Başbakan Mesrur Barzani'den hükümetin oluşturulması ve cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin açıklama
Birleşik Arap Emirlikleri’nin Dubai kentinde düzenlenen Dünya Hükümetler Zirvesi’ne katılan Başbakan Mesrur Barzani, Rûdaw TV’nin sunucusu Senger Abdurrahman’ın sorularını yanıtladı.
Kürdistan Bölgesi Başbakanı yeni kabinenin kurulması, Irak hükümeti, cumhurbaşkanlığı meselesi ve maaşlar konularını değerlendirdi.
Kürdistan Bölgesi Hükümeti Başbakanı Mesrur Barzani, Kürt halkının artık yeni felaketlerle karşılaşmamasını umduğunu belirterek, Kürdistan Bölgesi’ndeki tarafların ortak tutum içinde olması gerektiğini söyledi. Irak cumhurbaşkanlığı makamına ilişkin ise, “Bu konuda uzlaşmış değiliz” dedi.
Konuşmasının bir bölümünde Mesrur Barzani, “Kürdistan Bölgesi hükümetinin kurulması ile Irak cumhurbaşkanlığı makamı iki ayrı konudur” diyerek, bu iki meselenin birbirine karıştırılmasının doğru olmadığını ifade etti.
Maaş konusuna değinen Barzani, “Maaş meselesinin büyük bölümü Bağdat’a ve oradan çıkan kararlara bağlıdır. Anayasal olarak Kürdistan halkının hakkıdır ki mali payları kesintisiz ve sorunsuz şekilde verilsin. Ancak ne yazık ki geçmiş dönemde bunun siyasallaştırıldığını gördük. Geçmiş yıllarda Kürdistan halkının bazı maaşları bu nedenle ödenmedi” dedi.
Irak hükümetinin sık sık “Paramız yok” ya da “ekonomik durum kötü” dediğinin hatırlatılması üzerine Barzani, “Irak’taki kötü ekonomik durumun ya da gelirlerin kötü yönetilmesinin bedelini yalnız Kürtler mi ödemeli?” diye konuştu.
Suriye, Rojava ve bölgedeki gerginliklerle ilgili olarak da Barzani, bunun Kürdistan halkının çıkarına olmadığını belirterek, “Biz bölgenin barış ve istikrarından yanayız” dedi.
Rûdaw’ın Başbakan Mesrur Barzani ile yaptığı röportaj:
Rûdaw: Burada [BAE’de] izlenimim olumlu. Kürdistan Bölgesi ile BAE arasındaki ilişkiler nasıl?
Mesrur Barzani: İlişkilerimiz çok çok iyi bir düzeydedir. Uzun süredir bu ilişkiler her gün ve her yıl daha da gelişiyor. Her düzeyde bu ilişkilerden memnunuz; hem liderlik düzeyinde hem de karşılıklı temaslar açısından. Her iki taraf da bu ilişkilere büyük önem veriyor. Biz de kendi tarafımızdan çok memnunuz.
Rûdaw: Kürdistan Bölgesi’nin BAE, Katar, Türkiye, Ürdün ve Suudi Arabistan ile ilişkileri çok iyi. Bölge ise gergin ve karmaşık bir süreçten geçiyor. Kürdistan Bölgesi bu karmaşayı azaltmada nasıl bir rol oynayabilir?
Mesrur Barzani: Bu ülkelerle, bölgenin karşı karşıya olduğu sorunlar ve aynı zamanda ilerleme fırsatları konusunda ortak bir bakış açımız var. İster ekonomik kalkınma açısından olsun, ister ülkeler arası ilişkiler yoluyla gerginlikleri azaltma ya da kriz zamanlarında fırsat üretme açısından olsun ortak bir perspektife sahibiz. Bu ortak bakış açısı aramızda karşılıklı saygı oluşturdu ve fikir alışverişini artırdı. Onlar da Kürdistan halkına büyük saygı duyuyor. Çünkü Kürdistan geçmişte yapıcı bir unsur olduğunu ve sorunların çözümünde etkili rol oynayabildiğini gösterdi. Son yıllarda da Körfez ülkeleri ile ekonomik ilişkileri daha fazla geliştirmek için ciddi çaba gösterdik.
Rûdaw: Şu anda KYB ile ilişkileriniz nasıl?
Mesrur Barzani: İlişkiler normal düzeyde. Siyasi konularda sorunların olması çok doğaldır, özellikle de şimdi hükümet kurma süreci varken. Bağdat’ta da hükümet kurma süreci var. Biz iki farklı siyasi partiyiz ve farklı görüşlerimiz var. Ama sonuçta tüm tarafların halkımızın yüksek çıkarlarını esas alması gerekir. Halk da partilerin performansını bu çıkarları ne kadar savunduklarına göre değerlendirmelidir.
Rûdaw: Kürdistan Demokrat Partisi(KDP) için öncelik Kürdistan Bölgesi hükümetinin mi yoksa Irak hükümetinin mi kurulmasıdır?
Mesrur Barzani: Her ikisi de önemlidir, her biri kendi düzeyinde. Kürdistan Bölgesi hükümeti düzeyinde bir yılı aşkın süredir hükümet kurulmadı. KDP olarak bizim isteğimiz seçimden hemen sonra hükümetin kurulmasıydı. Ancak karşı taraf ilerlemedi. Seçimi kazanan tüm taraflara hükümet kurma sürecine etkin katılım çağrısı yaptık. Bazı taraflar muhalefette kalmayı seçti. Diğerleri, özellikle KYB(Kürdistan Yurtseverler Birliği) ile çok sayıda görüşme yaptık, iyi bir aşamaya geldik ve ortak bir gündem belirledik. Ancak ne yazık ki bazı makamlar konusunda ilerleme sağlanmadı ve hükümeti kuramadık. Umarım bu aşamayı aşar ve Kürdistan halkının çıkarına olacak bir hükümet kurarız.
