‘Ölsünler diye içilemez su verdim’: Enfal sanığı Acac ilk kez hâkim karşısına çıkıyor
Erbil (Rûdaw) - "Enfal mağdurlarının celladı" olarak anılan ve cinayetten yargılanan Acac Ahmed Hardan Tikriti’nin ilk duruşması, 7 Mayıs 2026 Perşembe günü Bağdat’ta görülecek.
Dosyanın avukatı Eyad Kakeyi, Rûdaw'a yaptığı açıklamada, yargılamanın sabah saat 08.30’da Irak Yüksek Ceza Mahkemesi’nin Rusafa’daki binasında yapılacağını söyledi.
Kakeyi’nin verdiği bilgilere göre, dava kapsamında 200’den fazla kişi tanık olarak çağrıldı. Tanıkların önemli bölümünü, Nugre Selman Cezaevi’nde tutulan Enfal mağdurları ile onların yakınları oluşturuyor.
“Üç öğünde bir somun ekmek verdim”
Eyad Kakeyi, soruşturma sürecinde Acac’ın verdiği ifadeleri gördüğünü ve sanığın suçlamaları kabul ettiğini belirtti.
Kakeyi’nin aktardığına göre Acac ifadesinde şu sözleri kullandı:
“Nugre Selman Cezaevi’ndeki Enfal mağdurlarına üç öğünde bir somun ekmek verdim. İçilmeye uygun olmayan su dağıttım ki ölsünler.”
Sanığın ifadelerinde, yaşamını yitiren tutukluların cezaevi dışına gömüldüğünü de anlattığı belirtildi.
“Ölenler cezaevinin dışına çıkarılıp gömüldü. Ancak üzerlerine çok az toprak atıldığı için cesetler yeniden ortaya çıktı ve köpekler cesetleri parçaladı.”
Enfal dosyalarının en tartışmalı isimlerinden biri
Acac Ahmed Hardan Tikriti, Musenna vilayetindeki Nugre Selman Cezaevi’nde yaşananlarla bağlantılı suçlamalar nedeniyle yargılanıyor. O dönemde cezaevinin sorumlusu olduğu belirtiliyor.
Iraklı yetkililer, 31 Temmuz 2025’te Acac’ın yakalandığını duyurmuştu. Yakalanmasının ardından dosya yeniden gündeme gelirken, Enfal mağdurlarının aileleri davanın sembolik önem taşıdığını vurgulamıştı.
Nugre Selman Cezaevi, Enfal operasyonları sırasında çok sayıda Kürdün tutulduğu merkezlerden biri olarak biliniyor. İnsan hakları örgütleri ve tanık anlatımlarında, cezaevinde ağır açlık, susuzluk ve kötü muamele uygulandığı yönünde çok sayıda ifade yer alıyor.
1986’da Milli Güvenlik Koleji’nden mezun olmuş
Dosyadaki bilgilere göre Acac, 1962 yılında Selahaddin vilayetinde doğdu. 1986’da Milli Güvenlik Koleji’nden mezun oldu.
Yakalandığı sırada Selahaddin’in güneydoğusundaki Zuluuiye kasabasında yaşadığı belirtildi.
Eyad Kakeyi ayrıca, sanığın soruşturma sırasında Nugre Selman Cezaevi’nin sorumlusu olduğunu kabul ettiğini ifade etti.
Ne olmuştu?
Irak’ın diktatör Devlet Başkanı Saddam Hüseyin'in talimatı ile Baas rejimi tarafından 1986'da başlatılan ve 8 aşamada hayata geçirilen Enfal Soykırımı Harekatında iki yıl içerisinde 182 binden fazla Kürt katledildi.
Enfal soykırımı
Kürtlere her türlü vahşeti ve zulmü reva gören dönemin Irak Baas rejimi, yaptığı toplu kıyımı, köylerin yakılıp yıkılmasını, sivil yerleşim yerlerini kimyasal silahlarla bombalamayı, kadınların esir alınması ve çocukların katledilmesini dini açıdan meşrulaştırmak için bu ölüm operasyonlarına "Enfal" adını verdi.
Enfal soykırımından önce tarihte “Barzan Enfali” olarak bilinen 8 bin Barzan erkeğinin öldürüldüğü katliam yaşandı. 31 Temmuz 1983 tarihinde Barzani aşireti ve ailesi mensubu binlerce kişi Suudi Arabistan-Irak sınırındaki Musenna Çölü'nde yaşamaya mahkûm edildi. Bunlardan 8 bin erkek, kumlara gömülmek suretiyle katledildi.
Enfal kelimesi Arapça sözlükte "ganimet, savaş ganimeti, düşman mallarının yağmalanması" anlamına geliyor.
Nugre Selman Kalesi vahşetin tanığı oldu
Irak’ın Mussenna vilayetinde bulunan Semawa çölünün ortasındaki Nugre Selman Kalesi, soykırım döneminde bir toplama kampı olarak kullanıldı.
Adı, “ölüm kampı” olarak soykırım ile özdeşleşti. Buraya getirilen binlerce kişi işkenceden geçirildi, katledilerek toplu mezarlara gömüldü.
Rûdaw TV’de yayınlanan “Legel Renc” (Renc İle) programında Enfal kurbanları ve aileleri yaşanan vahşeti anlatmıştı.