Halep'le ilgili açıklama yapan KCK’den dikkat çekici 'süreç' mesajı!
Haber Merkezi - Halep’teki çatışmalara dair açıklama yapan KCK Dış İlişkiler Komitesi, barış sürecine ilişkin mesaj vererek "Barış ve Demokratik Toplum sürecini Suriye üzerinden sabote etme planıdır” ifadelerini kullandı.
KCK Dış İlişkiler Komitesi, Halep’te Suriye ordusu ile Asayiş güçleri arasında Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallerinde yaşanan çatışmalara dair açıklama yaptı.
Çatışmaların "süreci sabote etme planı" olarak nitelendirildiği açıklamada, “Hakan Fidan ve Yaşar Güler’in ısrarı, Reber Apo’nun (Öcalan’ın) Kürt-Türk kardeşliğinin tesisi ve Kürt sorununun demokratik çözümü amacıyla başlattığı Barış ve Demokratik Toplum sürecini Suriye üzerinden sabote etme planıdır” denildi.
Suriye ordusunun mahallelere yönelik operasyonunun “IŞİD saldırısı” olarak adlandırıldığı açıklamada, “Halep’te DAİŞ’i (IŞİD) yenen Kürtlere, Suriye rejimi ve Türk devletinin yeni ortak planıyla saldırması ikinci bir DAİŞ saldırısıdır. O zaman da DAİŞ, Halep’te Kürtleri katletmek ve göçertmek istemişti, şimdi de çeşitli bahanelerle Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerine saldırı aynı amacı taşımaktadır. Dolayısıyla bu saldırıları DAİŞ’in devamı olan cihadist saldırı olarak görmek ve Halep Halk Meclisi’nin kararını DAİŞ’e karşı direniş iradesi görmek gerekir. Kürtler, DAİŞ ve her türlü cihadist çete gruplarına karşı 15 yıldır büyük bedeller ödeyerek direnmiştir. Kürtlerin bu direnişi, insanlık adına büyük bir kazanımdır. Dünya kamuoyunun böyle bilmesi, anlaması ve buna göre Halep halkıyla dayanışma içinde olması Halep üzerindeki kirli planı bozması ve üzerine düşeni yapması ahlaki-vicdani bir görevidir” denildi.
Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği'ne çağrı yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Soykırıma karşı Kürtlerin gösterdiği bu direnişe başta BM, AB olmak üzere tüm insanlığın sahip çıkması çağrımızdır. Aksi durumda uluslararası güçlerin sessizliği katliama onay vermedir.
Uluslararası hiçbir hukuk ve savaş kuralları tanımayan bu vahşeti durdurmak tüm siyasi çevrelere düşen sorumluluktur. Suriye’de halkların savaşa değil barışa, düşmanlığa değil kardeşliğe ve birlikte demokratik yeni bir Suriye’yi yaratmaya ihtiyaç vardır.
Tüm siyasi güçlerin ve çevrelerin bu temelde rol oynamaları bölge barışına hizmet edecektir."
Yenileniyor…