Avrupa Parlamentosu’nda (AP) bu hafta dikkat çeken bir görüntü vardı. Iraklı Arap kökenli İsveç Milletvekili Abir Al-Sahlani, kürsüye Kürt milli kıyafetiyle çıkarak Avrupa’yı sert bir dille eleştirdi.
Al-Sahlani, Rûdaw’a verdiği özel röportajda, "Benim için Kürt davasını savunmak protokollerden çok daha önemlidir" dedi.
Rûdaw TV’den Hemin Abdullah’a konuşan Abir Al-Sahlani, Rojava’ya destek kararının AP’den geçmesinin ardından duygularını ve gerekçelerini anlattı.
Basralı bir Arap olan Al-Sahlani, Duhoklu bir Kürt ile evli olduğunu belirterek, "Çocuklarım yarı Kürt, yarı Arap. Bu dava benim için artık sadece siyasi değil, aynı zamanda bir aile meselesi" ifadelerini kullandı.
"Protokol değil, Kürt davası önemli"
Rûdaw: Bu hafta Avrupa Parlamentosu’nda çok sembolik bir duruş sergilediniz. Takım elbiseli diplomatların arasında, protokolün olduğu bir salonda Kürt kıyafeti giydiniz. Mesajınız neydi?
Abir Al-Sahlani: Benim için Kürt davasını ve Kürdistan halkını desteklemek, protokollere uymaktan çok daha önemlidir. Tartışma davetiyesinde Kürtlerin veya Kürdistan Bölgesi’nin adının hiç geçmediğini görünce, herkesin dikkatini asıl meseleye, yani Kürtlere çekmek benim için önemliydi.
"Kürtlerin sadece dağları değil, burada dostları da var"
Rûdaw: Konuşmanızda "Kürtler hep 'dostumuz dağlardır' der ama bilin ki burada biz de varız" dediniz. Bu sözün pratikteki karşılığı nedir?
Abir Al-Sahlani: Avrupa Parlamentosu’na Kürtlerin ne dediğini ve ne yaptığını hatırlatmak istedim. Herkes onların özgürlük mücadelesini bilmiyor. Bu demokrasi evine, Kürt halkının verdiği bedelleri hatırlatmak istedim. Ayrıca Avrupa Komisyonu’nu somut adımlar atmaya teşvik etmeyi amaçladım.
Burada birçok kişi, Esad gittiği için Ahmed el-Şara yönetiminin gelişini olumlu karşıladı. Ancak eski bir İslamcı savaşçının demokrasi getireceğine inanmak saflıktır. AB, Suriye’ye mali destek verecekse, Kobani ve Rojava’daki saldırıların durması ve ablukanın kalkması şartını koşmalıdır.
"AP kararı Kürtleri koruyabilir"
Rûdaw: Parlamento, Rojava ile ilgili bir karar tasarısını onayladı. Bu karar, Kürtlere yönelik katliamları durduracak güce sahip mi?
Abir Al-Sahlani: Kesinlikle yardımcı olabilir. Çünkü biz, vatandaşlar tarafından doğrudan seçilen tek AB kurumuyuz. Dış ilişkileri yürütenler, parlamentonun mesajlarını dikkate almak zorundadır. Elimizdeki en büyük koz ise Suriye hükümetine verilecek paradır. Bu mali yardımı şartlara bağlayarak baskı kurabiliriz.
"IŞİD tehdidi ideolojiktir, sadece askeri değil"
Rûdaw: Bazı kesimler, IŞİD tehdidinin abartıldığını savunuyor. Sizce IŞİD’in geri dönüş riski gerçek mi?
Abir Al-Sahlani: Bunu söyleyenler sadece göçmenlerin Avrupa’ya gelmesinden korkuyorlar. IŞİD tehdidi çok gerçektir ve sadece askeri değil, ideolojiktir. İsveç’te doğup büyüyen 300 kişi IŞİD’e katıldı. Bu, Avrupa’nın entegrasyon politikasının başarısızlığını gösteriyor. Aşırı sağcılar, Ortadoğu halkının Avrupa’ya gelmesini engellemek için soykırıma bile göz yumabilecek bir zihniyete sahip.
"Akşam yemeğinde Kürtlerin kaderini konuşurduk"
Rûdaw: Basra kökenli bir ailenin kızı olarak Kürt davasına olan ilginiz nereden geliyor? Sadece siyasi bir duruş mu?
Abir Al-Sahlani: Hayır, bu benim ailemin tarihinin bir parçası. Babam, amcalarım ve annem diktatörlüğe karşı mücadele etti. 4 yaşındayken ailem bana ilk kez yerel bir kıyafet aldığında, o bir Kürt kıyafetiydi. Arap olmamıza rağmen, Kürtlerin kendi kaderini tayin hakkı evimizde akşam yemeği masasında hep konuşulan bir konuydu.
Şimdi ise bu benim için şahsi bir mesele. Çünkü eşim Duhoklu bir Kürt ve çocuklarım yarı Kürt. Eskiden bu benim için bir inanç savaşıydı, şimdi ise ailemin de savaşı. Kürtler, sömürgecilikten bugüne kadar Batı tarafından nasıl kullanılıp sonra unutulduklarının canlı bir sembolüdür. Ben buna karşı duruyorum.
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın