Mithat Sancar: PKK’liler, Kandil’dekiler ve Avrupa’dakilerin dönüşü için kapsamlı bir yasa çıkarılmalı
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Milletvekili ve İmralı Heyeti Üyesi Mithat Sancar, yarın (27 Şubat) PKK lideri Abdullah Öcalan’ın yeni bir mesajının kamuoyuyla paylaşılacağını açıkladı.
Rûdaw’a Almanca olarak özel röportaj veren Sancar, silah bırakma sürecinden yasal düzenlemelere ve ana dilde eğitim talebine kadar pek çok kritik başlıkta değerlendirmelerde bulundu.
PKK’nin silah bırakmasına dair konuşan Sancar, hukuki altyapının TBMM tarafından oluşturulması gerektiğini ve PKK’liler, Kandil’dekiler ve Avrupa’dakilerin dönüşü için kapsamlı bir yasa çıkarılması gerektiğini belirterek “Silah bırakma, ilk aşamanın önemli bir durağıdır; önemli bir şeydir. Birçok kişi Meclis komisyonu raporunu bekliyordu. Raporun çerçeveyi ve yol haritasını tamamen belirlediğini söyleyemem ama ondan bahsetmiş. Yani şimdi silah bırakma sürecinin hukuki altyapısının Meclis tarafından çıkarılması gerekiyor” ifadelerini kullandı. Sancar, “Sadece dağdakiler ve Kandil’dekiler için değil, Avrupa’dakiler, cezaevindekiler içinbiz kapsamlı bir yasa olması ve herkesi kapsaması gerektiğini söylüyoruz. Biliyorsunuz ki cezaevlerinde binlerce kişi var” sözlerini ekledi.
Öte yandan PKK’lilerin siyasete dönmesine dair soruya cevap veren Sancar, “Silah bırakmak, genel olarak siyasi amaçlarından vazgeçtikleri anlamına gelmez. Kısaca ve netçe ifade etmek gerekirse; silahlar bırakıldığında ve silahlı çalışma sona erdiğinde, amaçlar siyasi, hukuki ve demokratik düzeyde takip edilecektir. Bu nedenle silah bırakanlar siyasete girmek istiyorlar. Bunun hangi formülle belirleneceği konusunda elbette tartışmalar devam ediyor” dedi.
Öcalan’a yönelik “umut hakkına” dair soruyu yanıtlayan Sancar, “Umut hakkı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarıyla ilgilidir. Bu şekilde ifade edilip edilmeyeceği komisyon çalışmalarındaki tartışma konularından biridir. Raporda umut hakkına atıfta bulunulmuştur. Yani o yönde düzenlemelerin ve yasaların çıkarılması gerekiyor” dedi.
Sancar, Kürtçe eğitim için ise “Bunun için çalışıyoruz ve bu talebi uzun süredir dile getiriyoruz. Kürtçenin ana dili olarak okullarda resmi olarak okutulabilmesi için anayasal değişikliklere ihtiyacımız var, ancak sürecin doğrudan bununla başlaması şart değil. Anayasa değiştirilene kadar ana dili hakkının önü açılmalı ve bu süreç sürdürülmelidir” değerlendirmesinde bulundu.
Mithat Sancar ile gerçekleştirilen söyleşinin tamamı şöyle:
Rûdaw: Sayın Öcalan'ın mesajıyla başlayalım; 27 Şubat için bir mesajı var mı?
Mithat Sancar: Elbette, ancak içeriği hakkında konuşmak istemiyorum.
Rûdaw: Ama bir mesajı var mı?
Mithat Sancar: Elbette bir mesajı okunacak. Ancak o mesajın içeriğinde neler olduğunu basın toplantısına bırakıyoruz. 27 Şubat'ta, 27 Şubat 2025 tarihindeki çağrının yıl dönümünde, yeniden bir basın toplantısı düzenleyeceğiz ve Sayın Öcalan'ın mesajını kamuoyuyla paylaşacağız.
Rûdaw: Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) komisyon raporunu kabul etti, bir sonraki aşama nedir? Süreç nasıl devam edecek? İlk aşamanın Meclis komisyon raporu olduğu, ikinci aşamanın ise onu takip edeceği söyleniyordu; bir sonraki aşamaya dair emareler var mı?
Mithat Sancar: Henüz sabit bir zaman dilimi yok ya da henüz belirlenmedi diyebilirim. İlk aşama yaklaşık bir buçuk yıl önce başlamıştı. Yani Sayın Devlet Bahçeli'nin inisiyatifiyle başladı. Kendisi Sayın Öcalan'a bir çağrıda bulundu ve Sayın Öcalan da bunu kabul etti. Ardından DEM Parti’den bir heyetimiz İmralı’yı ziyaret ederek Sayın Öcalan ile görüşmeler gerçekleştirdi. O dönemde bir çağrı hazırlandı. Meşhur 27 Şubat çağrısı; barış ve demokrasi çağrısı; başlığı bu şekildeydi. Sayın Öcalan PKK'ye çağrı yaptı...
Rûdaw: Kendilerini feshetmeleri için...
Mithat Sancar: Kendilerini feshetmeleri ve silah bırakmaları ya da silah bırakma konusunda bir karar almaları için.
Rûdaw: Sayın Sancar, PKK 12 Mayıs'ta feshini ilan etti...
Mithat Sancar: 5-7 Mayıs tarihlerinde parti kongresi vardı ve açıklama 12 Mayıs'ta yapıldı.
