Rojava'yı ziyaret eden AP Üyesi Sjöstedt: Şam anlaşmalara uymalı, AB yardımları şartlı olmalı
İsveç Sol Parti’den Avrupa Parlamentosu Üyesi Jonas Sjöstedt, Rojava ziyaretinin ardından Rûdaw muhabiri Dilniya Rahman’a verdiği demeçte, Kobani şehrindeki insani durumun tehlikeli bir boyuta ulaştığını söyledi.
Sjöstedt, şehrin kuşatma altında olduğunu, su, elektrik ve ilaç kıtlığı çektiğini belirterek, Suriye hükümetine bu kuşatmayı derhal kaldırması çağrısında bulundu.
Sjöstedt, Mazlum Abdi ve Rojava’nın siyasi ve askeri liderliğiyle yaptığı görüşmelerde, Avrupa Birliği’nin Kürtlerle dayanışmasını yineledi.
Milletvekili, Şam ve DSG'nin (Demokratik Suriye Güçleri) anlaşmalara uyması ve şiddeti durdurması gerektiğini söyledi; ayrıca şunları belirtti:
"Avrupa'nın Suriye'ye mali yardımı şartlı olmalıdır. Şam para ve yaptırımların kaldırılmasını istiyorsa, azınlık haklarına saygı göstermeli ve barış sürecinde ilerleme kaydetmelidir."
Milletvekili, Rojava'daki özyönetim modelini, özellikle kadın-erkek eşitliği ve bileşenlerin bir arada yaşaması konularında övdü ve bunu geleceğin Suriye'si için önemli bir örnek olarak nitelendirdi.
İsveç Sol Parti’den Avrupa Parlamentosu Üyesi Jonas Sjöstedt’in Dilnaya Rahman’ın sorularına verdiğ yanıtlar şöyle:
Rûdaw: Rojava ziyaretinizde kimlerle görüştünüz ve kimleri gördünüz?
Jonas Sjöstedt: Biz İsveç Sol Parti heyeti olarak gittik, ben de Avrupa Parlamentosu üyesiyim. Orada Rojava liderliğini, Mazlum Abdi'yi, Dışişleri Bakanı'nı, YPG ve PYD liderliğini gördük, ancak Rojava genelinde çok sayıda sıradan vatandaşı da gördük.
Elbette amaçlardan biri Rojava'da yaşayan insanlarla dayanışma göstermekti, ama aynı zamanda şu anda barış için bir fırsat olduğu gerçeğine dikkat çekmekti. Ancak Şam'daki Suriye hükümeti ve Kürt tarafı yaptıkları anlaşmalara uymalıdır. Şiddeti durdurmalı, Kobani üzerindeki kuşatmayı kırmalı ve insanların Suriye'de birlikte yaşayabileceği barışçıl bir çözüm bulmalılar.
Rûdaw: Rojava'nın durumunu nasıl gördünüz?
Jonas Sjöstedt: İnsanlar elbette geleceklerinden endişeli, ama aynı zamanda çok kararlılar ve elde ettikleri kazanımlardan vazgeçmeye hazır değiller. Çok iyi organize olduklarını söyleyebilirim. Özel bir zorluk, bölgeye gelen on binlerce mültecidir; bazıları Halep'ten veya çevre köylerden, bazıları ise Efrin'den gelmiş.
Onlar zor koşullarda yaşıyorlar; çoğu okullarda kalıyor. Neyse ki Kürdistan'ın diğer parçalarından, özellikle Kürdistan Bölgesi'nden yardım tırları içeri giriyor. Bu, insanlar için çok şey ifade ediyor.
Ancak elbette şu anda ihtiyaç duydukları şey huzur; kendi yurtlarına dönebilmeleri için bir huzur. Bu, tüm Kürtlerin talep ettiği bir şeydi. Bu noktada Şam'ın üzerine düşeni yapmasının önemli olduğunu düşünüyorum.
Rûdaw: Avrupa Parlamentosu'na dönüyorsunuz. Gördüklerinizi milletvekilleri ve Avrupalı yetkililere nasıl aktaracaksınız?
Jonas Sjöstedt: Avrupa'nın ve uluslararası toplumun oynaması gereken çok önemli bir rolü olduğunu düşünüyorum, çünkü Şam'a net bir mesaj verilmeli: Azınlıklara karşı daha fazla şiddet olmamalı. İster Kürt, ister Hristiyan, ister Alevi veya Dürzi olsunlar. Ülkedeki farklılıklara saygı duyarak barışçıl bir çözüm olmalı. Suriye hükümeti AB'den ve birçok üye ülkeden yardım alıyor. Bu yardımın şartlı olmasının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Eğer Batı'dan para alacaksan, eğer yaptırımlar kaldırılacaksa, barış süreci ve yeniden birleşmede de ilerleme olmalıdır.
