Washington Temsilcisi ‘Güçlü Kürt Lobisi’ni anlattı...

Kürdistan Bölgesi Hükümeti’nin Washington Temsilcisi Beyan Sami Abdulrahman, Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD), “Kürtler’i gerçekten anlamaya çalıştığını” söyledi.

 

Daha önce Kürdistan Bölgesi Hükümeti’nin Londra Temsilciliği’ni yapan Beyan Sami Abdulrahman, Kürtler’in dünyada iyi bir lobi çalışması yürttüğünü ifade ederek, “Bağımsız Kürt devleti konusunda Washington’da doğru anlayışa sahip olanlar var”dedi.

 

Beyan Sami Abdulrahman Rûdaw’ın sorularını yanıtladı.

 

Kürdistan Bölgesi’nin dış politikasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Kürdistan Bölgesi Hükümeti’nin, komuşularının yanısıra uluslararası toplumla da iyi bir ilişkisi var. Dışilişkiler Bürosu’nun 14 ülkede temsilcisi bulunuyor. 30 dolayında ülkenin de Kürdistan Bölgesi’nde temsilciliği var. Bu sayının artmasını bekliyoruz.

 

Kürdistan Bölgesi Hükümeti’ni temsil etmenin nelerdir?

 

Küçük bir Bölge olduğumuz için büyükelçilik ve başkonsolosluk gibi misyonlarımız yok. Buna rağmen yurtdışında çok iyi ve samimi çalışan bir ekibimiz var. Bize “gücünüzden daha büyük adımlar atıyorsunuz” deniliyor. Sesizimi duyurmamız için daha fazla çalışmamız gerek.

 

Kürtler’in ABD’de lobisi olmadığı ifade ediliyor. Bu doğru mu? Doğruysa, bu Kürtler’in ilişkilerini genişletmenin önünde bir engel mi?

 

Bu söz onyıllar öncesi doğruydu. 1990’lardan sonra durum değişti. Lobi çalışmalarının neler kazandıracağı konusunda yanlış anlaşılmalar var.

Çoğu zaman Kürtler’in lobi çalışması İsrail ve Türkiye’ninki ile kıyaslanıyor. O ülkelerin büyük gelir kaynakları var. Bu yüzden bu konuda bir karşılaştırma yapılmamalı. Ayrıca onlar bağımsızlar ve yıllardır tecrübe ediniyorlar. Diplomatik ilişkiler kurmak bazen yüzyıllar alıyor. Bizim temsilcilerimiz dünyada bunu başarmak için çalışıyor.

 

Dünyada Kürdistan Bölgesi ve Kürtler’in önünde çıkan engellere rağmen, genel anlamda diplomasimiz iyi gidiyor. Örneğin; İsveç ve İngiltere parlamentolarında Kürt vekilleri var. Başta İngiltere olmak üzere bazı ülkeler Kürtlere karşı yapılan katliamı “soykırım” (Halepçe ve Enfal) olarak kabul etti. Ayrıca birçok ülkeyle iyi ekonomik ilişkilerimiz var. İngiltere Parlamentosu’nda ülkenin Kürdistan Bölgesi ile olan ilişkilerinin gelişmesini sağlamaya çalışan etkili bir grup bulunuyor.

 

Washington’a gelmeden önce burada bulunan Kürdistan Bölgesi Hükümeti temsicileri ve Kürt grupları Erbil’de ABD’nin temsilcilik açması için çaba sarfetmişler. Ayrıca ABD Kongresi’nin Kürditan Demokrat Partisi (KDP) ve Kürdistan Yurtseverleri Birliği (KYB) isimlerini “terör listesi”nden çıkarmak için lobi çalışmaları yapılmış ve başarılmış. Bugün 40’tan fazla üyesi olan Kürt –Amerikan Derneği var. Karşıtlarımız bize “Güçlü Kürt Lobisi” diye hitap ediyor.

 

Washington ile Londra arasında çalışmak arasında fark var mı?

 

İki ülkeni insanları, demokrasi, siyasi ve askeri meseleler konusunda benzerlikler var. Her iki ülke dış politikada benzer startejiler uyguluyor. Buna rağman Amerika ve İngiltere iki farklı kültür ve siyasi sisteme sahip. İşlev ve aktiviteler açısından stratejileri farklı.

 

ABD Hükümeti’nin bağımsız Kürdistan meselesine bakışı nasıl?

 

ABD Hükümeti, Irak’ın toprak bütünlüğünü koruma politikasını gütmeye devam ediyor. Ancak eskiye nazaran Washington yönetimi ve Kongre içinde Kürtler’in talepleri ve kendi kaderini tayin hakkı konusunda doğru anlayışa sahip olanlar var. Açıktan olmasa da artık Irak’ın merkezi olarak yönetilemeyeceğini itiraf ediyorlar.

 

Cumhuriyetçi bir başkanın Kürdistan’ın bağımsızlığını daha fazla destekleyeceğini düşünüyor musunuz?

 

Onların kararı Ortadoğu ve dünyad ki bazı faktörlere bağlıdır. Kurumlarımızı sağlamlaştırarak iyi bir ekonomi inşa etmeliyiz.  Kürdistan’ın bağımsızlığını kabul ettirmek için demokrasi ve uluslararası ilişkilerimizi güçlendirmeliyiz.

 

John MacCain gibi bir siyasetçinin “Kürtler silah verin” demesi ne anlama geliyor?

 

Kürtler’in bölgede IŞİD’e karşı en güçlü unsur olduğu artık tescillenmiştir. Başkan Obama, Pentagon’da yaptığı bir konuşmada IŞİD’in 5 bölgede yenilgiye uğradığını belirtti. O bölgelerin 5’i de Kürtler’in savaştığı bölgelerdir.

 

Batı’nın ve özellikle de Amerikalılar’ın gerçekten Kürtler’i ve Kürdistan’ı anladığını düşünüyor musunuz?

 

herhangi bir ülkenin başka bir ülkeyi anlaması zordur. Bu yüzden dış temsil önemlidir. Ben Amerikalılar’ın gerçekten Kürtler’i anlamaya çalıştığına inanıyorum.

 

Kürdistan Bölgesi’ndeki  yaklaşık 2 milyon mülteci konusunda Amerika veya uluslararası örgütlerin desteğini almak için neler yaptınız?

 

Washington’da mültecilere yardım, işlerimizin öncelikleri arasında yer almaktadır. Kürdistan Bölgesi’ndeki mütelciler ve özellikle Ezidi ve Hıristiyanlar’ın içinde bulunduğu durumu gözler önüne sermek için çok çalışıyoruz. Amerikan ve uluslararası örgütlerin ellerindeki imkanları zorlamaları için elimizden gelini yapıyoruz.

 

Amerika’ya göre Kürdistan nasıl bir yer?

 

Kürdista, Irak ve Ortadoğu’nun bir parçasıdır. Amerikalılar’ın gözünde Irak ve Ortadoğu şiddet ve istikrarsızlıktır. Kürdistan Bölgesi’ne, istikrar ve güvenliğin sağlandığını göstermek için siyasetçileri, işadamlarını ve gazetecileri getirmeyi hedefliyoruz.