Gözleri görmüyor ama dilleri Efrin için söylüyor

Kamışlo (Rûdaw) - Kamışlo’da hayırseverlerin verdiği küçük bir odada yaşam mücadelesi veren görme engelli Welat ve Xelil kardeşler için Efrin’e dönmek, dünyadaki her şeyden daha kıymetli. Welat Xilo, "Efrin’e dönmek benim için yemekten, içmekten, hatta gözlerimin ışığından bile daha değerlidir" diyor.

Rojava’nın Efrin kentinden göç etmek zorunda kalan 36 yaşındaki Welat ve 42 yaşındaki ağabeyi Xelil, şu an Kamışlo’da zor şartlar altında sığınmacı olarak yaşıyor.

Doğuştan görme engelli olan kardeşlerin tek hayali, bir gün yeniden memleketleri Efrin’e kavuşabilmek.

“Sığınmacılıkta ömrümüz tükendi”

Yaşadığı dramı Rûdaw’a anlatan Welat Xilo, memleket hasretini şu sözlerle dile getiriyor:

"Bugün, yarından önce Efrin’e dönmek istiyorum. Gözlerimi açtığımdan beri sığınmacıyım. Ömrümüz bu yollarda heba oldu. Efrin benim için gözlerimin ışığından daha tatlıdır."

Annenin 40 yıllık mücadelesi: “Artık yorulduk”

İki kardeşin sığınmacılık hikayesi, fiziksel engelleri nedeniyle çok daha ağır geçiyor.

Anneleri Meyasa Ebdo, 40 yıldır çocuklarının her ihtiyacına koşan tek kişi.

Savaşın başladığı günlerde yaşadıkları dehşeti anlatan Meyasa, "Bombalar yağarken kaçıyorduk, onlar önlerini göremedikleri için sürekli duvarlara çarpıyor, düşüp kalkıyorlardı. Onlarla birlikte ben de çok yoruldum. Sığınmacı olmak çok zor. Vallahi artık bittik, yorulduk" diyor.

Karanlığa karşı sanatın sesi

Her iki kardeş de doğuştan yüzde yüz görme engelli ve doktorlar tedavisi için bir umut olmadığını söylüyor.

Ancak bu durum onların hayata ve kültürlerine tutunmasına engel olmamış.

Welat ve Xelil, karanlık dünyalarını müzikle aydınlatıyorlar.

Sanat yolculuklarını anlatan Xelil Xilo, "2007 yılında Efrin’de müzik yapmaya başladık. Kardeşimle birlikte şarkılar besteledik. Efrin’den çıktıktan sonra Şehba’da üç klip çektik" diyerek sanatlarını Kurdistan temalı eserlerle sürdürdüklerini belirtti.

Efrin’i dünya gözüyle hiç görememiş olsalar da, iki kardeş ve anneleri, bir gün huzur içinde kendi evlerinde başlarını yastığa koyacakları günün hayaliyle yaşıyorlar.