Rûdaw: Şu anda KDP ile KYB arasında görüşmeler var mı?
Mesrur Barzani: Görüşmeler sürekli devam etmelidir. Ama bizim bir ilkemiz var: Kürdistan halkına ve onların oyuna saygı gösterilmelidir. Seçim sonuçları dikkate alınmalıdır. Seçim yapılıp sonucuna saygı gösterilmemesi doğru değildir. Biz bu ilkeye bağlıyız.
Rûdaw: Irak hükümetiyle ilgili konuya gelirsek…
Mesrur Barzani: Irak hükümeti konusunda şu anda iki mesele var. Birincisi başbakanlık meselesi. Bu daha çok Koordinasyon Çerçevesi taraflarına bağlıdır ve kendi adaylarını belirlemeleri gerekir. Bu süreçte kimin başbakan olacağına dair bazı hareketlilikler ve tartışmalar var; zorluklar ve sorunlar da medyada yer aldı. Hâlâ Koordinasyon Çerçevesi’nin nihai adayının kim olacağını bekliyoruz. Maliki üzerinde mi kalacaklar yoksa başka bir adaya mı yönelecekler göreceğiz. Biz Kürtler olarak Sünni ya da Şii fark etmeksizin diğer bileşenlerin çoğunluğunun tercihine saygı duyuyoruz. Aynı mantıkla diğer taraflar da Kürdistan’daki çoğunluğun tercihine saygı duymalıdır. Şii çoğunluk kendi adayını, Sünni çoğunluk kendi adayını belirliyorsa, Kürt çoğunluğun da cumhurbaşkanı adayını belirlemesi gerekir.
KDP Kürdistan’daki oyların çoğunluğunu almıştır. Aynı mantıkla aday belirleme hakkı KDP’nindir. Ancak KDP bu haktan, Kürdistan’daki çoğunluğun hakkı adına vazgeçmeye hazırdır; yeter ki tek bir partinin değil, ulusal birlik içinde ortak bir aday üzerinde uzlaşma sağlansın. Seçimi kazanmamış tek bir tarafın “aday mutlaka benim adayım olacak” deme hakkı yoktur.
Rûdaw: Mekanizma ne olacak?
Mesrur Barzani: Mekanizma şu olabilir: Kürdistan Parlamentosu özel bir oturum yapar ve aday olan dokuz kişi arasından en çok oyu alan, tüm Kürdistan’ın ortak adayı olur ve Kürt taraflar onu destekler. Ya da Irak Parlamentosu’ndaki Kürt milletvekilleri ilk turda adaylara oy verir; en çok oyu alan, tüm Kürdistan’ın ortak adayı olur. Bu kimsenin karşı çıkamayacağı mantıklı bir yöntemdir.
Rûdaw: Sonuç ne olursa olsun kabul edecek misiniz?
Mesrur Barzani: Elbette kabul ederiz. Biz daha çok mekanizmanın, Kürdistan halkının çoğunluğunun desteğini yansıtması üzerinde duruyoruz. Tek bir parti bir makamı tekeline alamaz. Seçimi kazanmışsa o ayrı; kazanmamışsa o makamın mutlaka kendisine ait olduğunu söyleyemez.
Rûdaw: Memurlar bu yıl da maaş krizinin sürmesinden endişe ediyor. Halkı maaşlar konusunda nasıl rahatlatacaksınız?
Mesrur Barzani: Maaş meselesinin büyük bölümü Bağdat’a ve aldığı kararlara bağlıdır. Anayasal olarak Kürdistan halkının hakkıdır ki mali payları sorunsuz ve kesintisiz verilsin. Ancak ne yazık ki bunun siyasallaştırıldığını gördük. Geçmiş yıllarda Kürdistan halkının bazı maaşları bu nedenle ödenmedi. Irak hükümeti sık sık “paramız yok” ya da “ekonomik durum kötü” diyor. Ama Irak’taki kötü ekonomik durum ya da gelirlerin kötü yönetilmesinin bedelini yalnız Kürtler mi ödemeli?
Rûdaw: Size göre hangisi — kötü yönetim mi yoksa ekonomik durum mu?
Mesrur Barzani: İkisi birden. Kötü yönetim ekonomik durumu kötü hale getirdi. İyi bir yönetim olsaydı ekonomik durum bu halde olmazdı. Bu, bunun bedelini sadece Kürtlerin ödemesi gerektiği anlamına gelmez.
Kürdistan Bölgesi kendi yükümlülüklerini yerine getirdi. Irak hükümetinden beklentimiz, maaş konusunu başka ekonomik başlıklarla karıştırmamasıdır. Anayasaya göre bölge için yatırım bütçesi ve idari bütçe gibi başka kalemler de vardır. Bütçe sadece maaştan ibaret değildir. Ne yazık ki federal hükümet şimdiye kadar bu sorumluluklarını tam olarak yerine getirmedi.
Rûdaw: Çok teşekkür ederim Sayın Mesrur Barzani, Kürdistan Bölgesi Başbakanı.
Mesrur Barzani: Ben de çok teşekkür ederim.