Rûdaw: Kobani'nin durumu üzerindeki kuşatma nedeniyle kötü. O kuşatmanın kalkması ve yardımların şehre ulaşması için ne yapacaksınız?
Jonas Sjöstedt: Evet, Kobani'deki durumun her yerden daha tehlikeli olduğunu söyleyebilirim. Hâlâ su, elektrik, sağlık ve gıda gibi büyük sorunları var. Bazı yardımlar ulaşıyor ama çok daha fazlasına ihtiyaçları var. Bu gerçekten Suriye hükümetinin sorumluluğundadır, çünkü elektrik ve su sağlamaktan ve Kobani'ye yakın bölgelerden çekilmekten onlar sorumludur. Kobani'de çok insan var, çok sayıda mülteci de orada. Evet, Türkiye sınırı kapatmış durumda, Türkiye her zaman Suriye Kürtleri için sorun yaratıyor. Bu gerçekten Suriye hükümetinden en önemli taleptir: Kobani kuşatmasını kırın. Yaklaşık bir ay önce Rojava'dayken, çok sayıda Amerikalı ve Avrupalı gönüllü oradaydı, defalarca Kobani'ye girmeyi denediler ama başaramadılar.
Rûdaw: Kürtler özyönetim hakkı talep ediyor. Siz Avrupa Birliği'nde bu isteğin gerçekleşmesi için Kürtlere nasıl yardım edebilirsiniz?
Jonas Sjöstedt: Kuşatmayı kırması için Şam'a azami baskı uygulamamız gerektiğini düşünüyorum. İnsanların geçişi için bazı sınırlı izinler vardı ama bunun kesinlikle genişletilmesi gerekiyor. Çünkü Kobani daha önce de kuşatma altındaydı, bunun Kürtler için tarihle ilgili çok fazla hatıra canlandırdığını ve bu tarihin tekerrür etmemesi gerektiğini düşünüyorum.
Rûdaw: Suriye'nin demokratik bir ülke olması ve içinde bileşenlerin haklarının korunması için ne yapacaksınız?
Jonas Sjöstedt: Suriye toplumu içinde birçok iyi güç olduğunu düşünüyorum, Kürtlerin öz örgütlenmesi de bunlardan biri. Bu yüzden diyalog kapısını açmalarının, siyasi partilere izin veren yeni bir yasanın olmasının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Şimdi farklı şehirlerde bu ofislerin bazılarına saldırıldığını ve kapatıldığını görüyorum. Bu gerçekten demokrasinin özüdür: Özgür medyaya izin vermek, siyasi partilerin özgürce kurulmasına ve çoğulculuğa izin vermek. Suriye şu anda bir yol ayrımında; insanların birlikte yaşayacağı, birbirine saygı duyacağı ve gerçek bir demokrasiye sahip olacağı yolu seçebilirler. Bu, Avrupa Parlamentosu'nun Suriye'ye tekrar tekrar göndermesi gereken mesajdır. Kürtlerin kendi deneyimleriyle, özellikle kadın-erkek eşitliği konusunda, Suriye toplumuna sunacakları çok önemli bir şeyleri var. Bir bakıma Rojava, hem farklı bileşenlerin birlikte yaşaması hem de cinsiyet eşitliği konusunda Suriye için eşsiz bir deneyim olmuştur. Umarım Suriye bu deneyimin toplumları üzerinde etkili olmasına izin verir.
Rûdaw: O halde Avrupalı parlamenterlerin Rojava ve Suriye'yi ziyaret etmeye devam edeceğini ve gelecekleri için onlara yardım edeceklerini söyleyebilir miyiz?
Jonas Sjöstedt: Kesinlikle öyle. Gözümüzü Rojava'dan ayırmayacağız. Bunun bizim sorumluluğumuz olduğunu düşünüyorum. IŞİD'e karşı savaşta çok kurban verdiler, bu da hepimizin çıkarınaydı. Sadece iki hafta önce Avrupa Parlamentosu'nda benim de katıldığım bir tartışma vardı, sol kanattan sağ kanada kadar Rojava ve Kürtlere destek olduğu çok açıktı.
Rûdaw: İran hakkında bir soru sorarsam; İran'da durum değişirse, bunun Suriye ve Irak üzerinde de etkisi olacağına inanıyor musunuz?
Jonas Sjöstedt: Etkisi olacağını ve bunun çok tehlikeli, hatta şiddetli olabileceğini düşünüyorum. Yakın gelecekte ABD tarafından askeri bir saldırı olasılığı var, bu da şüphesiz Irak, Suriye ve belki Lübnan'a sıçrayacaktır. Ama bunun yerine müzakere etmelerini umalım.
Rûdaw: Çok teşekkürler.
Jonas Sjöstedt: Ben de size çok teşekkür ederim.