Kobani’de bacaklarını kaybeden üniversite öğrencisi: Bize saldıranın kız kardeşi yok muydu?
Erbil (Rûdaw) - Kobani’nin Xerabişk köyüne düzenlenen bombardıman, hukuk fakültesi öğrencisi Fatma Hacı Mahmud’un hayatını bir gecede değiştirdi. Uykusunda yakalandığı saldırıda iki bacağını kaybeden Fatma, yaşadığı dehşeti ve hukuk mücadelesi verme azmini Rûdaw’a anlattı. Genç kız, saldırı emrini verenlere, "Bize saldıran kişinin kız kardeşi, ailesi yok muydu?" diye sordu.
Kobani Üniversitesi Hukuk Fakültesi birinci sınıf öğrencisi Fatma Hacı Mahmud, 25 Ocak gecesi saat 11:30 sularında misafir olduğu kuzeninin evinde derin bir uykudaydı.
Suriye Arap Ordusu'na bağlı silahlı gruplarca Xerabişk köyünü hedef alan topçu ateşi, Fatma’nın bulunduğu evi viraneye çevirdi. O gece, Fatma’nın kendi ayakları üzerinde durduğu son gece oldu.
"Gözümü açtığımda vücudum yanıyordu"
Saldırı anını Rûdaw’a anlatan Fatma, "Gözlerimi açtığımda vücudumun yandığını hissettim, her yer harabeye dönmüştü" dedi.
Enkaz altında soğuk elleriyle bacaklarının üzerindeki ağır blokları kaldırmaya çalışan genç kız, acının şiddetiyle sadece çığlık atabildiğini belirtti.
Fatma, sabah saat 09:00’a kadar enkaz altında kaldığını ve abisinin desteğiyle hayata tutunduğunu söyledi.
Genç kız, "Abim bana, 'Dayan, gitme, ölme. Annem ve babam köyde bizi bekliyor, yanlarına gideceğiz' diyerek güç verdi. Köylüler bizi çıkarıp hastaneye yetiştirene kadar o sözlerle direndim” dedi.
Saldırıda Fatma iki bacağını kaybederken, kuzeni ve kuzeninin çocuğu yaralandı, bazı akrabaları ise yaşamını yitirdi.
Anne ve babasını göremiyor
Fatma, fiziksel kaybının yanı sıra ailesine ulaşamamanın da acısını yaşıyor. Annesi ve babası, Suriye hükümetinin kontrolündeki "Xerab Saruncê" köyünde yaşıyor.Yolların kapalı olması nedeniyle aile, yaralı kızlarını ziyaret edemedi.
Fatma bu durumu, "Ne ben gidebiliyorum ne de onlar gelebiliyor. Olayı duyduklarında kahrolduklarını biliyorum ama elimizden bir şey gelmiyor" sözleriyle ifade etti.
"Avukat olup halkımın hakkını savunacağım"
Yaşadığı ağır travmaya rağmen eğitim hayatından vazgeçmeyen Fatma, hukuk fakültesini bitirmekte kararlı.
"Sadece kendi hevesim için değil, babamın hatırı için okuyacağım" diyen Fatma, geleceğe dair hedeflerini şöyle sıraladı:
"Avukat olmak istiyorum. Hem kendi hakkımı hem de halkımın hakkını savunmak, bize yapılan bu haksızlıklara ve adaletsizliklere karşı durmak istiyorum. Uluslararası mahkemelerde bu vahşetin hesabını sormak için mücadele edeceğim."
"O emri veren, o saldırıyı yapan insan değil miydi?
Tedavisi süren ve protez bacaklarla yeniden ayağa kalkma hayali kuran Fatma, saldırıyı gerçekleştirenlere şu sözlerle seslendi:
"O emri veren, o saldırıyı yapan insan değil miydi? Kalbi sızlamadı mı? Onun bir kız kardeşi, bir ailesi yok muydu ki sivil insanlara, uykudaki insanlara böyle saldırdı? Bizim yanımızda ne asker vardı ne de silah, sadece uyuyorduk."
Üniversitede duygusal karşılama
Hastaneden taburcu olduktan sonra üniversiteye dönen Fatma, arkadaşları tarafından duygusal bir şekilde karşılandı.
Öğrenci arkadaşlarının kendisini diz çökerek karşıladığını anlatan Fatma, "O acı dolu günde beni yalnız bırakmadılar, acımı hafiflettiler. Dünyaya sesleniyorum; ben bu acıyı gördüm, başkası görmesin" ifadelerini kullandı.