KYB'li araştırmacılar, siyasi krizden çıkış için "iki idare" seçeneğini gündeme getirdi

Erbil (Rûdaw) - Gelecek Araştırmaları Merkezi tarafından yayımlanan güncel bir rapor, Kürdistan Bölgesi'nin 2024 seçimlerinin ardından derin bir siyasi ve anayasal darboğazdan geçtiğine dikkat çekiyor. Mevcut kilitlenmenin aşılabilmesi amacıyla "yasal çift idareli sistem" de dâhil olmak üzere dört farklı çözüm senaryosunun masaya yatırıldığı rapora ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) yetkililerinden Arez Abdullah, söz konusu çalışmanın partinin resmi politikalarını yansıtmadığının altını çizdi.

Kürdistan Yurtseverler Birliği'ne (KYB) yakınlığıyla bilinen akademisyenler (KYB Siyasi Büro Üyesi Dr. Yusuf Goran, Dr. Abid Halid, Dr. Faruk Abdul ve Dr. Celil Ömer) tarafından hazırlanan rapor, Gelecek Araştırmaları Merkezi'nin Nisan 2026 tarihli "Geleceğe Bakış No: 12" bülteninde yayımlandı.

"Kürdistan Bölgesi'nde Siyasi Çıkmaz; Seçenekler ve Sonuçlar" başlıklı araştırmada, hükümet kurma krizinin uzamasının Erbil'in uluslararası toplum ve Bağdat nezdindeki meşruiyetini zayıflattığı uyarısı yapıldı.

Krizden çıkış için masadaki 4 seçenek

Rapor, Kürdistan Bölgesi'nin mevcut durumdan çıkışı için şu dört seçeneği sıralıyor:

Uzlaşı ve Ortaklık: KDP, KYB ve diğer kazanan tarafların makam paylaşımında anlaştığı "en doğal yol". Ancak rapor, bunun için tarafların siyasi inatlaşmayı bir kenara bırakması gerektiğini vurguluyor.

Erken Seçim: Parlamentonun feshedilmesiyle gidilecek anayasal bir yol. Ancak maliyetinin yüksek olması ve siyasi haritayı değiştirmeme ihtimali nedeniyle riskli bir seçenek olarak görülüyor.

Federal Mahkeme: Bağdat'ın Bölge'nin iç işlerine müdahalesine zemin hazırlayabileceği gerekçesiyle "istenmeyen seçenek" olarak nitelendiriliyor.

İki Yasal İdare Sistemi: Gelir dağılımındaki sorunları çözmek için Erbil-Duhok ile Süleymaniye-Halepçe'nin iki ayrı "özerk bölge" olması, Başkent Erbil'in ise bağımsız bir statüde kalması öneriliyor.

KYB'li Arez Abdullah: Rapor resmi görüşümüz değil

Söz konusu rapora ilişkin Rûdaw'a değerlendirmelerde bulunan KYB'li siyasetçi Arez Abdullah, iki idareli sistem önerisinin partisinin resmi projesi olmadığını ifade etti.

Abdullah, "Araştırmacılar bir krize çözüm arayışına girmişler. Eğer bu KYB'nin bir projesi olsaydı parti adına yayımlanırdı. Geçmişteki iki idareli yapıyı istemediğimiz gibi mevcut tek idareli yapıyı da onaylamıyoruz. Çözüm olarak il meclislerinin yetkileri genişletilebilir" dedi.

Her iki partide de Bölge'yi bölme eğilimi olduğuna dikkat çeken Abdullah, "KDP bunu fiiliyatta uyguluyor, KYB ise buna tepki veriyor. KDP'nin adımları KYB'yi iki idareli bir yönelime itiyor. Erken seçim ise sorunları çözmek yerine daha da derinleştirir. KDP'nin 55 sandalyesi olsa bile sahada ne değişecek?" şeklinde konuştu.

Bağdat'a karşı güç kaybı tehlikesi

Araştırmada dikkat çekilen bir diğer nokta ise uzayan krizin federal hükümet karşısında yarattığı zafiyet. Rapora göre, Bağdat artık Erbil'i "birleşik bir karar alma merkezi" olarak değil, "görev süresi dolmuş bir yapı" olarak değerlendiriyor. Bu durum, Kürdistan Bölgesi'nin petrol (SOMO), gümrük ve sınır kapıları gibi konularda yetki kaybına uğramasına neden oluyor.

Ayrıca raporda, mevcut durumun uluslararası arenada da Kürdistan Bölgesi'nin "demokrasi ve istikrar adası" imajına büyük zarar verdiği belirtildi.

Raporun sonuç bölümünde, Kürdistan Bölgesi'nde KDP'nin nüfuzundaki bölgelerin geliştiği, Süleymaniye ve Halepçe'nin ise marjinalleştiği bir "de facto" iki yönetimin zaten var olduğu savunuldu.

Çözümün "gerçek bir ortaklık" hükümetinden geçtiği belirtilirken, siyasi inatlaşmaların sürmesi halinde Kürdistan Bölgesi'nin resmi olarak iki özerk bölgeye ayrılmasının çatışmaları önlemek adına "zorunlu bir alternatife" dönüşeceği ifade edildi.