Haber Merkezi - Süleymaniyeli bir aile, 7 yıl süren umutlu bekleyişin ardından göç yolunda hayatını kaybeden oğulları için taziye kurdu. 2019 yılında daha iyi bir yaşam umuduyla Avrupa'ya doğru yola çıkan 17 yaşındaki Muhammed Tevfik, göç yollarının acı kurbanlarından biri oldu.
Göçmen hakları aktivisti Renc Pişderi, Rûdaw TV'de Şehyan Tahsin'in sunduğu 17:00 bültenine katılarak, "kimsesizler mezarlığı"nda son bulan bu trajik yolculuğun detaylarını anlattı.
Görgü tanığı 7 yıl sonra sessizliğini bozdu
Muhammed'in ailesinin yardım talebi üzerine harekete geçen aktivist Renc Pişderi, gencin fotoğraflarını kendi Facebook hesabından paylaşarak, "Bu genci tanıyan varsa benimle iletişime geçsin" çağrısında bulundu.
Bunun üzerine şu an Belçika'da yaşayan Karwan adında bir genç, Pişderi ile iletişime geçerek şunları söyledi:
"12 yaşındayken Yunanistan'daki bir çocuk kampında Muhammed ile birlikteydik. Ailesine ulaştırmak umuduyla fotoğraflarını 7 yıldır bir emanet gibi saklıyorum."
Karwan'ın anlatımına göre Muhammed, Türkiye sınırı yakınlarındaki Fylakio (Pilakio) kampında kalıyordu. Kampta kalma şansını artırmak için kendini İran vatandaşı olarak tanıtan Muhammed, bir gece fotoğraflarını Karwan'a vererek, "Eğer bana bir şey olursa bu fotoğrafları aileme ulaştır ki hayatta olup olmadığımı veya başıma ne geldiğini bilsinler" dedi.
Bilgileri teyit etmek için 16 saatlik bir otobüs yolculuğuyla Fylakio kampına giden Renc Pişderi, kampı "etrafı dikenli teller ve yüksek duvarlarla çevrili, kapalı büyük bir şehir gibi" sözleriyle tarif etti.
Kamptaki zorlu yaşam şartlarına daha fazla dayanamayan Muhammed, kaçış planı yaptı. Dikenli tellerin vücudunu yaralamasını engellemek için üst üste 5-6 pantolon ve birkaç kat kıyafet giyen genç, önce tellerden, ardından da yüksek duvardan atlayarak kamptan kaçtı.
Pirinç tarlalarında gelen ölüm
Muhammed'in kaçışından üç hafta sonra bir kamp görevlisi, çocuklara bir fotoğraf göstererek "Bu çocuğu kim tanıyor?" diye sordu. Görevli, bu soruyu bir ceset buldukları için sorduğunu belirtti.
Muhammed'in duvardan atladıktan sonra çukurlarla dolu bir pirinç tarlasına düştüğü ortaya çıktı. Yaklaşık üç hafta sonra bölgedeki çiftçiler tarafından bulunan ve tamamen morarmış olan bedeni polise teslim edildi. Kendisini teşhis edecek bir yakını olmadığı için polis, onu Soufli (Sofulu) bölgesindeki bir kimsesizler mezarlığına defnetti.
Acı haberi Muhammed'in babasına nasıl verdiğini anlatan Renc Pişderi, "Kamerayı açıp ona yeri gösterdiğimde ve hikâyeyi anlattığımda babasının rengi bembeyaz oldu, insanın yüreği parçalanıyordu. Baba, 7 yıldır oğlundan gelecek bir haberi bekliyordu" dedi.
Muhammed'in Süleymaniye'deki ailesi taziye kurdu ancak şimdi onları bekleyen başka bir acı var: Cenazenin memleketine getirilememesi.
Soufli bölgesinde, 2019'dan bu yana hayatını kaybeden 2 binden fazla göçmenin defnedildiği bir mezarlık bulunuyor. Renc Pişderi, "O cenazelerin ne bir ismi ne de bir adresi var. Ancak polis ve kamp görevlileri Muhammed'in tam olarak hangi parsele gömüldüğünü biliyor. Bana, 'Sen onun yakını değilsin, sana daha fazla bilgi veremeyiz' dediler" ifadelerini kullandı.
Kürdistan Bölgesi Hükümeti'ne çağrı
Kürt aktivist, DNA testi yapılması için Kürdistan Bölgesi Hükümeti'ne ve Irak'ın Yunanistan Büyükelçiliği'ne teknik ve tıbbi bir heyet kurulması çağrısında bulundu.
Pişderi, "Cenaze orada ve yeri de belli. Muhammed'in cenazesinin memleketine geri getirilip kendi toprağında defnedilebilmesi için sadece resmi ve hükümet düzeyinde bir prosedüre ihtiyaç var" diye konuştu.
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın