ENKS’den Kobani’de insani felaket uyarısı: Anlaşmaya rağmen kuşatma sürüyor
Kobani (Rûdaw) - Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) Kobani Yerel Meclisi Sorumlusu Adnan Bozan, kentteki ablukanın devam ettiğini belirterek "insani felaket" uyarısında bulundu. Bozan, DSG ile Şam arasındaki anlaşmaya rağmen kente temel ihtiyaçların girmediğini vurguladı.
ENKS Kobani Sorumlusu Adnan Bozan, Rûdaw TV’de katıldığı bir bültende kentin içinde bulunduğu kritik durumu değerlendirdi.
Yaklaşık 20 gündür devam eden kuşatmanın, 30 Ocak’ta Demokratik Suriye Güçleri (DSG) ile Şam yönetimi arasında imzalanan anlaşmaya rağmen kaldırılmadığını belirtti.
"Sadece çatışmalar durdu, açlık sürüyor"
Adnan Bozan, anlaşmanın üzerinden beş gün geçmesine rağmen sahada somut bir iyileşme yaşanmadığını ifade ederek, "Anlaşma sonrası sadece çatışmalar ve bombardıman durdu. Ancak Kobani üzerindeki kuşatma devam ediyor. Kentte yakıt, elektrik, su ve internet kesik. Temel yaşam malzemelerine ulaşılamıyor" dedi.
Nüfustan fazla mülteci Kobani’ye sığındı
Çatışmalar süresince çevre köylerin yanı sıra Rakka ve Tabka gibi bölgelerden binlerce kişinin Kobani’ye göç ettiğini belirten Bozan, kentin kapasitesinin çok üzerinde bir nüfusla karşı karşıya olduğunu söyledi.
Bozan, "Aşırı yoğunluk nedeniyle sığınmacılar camilerde, okullarda ve açık alanlarda kalıyor. Şehirdeki göçmen sayısı, asıl yerleşik nüfusu aşmış durumda" ifadelerini kullandı.
İnsani koridor çağrısı
Kuşatmanın siyasi bir mesele olarak sürdürüldüğünü savunan ENKS yetkilisi, çözüm için acilen bir koridor açılması gerektiğini vurguladı.
Bozan, "Defalarca çağrı yaptık; insani bir koridor açılmalı. Bu koridor sadece yardımların ulaşması için değil, halkın ticari yollarla kendi ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için de hayati önem taşıyor” dedi.
Birleşmiş Milletler’in (BM) Halep üzerinden kente ulaştırdığı iki konvoyluk yardımın nüfus yoğunluğu karşısında devede kulak kaldığını belirten Bozan, yardımların yetersizliğine dikkat çekti.
Yağma ve güvenlik sorunu
Çatışmaların durmasının ardından köylerine dönen bazı vatandaşların evlerinin tamamen yağmalandığını söyleyen Bozan, "İnsanlar döndüklerinde evlerinde hiçbir şey bulamadı. Devam eden müzakerelerde bu yağma ve tazminat konusunun da mutlaka gündeme getirilmesi gerekiyor" diye belirtti.
DSG ve Şam arasındaki anlaşma neydi?
30 Ocak 2026 tarihinde DSG, Suriye hükümeti ile vardıkları anlaşmanın detaylarını paylaşmıştı.
Anlaşma; taraflar arasındaki savaşın durdurulmasını, askeri ve idari birleşme sürecini kapsıyordu.
Anlaşmanın öne çıkan maddeleri şunlar:
* Askeri güçlerin temas hatlarından çekilmesi.
* Suriye İçişleri Bakanlığı’na bağlı güvenlik güçlerinin Haseke ve Kamışlo şehirlerine girmesi.
* DSG savaşçılarından oluşan üç tugayın bir askeri tümene dönüştürülmesi.
* Halep il sınırları içindeki ordu tümeni bünyesinde Kobani güçleri için özel bir tugay oluşturulması.
* Rojava Özerk Yönetimi’ne bağlı kurumların Suriye devlet kurumlarına entegrasyonunu ve memurların kadroya alınması.
Anlaşmanın maddeleri arasında Kürt halkının sivil ve eğitim haklarının sağlanması ve yerinden edilmiş kişilerin bölgelerine geri dönüşünün garanti altına alınması da var.