Yemek kültürüyle ünlü Kürt kenti Urfa’da, çiğköftenin vazgeçilmezi isot’un hazırlanma dönemi başladı.
İsot üreticilerince pazarlardan veya tarlalardan satın alınan biberler, 40 dereceyi aşan sıcak havaya ve biberin acısına rağmen çalışan kadınlar tarafından yıkandıktan sonra saplarından ve çöplerinden ayıklanıyor.
Elle parçalandıktan sonra makineden de geçirilip naylonların üzerinde bir süre bekletilen biberlerin, gün içerisinde güneşte tamamen kuruması sağlanıyor. Şeffaf poşetlere konularak güneşe serilen biberler, istenilen renge göre koyulaştırılıyor.
Zeytinyağıyla harmanlanarak eşsiz bir tat ve parlaklık kazanan biberler, bu zahmetli ve “acı dolu” yolculuğun ardından mutfakların vazgeçilmezi olan isota dönüşüyor.
Uluslararası üne kavuşan Urfa'nın tescilli ürünü isot, yıl boyunca küçük ev işletmeleri ya da baharatçıların tezgahlarında, kalitesine göre kilogramı 30 ila 50 lira arasında alıcı buluyor.