak hükümeti, anayasa ve Kürdistan Bölgesi Hükümeti’ne bağlı. Bununla ilgili konuşmayacağız. Irak hükümeti ve Kürdistan Bölgesi Hükümeti’nin yapacağı her anlaşmaya saygı duyarak destekleyeceğiz.
Çok teşekkür ederiz sayın İran Bağdat Büyükelçisi İrec Mescidi
Bende size ve çalışma arkadaşlarınıza teşekkür ederim. Aziz ve onurlu Kürdistan halkına başarılar dilerim. İran İslam Cumhuriyeti’nin onların dostu ve gerçek kardeşleri olduğu konusunda emin olsunlar. Hepimiz aynı ırktanız. Ortak bir kültürümüz ve tarihi bir dostluğumuz var. Kürdistan Bölgesi ile İran İslam Cumhuriyeti’nin ilişkilerinin her geçen gün daha iyi olmasını umut ediyorum.
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın