Avrupa Politika Analiz Merkezi (CEPA) araştırmacısı ve insansız hava araçları (İHA) uzmanı Federico Borsari
Erbil (Rûdaw) — Kürdistan Bölgesi’nin Erbil ve Süleymaniye kentlerine yönelik drone saldırılarını değerlendiren Federico Borsari, savunma sistemlerinin performansını "nispeten başarılı" bulduğunu belirtti. Ancak bölgenin coğrafi yapısının savunmada zafiyet yarattığını vurgulayan Borsari, "Dağlık arazi ve zorlu topografya, radarların dronları tespit etmesini zorlaştırıyor. Bu durum bazı dronların sızmasına yol açtı" dedi.
Avrupa Politika Analiz Merkezi (CEPA) araştırmacısı ve insansız hava araçları (İHA) uzmanı Federico Borsari, Rûdaw TV bültenine katılarak, İran-ABD-İsrail savaşıyla birlikte tırmanan "drone diplomasisi ve savaşını" değerlendirdi.
Borsari, İran’ın doğrudan Kürdistan Bölgesi’ne karşı en gelişmiş İHA’larından biri olan "Arash-2"yi kullandığını açıkladı.
Borsari, bu durumun sadece Kürdistan Bölgesi için değil, tüm Körfez ülkeleri için bir "uyarı zili" olması gerektiğini, daha gelişmiş sensör ve radar ağlarına ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.
İran’ın en ağır dronu sahada: Arash-2
Kürdistan Bölgesi’ne yönelik saldırılarda kullanılan silahların türlerine dikkat çeken Borsari, İran’ın doğrudan kendi envanterinden yaptığı saldırılar ile müttefik gruplar (vekil güçler) aracılığıyla yaptığı saldırılar arasındaki farkı şu sözlerle açıkladı:
"İran’ın Irak’taki müttefikleri genellikle 'Shahed 101', 'Shahed 107' ve 'Samad-2' gibi daha düşük seviyeli dronlar kullanıyor. Bunların patlayıcı kapasitesi 10 ila 20 kilogram arasındadır. Ancak birkaç gün önce İran kara kuvvetlerinin Kürdistan Bölgesi’ne karşı bizzat 'Arash-2' dronlarını kullandığını gördük. Bu araçlar 70 ila 90 kilogram patlayıcı taşıyor ve etkisi çok daha yıkıcı."
İsrail hava sahasındaki başarı oranı yüzde 10’un altında
İran İHA’larının teknolojik kapasitesine rağmen İsrail’in hava savunma katmanlarını aşmakta zorlandığını belirten CEPA araştırmacısı, başarı oranının oldukça düşük olduğunu savundu:
"Dronların İsrail savunmasını geçme oranı genel olarak yüzde 10 veya daha azdır. İsrail’in Demir Kubbe, Arrow ve Davud Sapanı gibi sistemleri İHA tehditlerine karşı oldukça tecrübeli. Dronların bazen bu sistemleri aşması, teknolojiden ziyade 'sayısal üstünlük' (swarm/sürü taktiği) ve koordinasyonla ilgili. İran, savunma sistemlerini meşgul etmek için aynı anda çok sayıda drone ve füzeyi farklı rotalardan gönderiyor."
Düşürme maliyeti sanıldığı kadar yüksek değil
Kamuoyunda sıkça tartışılan "20 bin dolarlık dronu düşürmek için 1 milyon dolarlık füze kullanılıyor" iddiasına da değinen Borsari, "Bu her zaman doğru değil. Elimizde İsrail, ABD veya Körfez ülkelerinin her zaman pahalı füzeler kullandığına dair bir kanıt yok. Çoğu zaman savaş uçakları havalanıyor ve dronları havada imha ediyor. Bu, Patriot gibi sistemleri kullanmaktan çok daha ekonomik bir yöntem" değerlendirmesinde bulundu.
Balistik füzeler ve dronlar
Federico Borsari son olarak balistik füzeler ile dronların kıyaslanmaması gerektiğini, ikisinin askeri amaçlarının farklı olduğunu hatırlattı.
Balistik füzelerin çok daha büyük hasar verme potansiyeline sahip olduğunu ancak dronların "savunmasız yakalanan" hedefler için füzelerden daha sinsi bir tehlike oluşturabileceğini vurguladı.
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın