Kamışlo’da gözaltında hayatını kaybeden gencin taziye çadırı yakıldı

Erbil (Rûdaw) - İsveç’ten düğün hazırlıkları için döndüğü memleketi Kamışlo’da gözaltına alındıktan sonra hayatını kaybeden 33 yaşındaki Ala Emin’in taziye çadırı, kimliği belirsiz kişilerce yakıldı.

Rojava’nın Kamışlo kentinde, gözaltına alındıktan sonra şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden Ala Emin için kurulan taziye çadırına dün gece saatlerinde saldırı düzenlendi.

Emin ailesinin evinin önünde kurulan taziye çadırı, kimliği belirsiz kişi veya kişilerce ateşe verilerek kullanılamaz hale getirildi.

Saldırıyı üstlenen olmazken aile, saldırıdan “Devrimci Gençlik” isimli yapılanmayı sorumlu tuttu.

Düğün hayali cenaze törenine dönüştü

13 yıl boyunca İsveç’te yaşayan Ala Emin, 7 Eylül 2025’te evlilik hazırlıkları yapmak üzere Pêşabûr (Semalka) Sınır Kapısı üzerinden Kamışlo’ya dönmüştü.

Ancak genç adam, 20 Ekim 2025 tarihinde evinde gözaltına alındı.

8 Mart 2026 tarihinde ailesini arayan İç Güvenlik Güçleri (Asayiş) yetkililer, Alaaddin’in hayatını kaybettiğini ve cenazesini almaları gerektiğini bildirdi.

Ailenin işkence iddiası

Cenazeyi teslim alan aile, Ala’nın vücudunda ve başında ağır darp ve işkence izleri olduğunu ileri sürerek adalet arayışı başlattı.

Rûdaw’a konuşan anne Zeynep Muhammed, oğlunun Asayiş üyeleri tarafından gözaltına alındığını söyledi.

Anne Zeynep Muhammed, "Oğlumu bir teröristmiş gibi yakalayıp götürdüler. Ben adalet istiyorum, kanının yerde kalmasını istemiyorum" dedi.

Asayişten soruşturma açıklaması

Rojava İç Güvenlik Güçleri (Asayiş) Genel Komutanlığı, Ala Emin’in ölümüyle ilgili soruşturma komisyonu kurulduğunu açıkladı.

Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Asayiş güçlerinin kuruluş prensibi insanı ve insan haklarını korumaktır. Kanun ve insani değerlerin dışındaki her türlü uygulama, kurumumuzun yaklaşımını veya genel prensiplerini temsil etmemektedir. Olayın hemen ardından, hukuki uzmanlar ve denetçilerden oluşan üst düzey bir komite kurularak ölüm koşullarının ve tüm ayrıntıların araştırılması talimatı verilmiştir.

Soruşturma sonuçlarını şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşacağımızı taahhüt ediyoruz. Bu olayda ihmali olan, görevini kötüye kullanan veya yasaları ihlal eden her kim olursa olsun mutlaka hukuk önünde hesap verecektir.”