Rûdaw: Devlet Bahçeli, KCK'nin de kendisini feshetmesi gerektiğini söylüyor, sizce bu talep Öcalan tarafından da dile getirilecek mi?
Mithat Sancar: Bahçeli'nin bu konuşması bizim ziyaretimizden önceydi. Her açıklama üzerine yorum yapmak bizim işimiz değil. Bu tür açıklamalar üzerinden spekülasyon yapılmasını doğru bulmuyoruz.
Rûdaw: Gerillanın (PKK’lilerin) silahlarına ne oldu, tekrar mı yakılacaklar?
Mithat Sancar: Bu süreç silah bırakma süreci olarak adlandırılıyor. Elbette bunun için yasal çerçevelere ihtiyaç var. Yani şu an PKK silah bırakma kararı almıştır ve bu sadece bir karardır. Ardından 11 Temmuz'da sembolik olmanın ötesinde bir adım atıldı.
Rûdaw: Evet... Temmuz ayında...
Mithat Sancar: Bir grup militan silahlarını yaktı.
Rûdaw: Silahlarını yaktılar...
Mithat Sancar: Elbette bu sürecin devam etmesi gerekiyor. Silah bırakma, ilk aşamanın önemli bir durağıdır; önemli bir şeydir. Birçok kişi Meclis komisyonu raporunu bekliyordu. Raporun çerçeveyi ve yol haritasını tamamen belirlediğini söyleyemem ama ondan bahsetmiş. Yani şimdi silah bırakma sürecinin hukuki altyapısının Meclis tarafından çıkarılması gerekiyor. Elbette birçok soru var; o kişilerle ne yapılacak...
Rûdaw: Ülkeye dönmelerine izin verilecek mi?
Mithat Sancar: Sadece dağdakiler ve Kandil’dekiler için değil, Avrupa’dakiler için de.
Rûdaw: Ülkeye dönüşlerine izin verilecek mi?
Mithat Sancar: Bunun için hangi formülün uygun olduğu üzerine tartışmalar yürütülüyor. Biz kapsamlı bir yasa olması ve herkesi kapsaması gerektiğini söylüyoruz. Biliyorsunuz ki cezaevlerinde binlerce kişi var.
Rûdaw: Anayasal ve yasal çerçevelerle ilgili kısa bir sorum var. Sizce tüm gerillaların (PKK’lilerin) gelmesi, gerilla liderlerinin tekrar dönmesi ve belki de daha sonra siyasette aktif olabilmeleri için yasal bir çerçeve sunulacağına inanıyor musunuz?
Mithat Sancar: İktidar ile siyaset arasında bir tartışma var. İktidarın kendisi bir amaç değildir ama sebepler vardır. Bazıları kendilerini organize ediyor ve silahlı mücadele kararı alıyor. Ne için? Siyasi amaçları var. Bu siyasi amaçlar için silahlı bir çalışma yürüteceklerini söylüyorlar. Silah bırakmak, genel olarak siyasi amaçlarından vazgeçtikleri anlamına gelmez. Kısaca ve netçe ifade etmek gerekirse; silahlar bırakıldığında ve silahlı çalışma sona erdiğinde, amaçlar siyasi, hukuki ve demokratik düzeyde takip edilecektir. Bu nedenle silah bırakanlar siyasete girmek istiyorlar. Bunun hangi formülle belirleneceği konusunda elbette tartışmalar devam ediyor.
Rûdaw: Anayasada değişiklikler yapılacak mı?
Mithat Sancar: Bunun için anayasal değişikliğe ihtiyaç yok. Bu süreçteki bazı sorunlar için anayasa değişikliği gerekmiyor. Büyük ihtimalle daha sonra anayasa değişiklikleri yapılacaktır...
Rûdaw: Türkiye için yeni bir anayasa mı yazılıyor?
Mithat Sancar: Bunun için şimdiden zemin hazırlanması gerektiğini söyleyebilirim. Yani tartışma özgürlüğü, şiddetin sona ermesi, silah bırakma süreci, örgütlenme özgürlüğü ve demokrasinin varlığı, fikir ve ifade özgürlüğü; bu unsurların daha iyi bir noktaya gelmesi gerekir. Yani gelecekte iyi bir anayasa hazırlayabilmek için insanların barışçıl bir atmosferde daha fazla tartışabilmesi lazımdır.
Rûdaw: Sayın Öcalan için "umut hakkı" tanınacak mı?
Mithat Sancar: Umut hakkı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarıyla ilgilidir. Bu şekilde ifade edilip edilmeyeceği komisyon çalışmalarındaki tartışma konularından biridir. Raporda umut hakkına atıfta bulunulmuştur. Yani o yönde düzenlemelerin ve yasaların çıkarılması gerekiyor.
Rûdaw: Türkiye'de Kürtçe eğitim hakkının verileceğine inanıyor musunuz, yoksa henüz erken mi?
Mithat Sancar: Bunun için çalışıyoruz ve bu talebi uzun süredir dile getiriyoruz. Kürtçenin ana dili olarak okullarda resmi olarak okutulabilmesi için anayasal değişikliklere ihtiyacımız var, ancak sürecin doğrudan bununla başlaması şart değil. Anayasa değiştirilene kadar ana dili hakkının önü açılmalı ve bu süreç sürdürülmelidir.
Rûdaw: Sayın Sancar, çok teşekkürler.