DSG’li yetkili: Bazı Arap aşiretleriyle ittifakımız sürüyor, sorunumuz şovenist zihniyetle
Erbil (Rûdaw) - Demokratik Suriye Güçleri (DSG) Fırat Bölgesi İlişkiler Sorumlusu Abdulaziz Yunus, DSG’nin politikasının Araplara karşıtlık üzerine kurulmadığını, ancak Kürt dilini ve kültürünü yok sayan “şovenist düşünceye” karşı olduklarını söyledi. Yunus, “Tüm Arap aşiretlerinin bize karşı olduğunu söylemek adaletsizlik olur” dedi.
DSG Fırat Bölgesi İlişkiler Sorumlusu Abdulaziz Yunus, Rûdaw TV’de Dilbıxwin Dara’nın sunduğu haber bültenine katılarak bölgedeki Kürt-Arap ilişkileri ve sahadaki son gelişmeleri değerlendirdi.
Yunus, Rakka’dan Deyrezor ve Serêkaniyê’ye kadar uzanan geniş bir hatta Arap aşiretleriyle birlikte çalıştıklarını hatırlattı.
“Arap aşiretlerine dair körü körüne bir güvenimiz yoktu”
Suriye ordusunun Özerk Yönetim bölgelerine yönelik son saldırıları sırasında, DSG bünyesindeki bazı Arap unsurların taraf değiştirerek hükümet safına geçmesini değerlendiren Yunus, bu durumu öngördüklerini belirtti.
Yunus, “Hiçbir zaman tüm Arap aşiretlerinin müttefik kalacağına ve ihanet etmeyeceğine dair mutlak bir güvenimiz oluşmamıştı. Ancak biz hiçbir zaman ‘Araplara karşıyız’ ya da ‘Araplar bize karşı’ demedik. Bizim sorunumuz, Kürt halkını ve kültürünü silmeye çalışan şovenist zihniyetledir” ifadelerini kullandı.
“Baas rejiminin 60 yıllık etkisi sürüyor”
Bölgedeki bazı grupların DSG’ye yönelik tutumunu 60 yıllık Baas rejimi ideolojisine bağlayan Yunus, bu zihniyetin aydınları ve muhalefeti de etkilediğini söyledi.
Yunus, “Bu şovenist düşünce, muhalefeti Selefi akımların etkisine soktu; IŞİD ve ÖSO gibi yapılar bu temelde gelişti ve Arap toplumu üzerinde olumsuz bir rol oynadı” dedi.
DSG’nin geçmişte bazı siyasi okuma hataları yapmış olabileceğini de kabul eden Yunus, Rakka’dan çekilme sürecinde bazı Kürt savaşçıların radikal düşünceli kişiler tarafından kaçırılması veya öldürülmesini bu gerilimin bir sonucu olarak nitelendirdi.
“Kürt ulusal birliği hayati önemdedir”
Kürtler arası birliğin önemine vurgu yapan Abdulaziz Yunus, bu konuda Kürdistan Bölgesi liderliğinin tutumuna şu sözlerle dikkat çekti:
“Sayın Mesud Barzani, Sayın Neçirvan Barzani ve General Mazlum Abdi’nin de her zaman vurguladığı gibi; Kürtlerin birliği ve kardeşliği bugün her zamankinden daha önemlidir. Bizim birliğimiz, bölgedeki varlığımızın teminatıdır.”
“Kürdistan Bölgesi tecrübesi olduğu gibi kopyalanamaz”
Rojava’daki yönetim modeli ile Kürdistan Bölgesi’ndeki tecrübenin kıyaslanmasına da değinen DSG yetkilisi, demografik farklılıklara işaret etti.
Yunus, “Güney Kürdistan’ın tecrübesi olduğu gibi Rojava’ya taşınamaz. Çünkü iki bölgenin demografisi farklıdır. Rojava’da Kürt ve Arap köyleri iç içe geçmiş durumdadır, bu yüzden daha özgün ve kapsayıcı bir model gerekiyor” dedi.